Bazı girişimcilerce holding adı altında gerçekleştirilen izinsiz halka arz yoluyla tasarruf sahiplerinin mağduriyetine yol açılmasının neden ve sonuçlarıyla bu süreçte spk'nın sorumluluğunun araştırılarak alınması gereken önlemler hk. (s.s.1061)
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 86. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Nisan 2006 · 1.037 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nezir Büyükcengiz (CHP), 11 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI GİRİŞİMCİLERCE HOLDİNG ADI ALTINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN İZİNSİZ HALKA ARZ YOLUYLA TASARRUF SAHİPLERİNİN MAĞDURİYETİNE YOL AÇILMASININ NEDEN VE SONUÇLARIYLA BU SÜREÇTE SPK'NIN SORUMLULUĞUNUN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HK. (S.S.1061)); konuşma 1.037 kelime.
Nezir Büyükcengiz (CHP, Konya). “Bazı girişimcilerce holding adı altında gerçekleştirilen izinsiz halka arz yoluyla tasarruf sahiplerinin mağduriyetine yol açılmasının neden ve sonuçlarıyla bu süreçte spk'nın sorumluluğunun araştırılarak alınması gereken önlemler hk. (s.s.1061)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 11 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nezir-buyukcengiz-22-2006-04-11-bazi-girisimcilerce-holding-adi-altinda-gerceklestirilen-izinsiz-halka (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NEZİR BÜYÜKCENGİZ (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1061 sıra sayılı (10/16, 262) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu üzerinde görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak için söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Hem raporla ilgili hem de seçim bölgem Konya'yla yakından ilgili olduğu için, tekrara kaçmadan, benden önce konuşan arkadaşlarımın söylediklerini tekrar etmeden, burada dile getirilmeyen bazı hususları da sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, 22 nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülen en önemli araştırma komisyonu raporlarından birisini görüşüyoruz, bana göre en önemli olanlarından bir tanesi. Bu nedenle, önergeyi hazırlayarak, başlangıçta Meclis Başkanlığına sunan değerli arkadaşım, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Bihlun Tamaylıgil'e, burada, bu komisyonda çalışan, özellikle uzman arkadaşlara, bürokratlara, partilerimizin değerli komisyon üyelerine ve siyasî parti temsilcilerimize, Komisyon Başkanına teşekkür ediyorum.
Önergenin veriliş tarihi 7 Ocak 2003. 29 Mart 2005'te önerge Genel Kurulda görüşüldü; yani, iki yıl iki ay sonra Genel Kurul gündemine getiriliyor ve görüşülüyor önerge. Bugün 11 Nisan 2006, raporu görüşüyoruz; yani, önerge verilişinden üç yıl üç ay sonra burada rapor düzenlenmiş ve Genel Kurulda görüşülüyor. üç yıl üç aydan beri de, bu önergenin verildiği günden bu zamana kadar mağdur olan, sayıları yaklaşık milyona varmış vatandaşımız bekliyor ve biraz evvel konuşan arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi, 78 tane holdingin topladığı, bize göre 10 milyar euro, bu arada, bu üçbuçuk yıl içerisinde biraz daha buharlaşıyor, kayboluyor, kayboluyor. Böyle bir çalışma, acaba, demokratik parlamenter rejimle yönetilen başka bir ülkede var mıdır diye düşünüyorum. Üçbuçuk yıldan beri bekletilen bir önerge ve sonuçta, dağ fare doğuracak!.. Üzüntüyle ifade ediyorum.
Aslında, hükümetin bu konuyu çözme gibi bir iradesi varsa, böyle bir komisyonun çalışmasının sonucunu beklemeye de ihtiyaç yok; ama, o irade, maalesef, yok.
Biraz evvel konuşan arkadaşlarımızı hep birlikte dinledik. Burada, bu yöntemle bu insanları kandırarak toplanan paralarını kaptıran kişilerin sorununu çözmek için bir çalışma yapılıyor; ama, üzülerek şunu ifadedeyim ki, değerli arkadaşım, Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü, sanki, bu sorunun çözümü değil de, sanki, onlar adına değil de, bu yanlış yöntemle para toplayan ve milyonlarca insanı mağdur eden holdinglerin temsilcisiymiş gibi burada onları savundu; üzüntü duydum.
Komisyon çalışmaları esnasında 78 tane holdingin kurulduğunu, bunlardan da 54 tanesinin Konya'da olduğunu tespit ettik. Neden 54 tane holding bir yerde kurulmuş?..
Şimdi, değerli arkadaşlarım, ülkemizde bazı bölgeler, bazı şehirler, bazı kasabalar vardır ki, aynı sektörde birçok insan vardır, birçok kuruluş vardır, birçok şirket vardır. Örneğin; Uşak'ta battaniyecilik gelişmişir, Babadağ'da tekstilcilik gelişmiştir, Gaziantep'te halıcılık, kilimcilik gelişmiştir; Konya'da da holdingcilik gelişti 1990'lı yıllarda. Neden gelişti acaba; çok cazip olduğu için gelişti. Baktı insanlar, bir tane emekli öğretmen çıkmış, ben bir holding kuruyorum demiş, sırtına Konya Şeker Fabrikasının çuvallarını vurmuş, yurt dışına gitmiş, çeşitli argümanları kullanmış, din unsurunu kullanmış, milliyetçilik unsurunu kullanmış, yüksek kâr vaadi vermiş, paraları toplamış getirmiş ve o şirketlerin kuruluşundaki teminatı bile, o topladığı paralarla yapmış, cebinden 1 kuruş çıkmamış.
