Konya ilinde bina çökmesi sonucu meydana gelen facia hk
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Şubat 2004 · 412 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nezir Büyükcengiz (CHP), 10 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KONYA İLİNDE BİNA ÇÖKMESİ SONUCU MEYDANA GELEN FACİA HK); konuşma 412 kelime.
Nezir Büyükcengiz (CHP, Konya). “Konya ilinde bina çökmesi sonucu meydana gelen facia hk”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nezir-buyukcengiz-22-2004-02-10-konya-ilinde-bina-cokmesi-sonucu-meydana-gelen-facia-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NEZİR BÜYÜKCENGİZ (Konya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; ben de, biraz önce konuşan Konya Milletvekilimiz Sayın Öksüz'ün değindiği konuda, geçtiğimiz hafta, 2 Şubat Pazartesi günü Konya'da meydana gelen göçük faciasıyla ilgili gündemdışı söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Çok büyük bir üzüntü yaşadı Konya, dolayısıyla Türkiye. Bu olay nedeniyle 92 yurttaşımız, hemşerimiz hayatını kaybetti, 29 kişi yaralı olarak kurtuldu. Olayın başlangıcından şu ana kadar, seçim bölgesi olması nedeniyle Konya'da bulunan Tarım Bakanımız bütün ayrıntılarla ilgilendi -kendisine özellikle teşekkür ediyorum- yöneticiler ilgilendiler ve Türkiye'nin 17 biriminden 231 arama-kurtarma görevlisi olayın cereyanından şu ana kadar görev yaptılar ve onların kurtardıkları canlar bizim tesellimiz oldu, acımızı bir parça hafifletti.
Değerli arkadaşlarım, 4 Şubat Çarşamba günü Genel Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal, Konya'ya gelerek olay mahallinde incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı. Müteakiben, 5 Şubat Perşembe günü Sayın Başbakan Konya'ya geldiler, incelemelerde bulundular, bilgi aldılar ve açıklamalarda bulundular.
Bu olay, afet değildir. Deprem, heyelan, sel baskını, tipi, dolu vurgunu doğal afettir; afetleri biliyoruz. Peki, bu olay nedir? Bu olayın adını koymak, hep birlikte, Parlamento olarak, bizim görevimizdir. Bu olayın adı ihmal midir, üçkâğıt mıdır, cinayet midir, ahlaksızlık mıdır?.. Yanlış yapılaşma, yanlış belediyecilik, eksik ve çürük malzeme, yapılmayan denetim, popülizme, kayırmaya dayalı yapı ve iskân ruhsatları...
Değerli arkadaşlarım, tüm bunlar, ramazanlarda iftariyelik dağıtarak, kışın kömür dağıtarak belediyeciliğin gereğini yerine getirdiğini sananların yanıldığının fotoğrafıdır. Bu sonuç, artık, çağdaş, dürüst, tarafsız ve bilimsel yerel yönetim zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Yanlış ve eksik malzeme kullanımı en büyük etken; ama, bunun yanında, biraz evvel, Sayın Öksüz, konuşmasında "binayı, projesini yapan mühendis, bizim mühendisimiz; müteahhit, bizim müteahhidimiz; inşaatta çalışan işçi, bizim işçimiz" dedi; ama, orada ruhsat veren belediye de bizim belediyemiz; onu söylemeden geçti; orada iskân ruhsatı veren belediye de bizim belediyemiz; bunu da söylemeden geçti. Ben bunları tamamlamak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, 21 inci Yüzyılda bilişim, iletişim teknoloji çağını yaşıyoruz ve Türkiye, Avrupa Birliğinin kapısını zorluyor, Avrupa Birliğine girmek istiyor. Olayın olduğu gün, bütün televizyon kanalları naklen yayına geçtiler. Ulusal televizyonlarımızın dışında, yabancı ülkelerin televizyonları da Konya'daki olayı başından sonuna kadar, bazen, haberlerinde gösterdi. Ben şunu düşündüm: Yabancı televizyonları izlerken, Afrika ülkelerinden Somali'de, Etiyopya'da, Uganda'da bazen açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan cılız çocukları, karnı şiş çocukları gördüğümüz zaman yaşadığımız duyguları, inşallah, BBC kanalında olayı izleyen, bu görüntüleri izleyen İngiliz vatandaşları Türkiye için yaşamamışlardır, CNN'de izleyen Amerikalılar bizim o çocukları izlediğimiz zamanki yaşadığımız duyguları inşallah yaşamamışlardır ve o izleyen insanlar, yabancı ülkelerde bu manzarayı gören insanlar, bunlar ne biçim insan, bina yapıyorlar kendilerine mezar ediyorlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 10 Şubat 2004