Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)
Osmaniye Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Haziran 2005 · 1.245 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necati Uzdil (CHP), 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.245 kelime.
Necati Uzdil (CHP, Osmaniye). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-uzdil-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA NECATİ UZDİL (Osmaniye)- Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Tarım Sigortası Yasası Tasarısının 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz aldım; sizleri, Grubum ve şahsım adına sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, çok çalışıyoruz, Meclis çok çalışıyor ve bugün, 58 inci hükümetin çıkarmış olduğu, hazırlamış olduğu acil eylem planında var olan bir yasayı Genel Kurula getirdik ve görüştüğümüz yasa, bu. İkibuçuk sene sonra! Güzel, ikibuçuk sene sonra da olsa Genel Kurula böyle bir yasanın gelmesinden dolayı mutluyuz.
Bu arada, hemen, AKP Grup Sözcüsü ve Tarım Bakanımızın iki cümlesiyle lafa başlamak istiyorum: "Tarım sektörü açısından çok önemli bir gün. Övünülecek bir yasa nedeniyle övünelim." Evet, aynen, aynen kaleme aldığım sözler, değerli arkadaşlarım. "Çok çok önemli bir gün." Evet, ayrıca arkadaşımın, sigortacı, çiftçi kökenli, ancak, sigortacı olan arkadaşımın cümlesini de okumak istiyorum. Sigortacı olduğu için çok mutlu olabilir; bu benim ifadem. "Sigorta primini ödeyerek üretim planlamasını sağlayacağız." Evet, sigortacı arkadaşım da -içimizde tarımcılar var, çiftçiler var- sigorta primleri sayesinde -sayın hocam orada, tarım profesörümüz, belki o daha iyi bilir, benden de- tarım sigortası primleriyle üretim planlaması yapmaya kalkıyoruz sevgili arkadaşlarım.
ALAATTİN BÜYÜKKAYA (İstanbul)Yardımcı olacak dedim; yanlış anlamışsın.
NECATİ UZDİL (Devamla)Evet, yanlış anlamadım; tutanaklar orada.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanım "gübre ve mazot fiyatları gündemden düştü" dedi. Tarım Şûrasında, tarımla ilgili var olan dört sorunu söyledi; hayvancılığın desteklenmesi gündemden düştü, elektrik fiyatlarının fazlalığı gündemden düştü, pamuk primleri gündemden düştü. Evet, arkadaşlarım, bu dört konu gündemden düştüyse, bugün tarım sigortası konusu da gündemden düşmüştür; doğrudur!.. Çıkacaksınız buraya, hem de İktidar Partisinin sözcüleri olarak, diyeceksiniz ki: "Amerika Birleşik Devletlerinde tarım sigortasının prim toplamı -havuza giren para- 3 milyar dolar. Bunun 1,8 milyar dolarını devlet bütçeden karşılıyor, 1,2 milyar dolarını çiftçi ödüyor." Arkasından patlatacağız: Avrupa Birliğinin bu konudaki en başarılı ülkesi İspanya... İspanya'da da, havuza giren paranın yüzde 50'si devlet tarafından karşılanıyor, yüzde 50'si çiftçi tarafından karşılanıyor. Biz de, açık ve net söylüyoruz: Eğer çiftçiden yana tavır koyacaksanız... Öyle, sigorta poliçelerinin yüzde 5'ini ödeyerek tarımda afet zararlarını ortadan kaldıracağınızı, çiftçiyi bu şekilde koruyacağınızı iddia etmeyin. Burada, kendi cümlelerinizle açığa düşüyorsunuz.
İşte öneriyoruz -deminden beri Genel Kurulda tartışıyorum, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarımla tartışıyorum, Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımızla tartışıyorum- gelin "sigorta poliçesi primlerinin yüzde 40'ını devlet öder" diye o maddeye geçelim, bu Tarım Sigortası Yasasıyla çiftçilerimize müjde verelim. Yoksa, oturup, belirsiz rakamlarla sorunlar çözülmez sevgili arkadaşlarım.
İşte, tekrar başa dönüyorum: Gübre ve mazot tartışılmıyor!.. Niye tartışılmıyor sevgili arkadaşlarım?!
