190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararname ile 2985 sayılı toplu konut kanununda değişiklik yapılması (.s.s1138)
Aydın Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 95. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Nisan 2006 · 889 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mesut Özakcan (CHP), 27 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (.S.S1138)); konuşma 889 kelime.
Mehmet Mesut Özakcan (CHP, Aydın). “190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararname ile 2985 sayılı toplu konut kanununda değişiklik yapılması (.s.s1138)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mesut-ozakcan-22-2006-04-27-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-kanun-hukmunde-kararname-ile (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 1138 sıra sayılı 2985 sayılı Toplu Konut Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifinin 2 nci maddesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde konut sorunu, özellikle dargelirliler açısından yoğun biçimde yaşanmakta ve bugünkü ekonomik koşullarda dargelirli vatandaşlarımızın nitelikli konut sahibi olmaları mümkün olamamaktadır. Bu da, beraberinde, kaçak, plansız, niteliksiz yapılaşmayı ve gecekondulaşmayı getirmektedir. Aynı zamanda, ülkemizde, konut üretiminde bölgesel farklılıklar da görülmektedir. Özellikle az gelişmiş bölgelerimizde acil olarak nitelikli konut üretimine ihtiyaç vardır. Ülkemizde konut sorunu, gelir dağılımı sorunuyla paralellik arz etmektedir. Sorun, talep yönüyle yaşanmakta, gelir dağılımı bozukluğu nedeniyle ihtiyaç talebe dönüşememektedir.
Konut sorunu, ülkemizde doğru takip edilemediğinden, gerek siyasal gerekse ülke kaynaklarının kötü kullanılması nedeniyle çözümlenememiştir, gerekli önlemler zamanında alınamamıştır. Çağdaş bir ülkede yaşanmaması gereken bu sorunlar, hâlâ, ülkemizde, en temel sorun olarak yerini almaktadır. Ülkemizde, halen, altyapısı olmayan, suyu akmayan, elektriği olmayan, çatısı olmayan sözde konutlarda milyonlarca vatandaşımız yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Bu sorun, ulusal bir sorun olarak hâlâ karşımızda duruyor.
Ülkemizdeki ev sahipliği oranı yüksek görünmektedir. Oran, yüzde 68-70 dolaylarındadır; ancak, bu evlerin, bu konutların yüzde 60'ı 20 yaşın üzerindedir, yüzde 40'ının onarıma ihtiyacı vardır. Konut edinme biçimi olarak konuya baktığımızda, yüzde 63'ü miras yoluyla, yüzde 26'sı akraba, eş dost yardımıyla, yüzde 8'i kooperatifler vasıtasıyla, yüzde 3'ü de banka kredileriyle ev sahibi olmuşlardır.
Ülkemizdeki konut stokunun yüzde 85'ten fazlası 100 metrekarenin üzerindedir. TOKİ'nin kredilendirdiği konutların yüzde 75'i de 100 metrekareden büyüktür. Bugüne kadar, ülkemizde, konut finansmanı ya da konut sahibi olabilme konusunda çeşitli kurum ve kuruluşlar görev almışlardır. Hatırlanacağı gibi, Emlak Bankası, MEYAK, SSK, OYAK, Toplu Konut İdaresi bu konularda görev üstlenmişler ve bunlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır.
Zaman içinde, ekonominin kötü yönetimi, kurumların siyasî amaçlara feda edilmesi sosyal güvenlik kurumlarını iflas ettirmiş ve konut finansmanı için kurulan kuruluşları da amaç dışı faaliyetlere itmiştir. Cumhuriyet döneminin tüm kazanımlarını, ekonomik değerlerini bir bir özelleştirirken, kendi deyimleriyle iktidarın "babalar gibi" satarken, konut yapma konusunu devletleştirmenin AKP Hükümetince mantığı nedir; mantık bellidir; rantın olduğu yerde yer almak, rantın olduğu yerde ve içinde bulunmak.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Toplu Konut İdaresinin, son bir yıllık, 2005 yılı verilerine göre konut metrekare maliyetleri, Ankara Esenboğa yolu için 280,74 YTL, Bilecik için 259,42 YTL, Malatya için 274,97 YTL, Osmaniye İli için 231,10 YTL'dir. Yani en pahalı inşaat maliyetlerinden biri diye örnek gösterebileceğimiz Ankara için bu rakam, müteahhit kârlı imalat bedeli 280 YTL/metrekaredir. Bu rakamlar içinde, toplukonut alanları için arsa maliyeti yüzde 10'u geçmemektedir. Arsa payını da ilave ettiğimiz zaman, maliyet, arsa payı dahil 310 YTL/metrekare olmaktadır.
