İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)

Ali Kemal Deveciler

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 105. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Haziran 2004 · 1.197 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kemal Deveciler (CHP), 23 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)); konuşma 1.197 kelime.

Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 583 sıra sayılı İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısının 63 üncü maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi, saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Bu tasarı da, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı gibi, tümüyle, katılımdan uzak, sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanmış bir yasa tasarısıdır. Dolayısıyla, yasa hazırlıklarında demokratik bir katılım sürecinden söz edilemez. Yasaların yapılma gerekçeleri olarak sunulan demokratiklik, şeffaflık, katılımcılık gibi iddiaların ne kadar gerçekçi olduğu, hazırlık süreçlerinde gösterilen yaklaşımda açıkça görülmektedir. Yerel yönetimler alanına reform getirdiği öne sürülen bu düzenleme çalışmaları, ne yazık ki, kamuoyunda, geniş halk kesimlerinin toplum yararı beklentilerine yanıt vermekten uzak, merkezî ve yerel yönetimler arasındaki yetki ve kaynak çatışmaları olarak yorumlanmaktan öteye gidememiştir.

Yasanın bazı maddelerinde olduğu gibi, 63 üncü maddesi de eşitlik ve adaletsizlik içermektedir. Bu madde kabul edildiği takdirde mahallî idarelerde büyük bir kargaşa yaşanacaktır. Siyaset, mülkî idare amirlerinin önüne geçecektir. İlçe başkanları, iktidar partilerinin ilçe başkanları, kaymakamların üzerinde Demokles'in kılıcı gibi duracaklardır.

Tasarının içeriğine gelelim; tasarı ne getirmektedir bir de ona bakalım. Tasarı, kanunlaştığı takdirde, ilçe kaymakamlarına, ilçede özel idare görevlerini yapmak ve bu görevlerinden dolayı da valiye karşı sorumlu olmak görevini vermektedir. Bu görevlerin karşılığında, 12 000 göstergeyi devlet memurlarına uygulanan katsayıyla çarptığımızda, brüt, tahminen 450 000 000 civarında, kaymakamlara ek bir aylık verilmektedir.

Mülkî İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yerdeğiştirme Yönetmeliğinde, kaymakamların en az iki yıl vali yardımcısı olarak çalışmaları gerekmektedir. Bu statü, siyasî iktidarlar tarafından uygulanmamaktadır; bugüne kadar da uygulanmamıştır; siyasî malzeme olarak kullanılmaktadır. İktidarların isteği doğrultusunda, vali yardımcılığı yapıp yapmadığına bakılmaksızın kaymakamların atanması yapılmaktadır.

İktidarın, ilkönce, kaymakam atamalarıyla ilgili bir atama yönetmeliğini acilen çıkarması gerekmektedir. Şu anda kaymakamların atanmasının herhangi bir kriteri yoktur; kriter olmadan kaymakamlar ve vali yardımcıları atanmaktadır. Kaymakamlara bu tasarıyla verilen bu ödenek, 2 000 nüfuslu bir ilçe için de aynı göstergededir, 500 000 nüfuslu bir ilçe için de aynı göstergededir; yani, İstanbul'un Bakırköy İlçesindeki kaymakam da, Ankara'nın Çankaya İlçesindeki kaymakam da, Gümüşhane'nin Köse İlçesindeki kaymakam da, Balıkesir İlinin Balya İlçesindeki, Bilecik İlinin Yenipazar İlçesindeki kaymakam da aynı ekücreti, yani 450 000 000 liralık bu ekücreti alacaktır. Bu yasayla verilecek bu ödenek, tabiî ki kaymakamlarımıza verilsin; buna, bizim kesinlikle bir itirazımız bulunmamaktadır ve verilmesi de gerekmektedir.

