İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 66. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil durumlarda müdahale ve zararların tazmini esaslarına dair kanun tasarısı (s.s.718)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 66. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Mart 2005 · 428 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 3 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.718)); konuşma 428 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil durumlarda müdahale ve zararların tazmini esaslarına dair kanun tasarısı (s.s.718)”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2005-03-03-deniz-cevresinin-petrol-ve-diger-zararli-maddelerle-kirlenmesinde-acil (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz deniz kirlenmesini önlemeye yönelik yasayla ilgili kişisel söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, insanlık, sağlıklı bir çevrede yaşamak ister. Bir deniz ülkesi olan Türkiye, denizlerinden yeterince yararlanamaz; ne beslenmesinde ne ulaştırmasında ne de onları gelecek kuşaklara sağlıklı devretmede. Bu yasa tasarısı da, her ne kadar acil önlemlerde kimi iyileştirmeler yapıyorsa da, bu konuda yeterince bir önlem getirdiğini söyleyemeyiz, benden önceki sözcülerin belirttiği gibi.

Değerli arkadaşlar, çevre, bir zamanlar bakanlık olarak ele alınmıştı ülkemizde. Şimdi, iki bakanlık birleştirildi. Çevreyi korumak için bir çevre bilincinin, kültürünün önce yerleşmesi gerekir. İlk ve ortaöğretimde, haftada iki saat seçmeli olarak çevre dersi verilmektedir; ama, bu yeterli değil. Bir seçmelidir, bir de, ancak, 6 ncı sınıfa geldikten sonra son sınıflara doğru bir ders verilmektedir. Yetişkinlerde ve öğrencilerimizde, önce, denizlerimizi, bulunduğumuz çevreyi koruma yönünde bir bilincin, bir kültürün oluşması gerekir. Bence, bu eksikliktir, yeterince yapılamamaktadır.

Konuştuğumuz 4 üncü maddede, değerli arkadaşlar, az önce Sayın Bakan da söyledi, bu sağlıklı çevre için, denizlerin petrol ve öteki kirlenmelerden korunması için merkezî bir anlayış getirilmiştir. Şimdiye değin, hükümetin, AKP'nin getirdiği tutumda yerelleşmek ve yerel birimlere yetki verme anlayışı vardır. Eğer, bütün o denilenler doğruysa, yani Kamu Yönetimi Temel Yasasında, Yerel Yönetimler Yasasında, Belediyeler Yasasında, ki bizim başka yönden sakıncalar vardı, yerinden yönetime, katılımcılığa "evet" diyorduk, özelleştirmeye karşı çıkıyorduk, şirketleşmeye karşı çıkıyorduk. Şimdi, denizlerin korunmasında tamamen merkeziyetçi bir anlayışa bürünüyor bu getirdiğimiz yasayla; yani, bir müsteşar bir genel plân yapacak; ayrıca Sahil Güvenliğe de kimi birtakım yetkiler veriyor. 8 200 kilometre denize kıyıları olan, akarsularla beslenen, göller, barajlar, eğer bu yasa böyle çıkarsa, kirlenmeye devam edecektir sevgili arkadaşlar. Yani, siz, Bakanlıktan... Orman ve çevreyi korumakla ilgili Bakanlığımız, acil durumlarda, hangi plânla ya da Sahil Güvenlik hangi altyapıyla, donanımla denizleri koruyacaktır?!

Değerli arkadaşlar, bunun yolu, 3 000'in üzerinde belediyemiz var, il özel idareleri var; hem kendi içinizde bir tutarlılık için hem de gerçekten Bakanlık yetkili olmasın demiyoruz, bir eşgüdüm sağlayabilir; ama, sahil belediyelerimizi düşünün, kendi belediye sınırları içerisinde olan bir yere ne belediye başkanlığı ne de özel idare etki yapabilecek. Böyle bir şey olamaz değerli arkadaşlar! Biraz önce, Sayın Bakanı dinledim burada; "tam, tek bir yetki altında bulundurabilmek için" diyor. Şimdi, şimdiye kadar ne diyordunuz siz: Ankara'ya gelmekten kurtaracağız; işte, Ankara'nın yetkilerini paylaşacağız. Peki, bir an için, onları, dediklerinizi doğru kabul edelim. Bir bakanlık, Orman ve Çevre Bakanlığında bir müsteşarlık, nasıl olacak da, bütün bu 8 200 kilometre kıyısı olan denizlerimizi koruyacak, çöplük olmaktan kurtaracak, uluslararası atıktan onları koruyacaktır?! Burada bir eşgüdüm yapılsın; ama, bu yetki, belediyelere de verilmeliydi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Toparlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 3 Mart 2005

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook