Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Ocak 2003 · 309 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 8 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU, CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN VE KARAYOLLARI TRAFİK KAN.DEĞ.YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNU); konuşma 309 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-01-08-turk-ceza-kanunu-cezalarin-infazi-hakkinda-kanun-ve-karayollari-trafi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; önemli bir düzenleme yapmakta Yüce Meclisimiz; yalnız, önemli düzenlemede önemli bir hukukî hata yaptığımızı düşünüyorum.
Hepimizin bildiği gibi, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6 ncı maddeleri -hukukçu arkadaşlar daha tanışık- paraya çevirme ve tecille ilgilidir. Kasten işlenen suçlarda dahi bu maddeler kullanılır, yargıcın takdirindedir. Kasten işlenen suçlar da dahil, yargıç, verdiği cezayı paraya çevirebilir. Şimdi, bu yaptığımız düzenlemeye göre, kasten işlenmeyen -yasada bana göre hukuk tekniği açısından adı yanlış- öngörülü taksirle işlenen bir suçta yargıcın paraya çevirme yetkisini elinden alıyoruz. Kastî suçta yargıç paraya çevirebiliyor cezayı, taksirli bir suçta paraya çeviremiyor. Ceza Kanununun iç dinamiği bozuluyor.
Genellikle, toplumsal baskılara ve toplumsal isteklere göre yasalar düzenlenirken, kimi zaman ölçü fazla kaçırıldığında ortaya garip durumlar çıkar. Ceza Kanunumuzda bu tür durumlar sıkça vardır. Çok yazıldı söylenildi; örneğin, birisinin boğazına bıçak dayayarak gözlüğünü almak 20 senedir, gözünü oymak 5 senedir. Böyle bir anormal dengesizlik var. İşte, burada da böyle bir hata yapıldığı düşüncesindeyim. Şimdi, kasten birisinin bacağını kırdınız, iki yıl hapis cezası aldınız "bacağını kırmak için kasten yaptım" dediniz. Hâkim, takdirine bağlı olarak bu cezanızı paraya çevirebilir; ama, aracınızla yolda giderken fazla süratten veya belki yemekte içtiğiniz bir biradan dolayı birisine çarptınız, bacağı kırıldı, burada aldığınız cezanın paraya çevrilmesi söz konusu değil; yani, bir dengesizlik söz konusu. Uzun yıllar kullanılacak yasama faaliyeti yapıyoruz, kodifikasyon yapıyoruz; kodifikasyonda, Ceza Kanununun içdinamiğini bozmama durumundayız; bu, dikkate alınmalıdır. Bence, hâkimin takdirinde olacak noktaların yasa kapsamı içerisinde çok fazla değerlendirmek, hâkime hareket alanı bırakmaz.
Öteden beri -Yargıtayımızın uygulamasında da buna sıkça rastlanır- vaka mahkemesi, vakayı en iyi değerlendirecek mahkeme olmasına rağmen, vaka mahkemesinin takdiri, ne yazık ki, bizim uygulamamızda çok fazla nazara alınmaz. Yasamanın, vaka mahkemesinin takdirinde olması gereken bir olayı -toplumsal baskılar nedeniyle- düzenlemesinin, Ceza Kanununun içdinamiğini bozacağı kanaatindeyim. Tasarının bu maddesinin olmaması, Türk Ceza Kanununun bütünlüğü açısından daha önemlidir diye düşünüyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 8 Ocak 2003