AHMET YENİ (Samsun)Mazot veriyoruz, mazot…
NECATİ UZDİL (Devamla)Mazota vereceğimiz litrede 300 lira fiyat nereden veriliyor?.. Gelin, kendi fiyatından, mazotun fiyatından düşelim; hayır. KDV'sinden düşelim; ÖTV'sinden düşelim; hayır. Nereden düşeceğiz; yüzde 0,7 bütçeden verilen destekten mazota litrede 300 lira para vereceğiz!.. Çiftçinin o cebinden alacaksın, o cebine koyacaksın, Maliye Bakanımızın kurnazlığıyla çiftçinin mazotunun sorununu çözeceksin! Yalansa, gelsin, buradan, arkadaşlarım söylesin. Niye mazotun KDV'sinden düşmüyoruz, ÖTV'sinden niye düşmüyoruz?
Sayın Hocam, orada, çiftçilerle de bunu konuşacağız. Çiftçinin doğrudan gelir desteğinden verilecek para haline getiriliyor. Ben istiyorum ki, tarıma, çiftçiye verilecek para, bütçenin diğer kaynaklarından alınsın; zaten çiftçiye destek için ayrılmış kısımlardan verilmesin.
Gübre sorununu nasıl çözdük allahaşkına?! Henüz gübrede KDV'de falan düşme oldu mu; öyle bir şeyden haberimiz var mı?.. Peki, Tarım Bakanımız, gübre ve mazot sorununu nasıl çözdü?.. Evet çözdü; doğru!.. O zaman, şimdi, tarım sigortası sorununu da çözecektir!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Gübre'den bahsetmedin Necati Bey.
NECATİ UZDİL (Devamla)Peki, gelelim hayvancılığın desteklenmesine. Değerli arkadaşlarım, net söylüyorum, açık söylüyorum -Kars Milletvekili çıksın ortaya- Kars'ta, marketlerde ithal kavurma satılıyor! Evet, süt üretimi arttı; süt, sokaklara dökülüyor. Nasıl hayvancılığın sorununu çözdük allahaşkına?! Çözdük mü?!
Elektrik fiyatlarında sorunu çözdük! Neyi çözdük; yeniden düzenleme yaptık. Sevgili arkadaşlarım, bugün, seracının, çiftçinin sulama için kullandığı elektriğin fiyatı, sanayicinin kullandığı fiyatlardan daha fazla. Bu şekilde mi çözdük?! Bir yeniden yapılandırma yapmakla bu sorunu çözmüş mü sayılıyoruz?!
Pamukta da primle sorunu çözdük!.. Sevgili arkadaşlarım, sizin zorunuza gitmiyor mu; Yunanistan'dan bu ülkenin pamuk ithal etmesi sizin zorunuza gitmiyor mu allahaşkına?! Yani, Yunanistan'daki topraklar, pamuk yetiştirmek için, benim topraklarımdan daha mı iyi?! Peki, Yunanistan çiftçisi, benim çiftçimden daha mı becerikli?! Yunanistan'ın Tarım Bakanlığı elemanları, yayım elemanları, eğitmenleri, benim elemanlarımdan daha mı becerikli?! Niye o zaman, bende durmadan pamuk üretimi düşerken, ekim alanı düşerken, ben, Yunanistan'dan pamuk almaktayım?! Bu mu pamuk sorununun çözülmesi?!
Evet; şimdi de diyoruz ki, tarım sigortasıyla, çiftçilerimizin tabiî afetlerden korunmasını sağlayacağız; çiftçilerimiz için çok önemli bir gün!.. Evet; sorunlarının çözümüne bu şekilde bakarsak, doğrudur, tarım sigortası yasası buradan çıkacaktır ve çiftçilerimiz için çok çok önemli bir gün daha geride kalacaktır.
Değerli arkadaşlarım, reklamla bir yere varamayız. Reklamın yararlı olabilmesi için, önce bir ürün olacak, ürün ve bu ürünü alabilecek insanlar da olacak; ondan sonra reklam işe yarar sevgili arkadaşlarım. Bir zamanlar çıktık, dedik ki, 1 000 köye 1 000 tarımcı… Oh!.. Dünyanın reklamını yaptık; sanki, kırsal alanın yayım sorununu, eğitim sorununu çözdük. İşte, onu nasıl çözdüğünüzü iddia ediyorsanız, şu anda da, tarım sigortasıyla, çiftçinin afetlerden korunmasını bu şekilde çözmüş olursunuz.
