İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)

Osman Coşkunoğlu

Uşak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 105. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Haziran 2004 · 549 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Coşkunoğlu (CHP), 23 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)); konuşma 549 kelime.

Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısının 18 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini belirtmek üzere söz aldım.

Daha önce birkaç vesileyle ifade ettiğimiz bir keyfîlik, bir belirsizlik, bir keyfî uygulamaya yol açma durumu, maalesef, bu maddede de görülüyor; tekrar vurgulamak isterim. Biraz önce üzerinde konuştuğum 16 ncı maddenin son fıkrasında, ihtisas komisyonlarının raporları il genel meclisi tarafından belirlenecek bedel karşılığında verilir deniliyor; neye göre belirlenecek bu, belli değil. Buradaki olası istismarları düşünmek hiç de zor değil.

Şimdi, burada da, bu 18 inci maddenin son fıkrasında da, mart ayı toplantısında açıklanacak yıllık faaliyet raporu, meclis üye tamsayısının dörtte 3 çoğunluğuyla yeterli görülmezse deniliyor. Şimdi, bir kere, bir yıllık faaliyet raporunun yeterli görülmemesi, yani, sene sonu karnesi vermek gibi bir şey; yani, bir yerde bir jüri var, jürinin karşısında bir yetkili var, bir sayın vali var; jüri, sene sonunda karne veriyor. Bir kere, bu, pek yakışık alan bir şey değil. Beraber çalışılabilir, örneğin üç ayda bir faaliyet raporu vermek mümkün olabilir vali bey tarafından ve üç aylık icraatta bir yetersizlik izlenirse, meclis, bu konuda uyarı görevini yapabilir. Bu gibi şeyler yok. Bir yılın sonunda vali geliyor, bir faaliyet raporu veriyor ve il genel meclisi, buna, karnesine not verir gibi not veriyor. Ondan sonra ne oluyor; "yetersizlik kararıyla görüşmeleri kapsayan tutanak, meclis başkanı tarafından gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderilir." Nedir bu "gereği yapılmak üzere?.." Yine, bir belirsizlik, bir keyfiyet, bir siyasî araç için kullanılabilecek durum.

Bir kere, valilik makamı neden orada; bir vali devleti temsilen görev yapar, merkezî idareyi temsilen görev yapar. Bir icracıdan çok veya faaliyetleri denetlenecek bir icracıdan çok, orada devletin temsilcisi olarak vardır. Şimdi, böyle bir temsilciliği, böyle bir makamı, yerel bir yönetim olan il özel idaresinin yürütme organlığını üstleniyor şeklinde değerlendirmek çok yanlıştır; yürütme organı gibi, bir icracı gibi değerlendirmek ve ona sene sonunda bir karne verip, İçişleri Bakanlığına gereği yapılmak üzere göndermek son derece sakıncalıdır. Dolayısıyla, tasarıdaki bu madde, valinin aslî olmayan işlevi yüzünden görevden alınması yolunu da açacaktır; görevden alınır diye bir şey yok ama, onun yolunu açıyor.

Şimdi, böyle bir durumda, birçok valinin, ne gibi siyasî baskılar altında kalabileceğini düşünebiliyor musunuz; yani, orada, il genel meclisinin, il genel meclisinde ağırlığı olan bir siyasî partinin ne kadar ağır baskısı altında kalabileceği, ne kadar keyfî davranışlara maruz kalacağı, zorlanacağı çok aşikâr değil mi?! Keza, gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderiliyor; ondan sonra, İçişleri Bakanlığı ne yapacak? Yani, o belirlense, bir uzlaşma, bir hakemlik görevi gibi bir işlev göreceği belirtilse yine bir derece; ama, bu, tutanakla birlikte gönderiliyor. Bu, siyasî baskıya ve keyfî davranışlara izin veren bir maddedir ve valinin konumunu tartışmalı hale getiriyor.

Ayrıca, tasarının 40 ıncı maddesine bakarsanız -bu da, ileride, muhtemelen bir konuşmacı tarafından söz konusu edilecektir; fakat, şimdi kısaca değineyim- tasarının 40 ıncı maddesine göre il özel idaresi hizmetlerinin ciddî bir biçimde aksatılması ve bu durumun halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayatî derecede olumsuz etkilemesi üzerine, yine, vali bu işten sorumlu tutulabiliyor. Yani, 40 ıncı madde ile şimdi üzerinde konuştuğumuz 18 inci maddeyi beraberce değerlendirirseniz, bu uygulamanın öyle, saydamlıkla veya halkın katılımcılığıyla bir ilgisi olmadığını, tam tersine, çok ciddî otorite sıkıntıları yaratabileceğini ve çok keyfî ve siyasî davranışlara yol açabileceğini ben sizin takdirlerinize sunuyorum. Bu, bu haliyle son derece sakıncalı bir maddedir. Bunu belirtir, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 23 Haziran 2004

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook