İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · SALI

Hukuk usulü muhakemeleri kanunda değişiklik yapılması (s.s.152) ve (152'ye 1inci ek)

Orhan Eraslan

Niğde Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Temmuz 2003 · 530 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Eraslan (CHP), 15 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.152) VE (152'YE 1İNCİ EK)); konuşma 530 kelime.

Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Hukuk usulü muhakemeleri kanunda değişiklik yapılması (s.s.152) ve (152'ye 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-07-15-hukuk-usulu-muhakemeleri-kanunda-degisiklik-yapilmasi-s-s-152-ve-15-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının 426/D maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, çok süratli bir biçimde, hiçbir müzakere yapılmadan, yeni bir müessese üzerinde, hiçbir tartışma yapmadan yasalaştırma çalışması yapıyoruz. Daha önceleri de, çeşitli kereler bu konu üzerinde söz aldım; izah etmeye, dilimizin döndüğü kadar belirtmeye çalıştık. Şimdi, yeni bir müessese getiriyoruz.

Değerli arkadaşlarım, istinaf dediğimiz müessese, dünyanın tüm ülkelerinde bir tek Fransa istisnası dışında, federatif yönetimlerde, federal kanunların egemenliğini sağlamak için bir derecattır. Bunun bir tek istisnası Fransadır. Yani, bakın, böyle bir şey getiriyoruz; otomatiğe bağladık, gidiyoruz. Burada, zannediyoruz ki, yargı hızlanacak. Arkadaşlar, bir derece koyuyorsunuz, yargı hızlanmıyor, yargı yavaşlıyor, hızlanıyor diye bir şey yok. Yani, sakın, yargıyı hızlandırıyoruz da yapıyoruz diye değil...

Benim, asıl endişelerimden birisi de şu. İşte, böyle bir yapılanmayla, muhtemeldir ki, ileride birtakım artniyetli insanların federasyon isteklerinin altyapısını da oluşturmuş oluruz; bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek...

HALİL AYDOĞAN (Afyon)Sayın Eraslan, yapma...

ORHAN ERASLAN (Devamla)Efendim, şimdi, burada, gördüğüm bir tehlikeyi söylüyorum; katılmayabilirsiniz, saygıyla karşılarım. Artniyet vardır da demiyorum; fakat, böyle de bir yapıyı doğurur. Neden bu yapıyı doğurur; bakın, ben size bunu izah etmeye çalışayım.

Değerli arkadaşlar, ülkede birliği sağlayan şeylerden bir tanesi veya çok önemlisi, hukuktur, aynı hukukun uygulanmasıdır. Ülkede hukuk farklı farklı uygulanırsa, bölgesel farklılıklar doğarsa, orada sıkıntı başlar. Onun için, hukukçular içtihat birliğine çok önem verirler. Şu çok doğaldır ki, olacak olan 8-10 istinaf mahkemesinin farklı içtihatları olacaktır. Aynı okuldan, aynı hocalardan yetişseler de, yaşadıkları coğrafî bölgeler itibariyle içtihat birliği parçalanmış olacaktır. Bu bir zafiyet doğurur. İlla yapar, yüzde yüz bu neticeyi verir demiyorum; ama, bir zafiyet doğurur. Bunu da görmenizi istiyorum. Çünkü, bu getirmeye çalıştığımız, ağırlıklı olarak, Fransa dışında, federal sistemin bir aparatıdır, onun bir kurumudur.

Şimdi çok iyiniyetli davranıyor olabiliriz, çok iyiniyetli davranıyor olabilirsiniz. İşte, filan yerde var, bizde de olsun, şu var, bu da olsun; ama, hep, bunların ulusal bünyemize uyup uymadığını tartmak durumundayız, ölçmek durumundayız. Böyle bir durumla karşı karşıya gelebiliriz.

Bakın, değeri 500 milyonu geçen her davayı istinafa götürmek mümkün. Konuşan arkadaşım, temyizde davaların uzadığını söyledi; asıl istinafta göreceksiniz... Temyizde, kontrol dosya üzerinden yapılıyordu, hâkim delille temas etmiyordu; istinafta, temyizden farklı olarak, delille temas etmek durumunda, itiraz edilen noktalarda şahidi dinlemek durumunda, itiraz edilen noktalarda keşfi yapmak durumunda, itiraz edilen noktalarda bilirkişi incelemesini yapmak durumunda. Dolayısıyla, asıl gecikme, asıl yargıdaki gecikme istinafla başlayacaktır.

İlerideki maddelerde göreceksiniz. İstinaf, nihaî yol da değil; dava değeri 3 milyarı geçen her türlü davalarda, istinafın dışında, ayrıca, temyiz yolu da açıktır. Dolayısıyla, şimdi var olan sisteme göre, ilk derece mahkemesi, temyiz mahkemesi, şartları varsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; üç aşamalı bir yargı sistematiğimiz var. Bu sistemi kabul etmiş olmakla, ilk derece mahkemesi, yani bidayet mahkemesi, istinaf mahkemesi, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; dörtlü bir sistem oluyor. Böylece, hem yargı daha ağırlaşıyor hem de ülkede içtihat birliği, içtihat bütünlüğü bozuluyor.

Bunun için, değerli arkadaşlarımın yasa tasarısına gerektiği kadar önem verip, lütfen, tekrar tekrar... Bunlar çok önemli şeyler. Şu an için ihtiyaç duymuyor olabiliriz, önemini görememiş olabiliriz; ama, uygulamada çok büyük sıkıntılar çıkaracak bir şeydir.

Vebal altında kalmamak için, bu konuyu tekrar hatırlatmak bakımından zamanınızı aldım.

Hepinize saygılar, sevgiler sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 15 Temmuz 2003

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook