Ulaştırma bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (ss1135)
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 95. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Nisan 2006 · 770 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Ilıcalı (AK Parti), 27 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS1135)); konuşma 770 kelime.
Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum). “Ulaştırma bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (ss1135)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2006-04-27-ulastirma-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-ss1135 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA ILICALI (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Görüşülmekte olan 1135 sıra sayılı kanun teklifiyle ilgili görüşlerimi paylaşmak için şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Kanun teklifini veren Sayın Zeynep Karahan Uslu Hanımefendi, verilebilecek tüm bilgileri verdi. Burada, ben de, yıllardır ulaştırma dalında çalışmış bir kişi olarak -79'dan bu zamana kadar- sayın muhalefet sözcülerinin verdiği bilgilere karşılık bazı hususları paylaşmak istiyorum.
İstanbul'un, değerli milletvekilleri, en önemli sorunlardan birisi ulaşımdır. Bu konuda, hiçbir kimsenin tereddütü yoktur. Bu problemin çözülebilmesi için çok köklü çalışmalar yapılması gerekir. Bunlardan birincisi metropolitan plan, nâzım plan çalışmasıdır. Bu manada da, belediyemizde Metropoliten Planlama Merkezinde, İstanbul'daki bütün sayılı, bu işin uzmanı, şehir plancılar, mimarlar, ulaştırmacılar bu konuda çalışmaktadır. Bunun haricinde, bu planlarla örtüşen ulaşım planları hazırlamamız gerekiyor ve bu planlar, tabiî ki, planların hazırlanması, uygulanması, oldukça büyük zaman almaktadır; ama bizim, tabiî, bütün bunları yaparken, ulaşım sistemlerini bir bütün olarak görüp, uygulanabilecek, arazi kullanım kararlarına göre, hesaplanan taleplere göre ulaşım sistemimizi oluşturmamız gerekiyor. Yalnız, bu sistemleri oluştururken de, ülke gerçeklerini de düşünerek, gerçekleşmeyecek projeler, teorik olarak, çıkarsa, uygulayamazsak, İstanbul'un artan nüfusuyla, artan talebiyle beraber, zaten yetersiz olan altyapı iyice zorlanacaktır. Bu manada da, yapılması gereken en önemli şey, bu sistemleri önerirken, bir de, günümüzde gelişen teknolojiden yararlanarak, farklı finansman yöntemlerinden yararlanmamız gerekiyor.
Biraz önce, yine, Sayın Uslu'nun söylediği gibi, 10 000 000'luk bir yolculuk talebi ve İstanbul'da en fazla, bugün, 50 kilometrelik bir raylı sistem.
Yine, Nusret Bayraktar Beyin de söylediği gibi, bu talepleri alması için gerekli olan metro sistemimiz, raylı sistemimiz 400 kilometre. Ne yapacağız?
Şimdi, bu talepler, bir de gelişen ülkemizle beraber, Hükümetimizin uyguladığı başarılı politikalarla beraber, sadece araç alımında değil, trafikte hareket eden araç sayısı da oldukça önemli ölçüde artmaktadır. Yapılan sayımlarda, İstanbul ana arterlerinde, bir yıl içerisinde yüzde 50'lik trafik artışları olmaktadır. Yolların zaten kapasiteleri dolu olduğu için, İstanbul'un tarihî dokusu, kültürel dokusu, topografyası da yol genişletmeye müsait olmadığına göre, yapmamız gereken en akılcı yol, birim zamanda en fazla insanı taşımaktır. Bunun için ne yapmamız lazım; bunu, raylı sistemler yapmamız lazım, diğer sistemlerle desteklememiz lazım; ama, şu anda, bunları yaparken de elimizde… Tabiî ki, tekrar altını çiziyorum, bilimsel projelerin ışığında projeler üretmemiz lazım. Bu manada İstanbul büyük şansa sahip -biraz önce de belirttim- Metropolitan Planlama Merkezinde bu çalışmalar yapılıyor.