Değerli arkadaşlarım, unutmayın, bu toplumun bu ekonomisinin temelinde tarım var. Bugün, tarım sektörü ihmal edilmiştir. 1960'larda, ikinci yarısından itibaren, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi, tarım desteklenmiştir. Süt fabrikaları, SEK o zaman kurulmuştur. Et balık kurumları, kombinalar o zaman kurulmuştur. Yem fabrikaları o zaman kurulmuştur. Tarım satış kooperatifleri o zaman büyümüştür, güçlenmiştir. Değerli arkadaşlarım, köy kalkınma kooperatifleri o zaman örgütlenmiştir. Ziraat odaları ve Ziraat Odaları Birliği 1960'lı yılların sonundan itibaren kurulmuş ve gelişmiş; çiftçinin, kırsal alanın örgütlenmesi sağlanmıştır. Bu yapılan işler tarımda kalkınmayı, gelişmeyi ortaya koymuştur. Arkasından ne gelmiştir; arkasından, o yıllarda Türkiye'nin genel ekonomisinde gelişmeler olmuştur. Ama, siz... 1980'den sonra bizim ekonomimizi getirip IMF'ye teslim ettiler. Sizin için demiyorum. 1980'den sonra başladı bu. O günden bugüne, siz, 3 Kasım 2002'de iktidara gelmek için "IMF'ye hayır, IMF'ye tavır koyacağız, IMF'den bu ülkeyi kurtaracağız" dedik. Peki, ne yaptık; 3 Kasım 2002 seçiminden sonra, 58 inci hükümette, şu anki 59 uncu hükümette, IMF'nin buyrukları nedeniyle en ufak bir gelişmeyi sağlayamadık. Tarım kesiminde neyi sağladık arkadaşlar?.. Süt dökülüyor; bu, bir başarı mı?! Çok affedersiniz, bunu bir başarı olarak gösteriyorsanız benim diyeceğim bir şey yok. Senin marketinde ithal kavurma satılacak; bunu hayvancılıkta başarı olarak göreceksin! Yazıktır arkadaşlarım, günahtır! Bu ülkenin yüzde 40'ı, nüfusunun yüzde 40'ı tarımdan geçinmektedir. Devlet niye vardır sevgili arkadaşlarım, niye devlet kurulmuştur geçmişte; beni dış güçlerden, beni tabiî afetlerden korumak için, devlet, özünde, kurulmuştur. Devletin kuruluş amacı odur. Peki, benim kara günümde kim dostum olacak? Çiftçinin kara günündeki dostunu ortadan kaldırmadık mı?! Biz istiyoruz ki, benim devletim, benim Tarım Bakanlığımın önderliğinde -benim Tarım Bakanlığımın önderliğinde diyorum, yeniden sesleniyorum- benim çiftçimin zor gününde, kara gününde yanında olsun, ona önderlik yapsın, onun liderliğini Tarım Bakanlığı yapsın; yoksa, diğer sektörler ile Tarım Bakanlığı arasında, ben, hakemlik yapan bir Tarım Bakanlığı, hakemlik yapan bir Toprak Mahsulleri Ofisi kesinlikle istemiyorum. Ben, çiftçimin yanında bir Tarım Bakanlığı, çiftçimin kara gün dostu Toprak Mahsulleri Ofisini istiyorum.
Bugün Adana'dan haber aldım; Osmaniye'den, Kadirli'den haber aldım Durdu Mehmet; kaç lira buğday fiyatı Kadirli'de, çık, söyle!.. Söyle, AKP milletvekili olarak söyle!..
DURDU MEHMET KASTAL (Osmaniye)Yarın sabah…
NECATİ UZDİL (Devamla)Ben, burada, CHP-AKP tartışması yapmıyorum sevgili arkadaşlarım; yapmak istiyorsanız, gelin, çiftçiden yana tavır koyuyoruz diyorsanız, hep birlikte koyalım. AKP'yi de şöyle bir tarafa koyalım, CHP'yi de bir tarafa koyalım; ama, öncelikle, çiftçiden yana izleyelim. Çiftçi bu ülkenin yüzde 40'ı diyelim. Bunu düzeltmezsek ülkeyi düzeltemeyiz diyelim sevgili arkadaşlarım. Çıkıp da her şeyi güllük gülistanlık göstermenin, her şeyin reklamla düzeleceğini söylemenin bir âlemi mi var?! Çıktı buradan Sayın Hocam, dedi ki: "Çiftçi zor günler geçiriyor." Evet, sevgili arkadaşlarım, buyurun; siz de köylerden geliyorsunuz, en azından köylerden haber alıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 1 Haziran 2005