2006 yılı bina inşaat maliyetlerinin yüzde 10 artacağı öngörülmektedir. Bu rakamı da ilave ettiğimizde, 1 metrekare birim maliyeti, Ankara için 340 YTL civarındadır. TOKİ tarafından Aydın İlimiz İncirliova Acarlar Tarım Köy Uygulaması kapsamı dahilinde yapılan 99 metrekarelik konutlar 43 000 YTL ile 50 000 YTL arasında satışa sunuluyor; metrekaresi yaklaşık 500 YTL'ye satılmak isteniyor. Ankara'da rantın en yüksek olduğu bölgede yapılan inşaatın maliyeti 340 YTL/metrekare olduğu düşünüldüğünde, Aydın-İncirliova-Acarlar beldesinde, üstelik tarım-köy uygulaması kapsamı dahilinde yapılan, arsa bedelinin yok denecek kadar düşük olması gereken yerde, inşaat maliyeti 250 YTL/metrekareyi geçmeyecektir. Dolayısıyla, vatandaşa ikiye katlanarak satılmaya çalışılan konutlardan elde edilecek rakam nerelere gidecektir?
Sayın Başbakan, geçtiğimiz haftalarda, grup konuşmalarında, Bakanlar Kurulunun aldığı bir kararla, 1987-1995 yılları arasında çalışanların ücretlerinden zorla kesilen ve nereye gittiği belli olmayan KEY kesintilerinin, konut edindirme yardımı adı altındaki kesintilerin ödeneceğini açıkladı. Elbette, devlet, vatandaşına borçlu olamaz. 6 000 000 çalışanı ilgilendiren hesapta 395 000 000 YTL anapara bulunuyor. Faiziyle birlikte paranın 1,2 milyar YTL'ye ulaşacağı belirtiliyor. Tabiî ki çalışanlar adına sevindirici karardır. Ancak, verilecek değil, iade edilecek olan bu para, çalışanlara lütuf değil, çalışanların kendi parasıdır ve de yapılan hesaplara göre, almaları gereken paranın üçte 1'idir. Sayın Başbakanın açıklamasının içinde yer alan, nereye gittiği bile belli olmayan ifadesini dikkatlerinize getirmek istiyorum.
Her alanda yaşanan yolsuzluklarda olduğu gibi, Hükümet üçbuçuk yıldır kulağının üstüne yatmış bulunuyor. Geçmiş dönemden kalan hortumlar, kesilmiş değil, yerli yerinde duruyor; o hortumların yanına daha geniş çaplı borular döşenmeye çalışılıyor. Bugünkü değeriyle 1,2 milyar YTL, 1,2 katrilyon TL olan ve devletin kasasına girmiş olan bu paranın nereye gittiğini bulup çıkarmak Hükümetin görevidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 2 nci maddesiyle, TOKİ'ye, iki ayrı konuda ayrıcalık, imtiyaz tanınmaktadır. Birincisi, TOKİ'nin konut teslimleri karşılığında en düşük harcı ödemesi öngörülmektedir. İkincisi "belediyeler, TOKİ'nin, bu yapılarla ilgili yapı kullanma izin belgesi müracaatları üzerine, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından geçici kabulün yapılması kaydıyla, başkaca belge aranmaksızın, 15 gün içinde yapı kullanma izin belgesi vermek zorunda" denilmektedir. Her iki imtiyaz da, her iki ayrıcalık da, serbest piyasa ekonomisinin şartlarına, rekabet ilkelerine, Anayasanın 10 uncu ve 73 üncü maddelerine aykırıdır. Geçici kabul işlemi, yapılan inşaattaki eksiklerin belirtilerek yapıldığı bir kabul işlemidir. Dolayısıyla belediyeler, TOKİ'nin yaptığı azamî yüzde 5 eksik işleri olan yapılara da iskân ruhsatı vermek zorunda bırakılmaktadır; yani, TOKİ, 5018 sayılı Kanunla, malî olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi denetiminin dışına çıkarıldığı gibi, teknik olarak da belediyelerin denetimi dışına çıkarılmış oluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Devamla)Bitiriyorum…
BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayın.
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
10 katrilyon TL, bir başka ifadeyle Türkiye bütçesinin onaltıda 1'i kadar kaynak kullanan Toplu Konut İdaresinin, bu kadar denetimsiz, kontrolsüz yetkilerle, ayrıcalıklarla, imtiyazlarla donatılması, Sayın Başbakanın kendi ifadesiyle, kaynakların nerelere gittiğinin belli olmadığı sonuçları da beraberinde getirecektir.
Bu tespit ve uyarılarımızla Yüce Meclise saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 27 Nisan 2006