Şimdi, biz, yolculukların… 10 000 000 yolcunun yüzde 10'u iki yaka arasında oluşuyor. Bu da arazi kullanım kararlarının uygulanamamasından dolayıdır; yani, konut ve işyeri dengesizliğindeki pay, iki yaka arasındaki trafiği oluşturmaktadır. Ne yapmamız lazım; buradaki insanlarımızın çok kısa sürede ulaşımını sağlayacak, konforlu bir şekilde sağlayacak, zamansal olarak kayıpları azaltmamız gerekiyor.
İşte, biraz önce, yine, Sayın Uslu, söylenecek, esasında, her şeyi söyledi "bunun parasal boyutu 5 milyar dolar" dedi. Bunda zamanın parasal değeri oldukça önemli.
Şimdi, özet olarak burada yapmamız gereken şey, biz, İstanbul ulaşımını rahatlatırken, gelişen finansman yöntemlerinden yararlanacağız ve burada, bir de, yetki konusunda bir karmaşa vardır. Yani, şu sistem, büyükşehir belediyesi yetkilidir, Ulaştırma Bakanlığı yetkilidir, Bayındırlık Bakanlığı yetkilidir… Her bakanlık ayrı ayrı bu işleri yaparsa, zaten, karmaşası olan şey iyice karışacaktır. Bu yetkinin bir tek elde toplanması gerekiyor. Bu manada da, muhalefet partimizin de bu konuya çok önemli destek verdiğini biliyoruz. Bunun için verilen bir teklifimiz de vardır, İstanbul ulaşımının tek elde toplanması... Bu, tek elde toplandığı zaman, yapılacak olan yatırımların daha etkin ve daha yetkin bir şekilde yapılmasını sağlayacaktır.
Peki, öyle bir yasa elimizde olmadığına göre, birçok kuruluşu ilgilendirdiğine göre İstanbul'un ulaşımı, işte, üçüncü köprüden bahsettiğimiz zaman Karayolları karşımıza çıkıyor, tüpgeçit projesi; Ulaştırma Bakanlığı, İstanbul'un metrosu dediğimiz zaman İstanbul Büyükşehir Belediyesi… Bunun, yine, Ulaştırma Bakanlığından onaylanması gerekiyor. O halde, demek ki, köklü bir yasal düzenleme yapıncaya kadar, yetkiyi bir elde toplamamız lazım. Peki, kimdir, bu yetkinin kimin elinde olması en mantıklısıdır, en uygunudur; mantığımızı, bilimsel verileri koyduğumuz zaman, buna en uygun bakanlığın Ulaştırma Bakanlığı olduğu açık bir gerçektir. Bunun bir somut örneği de, Ulaştırma Bakanlığımızın, daha, bizim Hükümetimizin göreve başlar başlamaz başlatmış olduğu, İstanbul'un değil, tüm Türkiye'nin ulaşım anaplanı stratejisi çalışması yapmıştır.
Sayın Bakanımıza ve bürokratlarına, bu vesileyle, bir kere daha teşekkür ediyoruz. Bunu, geçen gün, yine, bir Meclis konuşmasında da, muhalefet partimiz de, tekrar, sözcüsü de, gündeme getirmiştir. Bu planlar sadece Türkiye'nin genelini değil, İstanbul gibi büyük bir dünya şehrini de ilgilendirmektedir; yani, demek ki, Ulaştırma Bakanlığımızın, zaten, demiryolu konusunda, ulaşım planı konusunda çalışmaları var ve Türkiye'nin, yüzyılların rüyası bir projeyi, yine, Ulaştırma Bakanlığımız gerçekleştirmektedir.
Şimdi, biz, iki yaka arasında artan bu trafiğe karşılık yeni bir proje gerçekleştirirsek -bir yetkisizlik ortada- bu yetkiyi kim üstlenecek; baktığımız zaman, yerin altından tüp tünel, bu konudaki en büyük tecrübe, yine, kime ait; Ulaştırma Bakanlığımıza ait.
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Nerede yapmış Ulaştırma Bakanlığı; bir tane örneği var mı?
MUSTAFA ILICALI (Devamla)Zaten, burada, Sayın Vekilim, Sayın Bayındırlık Bakanımız orada oturuyor…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 27 Nisan 2006