Tabiî, Konya'daki birkısım açıkgözler de bunu gördüğü için, yahu, işte, falanca hoca çıktı, falanca kişi çıktı, Devlet Su İşlerinden emekli olan falanca kişi çıktı, şimdi paraya para demiyor, trilyonların içerisinde, milyar dolarlarla uğraşıyor diye, öyle bir kolaycılık içerisinde, arka arkaya, işte, bu holdingleri kurmaya başlamışlar. Paraları topladılar ve -benim seçim bölgemde olduğu için- birçok insan da bu nedenle mağdur oldu. İşin hiçbir ciddiyeti yok. O nedenle, acaba 54 tanesinin neden Konya'da olduğunu merak ediyorsanız, bana göre, birçok sektörde böyle birbirinden görerek para kazanma alışkanlığı edinen birçok yerde, işte, Konya'da da bu holdingcilik revaçtaydı o dönemde, onun için birbirinden görerek holding sayısı fazlalaştı; ama, şimdi baktığımız zaman ayakta kalan hiçbiri yok.
Değerli arkadaşlarım, burada konuşan birkısım arkadaşlarımız, başlangıçta iyi niyetle bunun yapıldığını ifade ettiler. Niyet -ben her zaman söylüyorum- soyut bir kavramdır, soyut bir kavram. Geldiğimiz nokta itibariyle bu işin iyi niyeti falan kalmamıştır. Eğer, geldiğimiz noktada bu holdingler başarısız olmuşlarsa, sayıları milyona varan insanımıza zarar vermişlerse, ben, onun niyetinin iyi olduğunu kesinlikle ifade edemem.
Bu model, bir kere -başlangıçtan itibaren bunu savunuyoruz- bizim bünyemize uygun bir model değildir, Türkiye'nin bünyesine uygun bir model değildir, yanlış bir modeldir. Bizde bu şekilde para kazanılarak bugüne kadar örnek olmuş herhangi bir kurum yoktur. Bana göre hepsi kötü niyetlidir, hiçbir tanesi iyi niyetle kurulmamıştır. Hiçbir tanesi ayakta kalmadığına göre de… Yani, iyi niyetle kurulmuş olsa, hiç olmazsa örnek verecek şekilde 3-5 tanesi ayakta kalır.
Değerli arkadaşlarım, ayakta kalıyor gibi görünenlerin temelinde yatan unsur çok büyük paralar toplamasından kaynaklanıyor. 50 000 000 mark veya 80 000 000 dolar toplayanlar bu paraları hemen aldıkları gün bitirmişler; almışlar, iç etmişler, kaybolmuşlar ortadan; ama, çok büyük paralar toplayanlar, 3 milyar, 2 milyar euro civarında para toplayanlar bir kısmını bitirmişler, büyük bir kısmını bitirmişler, büyük bir bölümünü, dörtte 3'ünü bitirmişler, geriye kalan dörtte 1'iyle bir şeyler gösteriyorlar ortada, sanki ayakta kalmış gibiler. Aslında, toplayıp hesabını yaptığınız zaman, bu ayakta gibi görünenlerin, bazı arkadaşlarımızın iyi niyetli diye tanımladıkları holdinglerin de, kesinlikle, ortaklarına olan vecibelerinin beşte 1'ini dahi yerine getirecek güçleri yok, yaşadığımız gerçek bu. O nedenle, çok kesin ve acil tedbirlerin alınmasına ihtiyaç var.
Çok büyük yanlışlıklar yapılmış. O günkü hükümetlerin büyük dahli var, yanlışı var. Şimdiki AKP Hükümetinin, yabancı sermaye gelsin de nasıl gelirse gelsin efendim, ister Ofer'den gelsin ister soferden gelsin, ister Hariri'den gelsin ister maririden gelsin dediği gibi, o günkü hükümetler de, yurt dışında çalışan işçilerimizin dövizlerinin Türkiye'ye gelebilmesi için, aman şu dövizler bir gelsin de nasıl gelirse gelsin diye, bu tür kötü niyetli ve dolandırıcı holdinglerin bu paraları kapmalarına seyirci kalmışlar. Burada çok büyük yanlışlık var. Bu yanlışlık bugüne kadar da düzeltilmemiş, hâlâ da böyle bir irade görünmüyor, yok; göremedik, şimdiye kadar böyle bir irade görülmedi. Bu hükümet kurulalı üçbuçuk yıl oldu, üçbuçuk yıldır, istenseydi -her gün binlerce yurttaşımız bu konudaki şikâyetini dile getiriyor- bugüne kadar bu sorun çözüme kavuşurdu diye düşünüyorum.
Bu holdinglerin hiçbiri yasalara uygun hareket etmemişlerdir. Laik cumhuriyetin yasalarını içine sindirip kabul etmeyen kişilerin, o ülkenin, o laik cumhuriyetin yasalarının olanaklarından da faydalanmaya hakları yoktur. Burada eleştiri getiren arkadaşıma bunu söylemek istiyorum. Siz, bu ülkenin yasalarını içinize sindirip kabul etmeyeceksiniz. Sen bu kadar parayı nasıl kazanıp da bana vereceksin diye soranlara, efendim, laik cumhuriyete vergi verilmez, biz vergi ödemeyeceğiz, biz, bu ülkeye, bu devlete karşı vecibelerimizi yerine getirmeyeceğiz, kazandığımız paranın tamamını sizlere dağıtacağız; onun için, biz, dövize yüzde 40, yüzde 45, yüzde 50'ye kadar kâr verebileceğiz diye, bu insanlarımızın parası dolandırılmıştır ve üzerine yatılmıştır. Çok büyük kötü niyetlerle hareket edilmiştir ve bu paralar, aslında, mülk satın alınırken...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 11 Nisan 2006