Özel idarelerin tüm işlemleri, ilçelerde, bu yasayla kaymakamlığın sorumluluğuna verilmektedir; ama, şunu da gözardı etmemek gerekmektedir; kaymakamlara verelim; ama, aynı meslekte, statüleri aynı durumda bulunan vali yardımcılarına da neden vermeyelim?.. Ayırım yaparsak, meslekte çifte standartlık yaratacaktır. Kaldı ki, ilçe kaymakamlarının, ilçelerde lojmanları, makam araçları bulunmaktadır; bu lojmanların yakıtı, suyu, telefonu, elektriği de devlet tarafından karşılanmaktadır. Oysaki, vali yardımcıları, uygulamada, hiyerarşide kaymakamların üstü konumunda olmalarına rağmen, tüm bu sosyal haklardan yoksun bulunmaktadırlar.

Bugün kaymakamlık yapanların, daimî kaymakam olarak, görevlerine sonuna kadar, emekliliklerine kadar kaymakam olarak devam etmeleri söz konusu olamaz. Bugün kaymakam olarak görev yapanlar, yarın, iktidar partisinin kaymakamlar kararnamesinde vali yardımcısı olarak atanabilirler. Bugün vali yardımcısı olanlar da, yine, iktidar partisinin kaymakamlar kararnamesinde herhangi bir ilçeye kaymakam olarak atanabilirler; çünkü, kararnameleri, kaymakamların ve vali yardımcılarının birlikte yapılmaktadır, birlikte çıkmaktadır; çünkü, her ikisinin de statüleri aynıdır.

Özel İdare Kanunu Tasarısının Bütçe Komisyonu görüşmeleri esnasında, ülkemizin çeşitli il ve ilçelerinden gerek kaymakamlarımız gerekse vali yardımcılarımız, şahsımı aradılar, belki AKP'nin ve Cumhuriyet Halk Partisinin diğer komisyon üyelerini de aramışlardır. Arayan, hem kaymakamlarımız hem de vali yardımcılarımız, bu yasada getirilen bu eködeneğin ayırım yapılmaksızın verilmesini istiyorlar. Hazineye büyük külfet getirecekse, verilen 12 000 göstergenin düşürülmesine, ama, tüm mülkî amirlere, yani, kaymakamların ve vali yardımcılarının tamamına paylaştırılmasını istiyorlar. Neden; çünkü, bugün kaymakamlık görevinde olanlar 450 000 000 civarında ilave ödenek alırken, yarın, bir kararnameyle, kaymakamlıktan vali yardımcılığına atanırlarsa, maaşlarının birdenbire 450 000 000 lira düşeceğini kendileri de biliyorlar.

Bu şekilde, sadece kaymakamlara yapılacak olan bir düzenleme kabul edildiği takdirde, sözlerimin başında sizlere bahsettiğim gibi, hakikaten siyaset öne geçecek ve iktidar partisinin ilçe başkanları, bundan böyle, ilçeleri yönetmeye, kaymakamlara yaptırım uygulamaya kalkacaklardır.

Şimdi, Sayın AKP milletvekilleri sizlere söylüyorum, aynı, şu anda, diğer kurum ve kuruluşlarda olduğu gibi -örnek vermek istiyorum- devlet hastanelerinde, daha evvelki iktidar döneminde hepimiz mustariptik, MHP'nin kadrolaşmasından şikâyet ediyorduk; şimdi, bakıyoruz, eskisinden daha fazla. Devlet hastanesine bir temizlik işçisi bile alınmaya kalkılsa, bir daktilo memuru bile alınmaya kalkılsa, MHP ilçe başkanı o devlet hastanesine daha evvelden nasıl müdahale ediyorsa, şimdi de, aynı şekilde, AKP ilçe başkanı, İktidar Partisinin ilçe başkanı hem devlet hastanesinin başhekimine hem de devlet hastanesinin müdürüne müdahale ediyor; yani, bunun önüne geçilmesi lazım. Bunun örneklerini görüyoruz.

Şimdi, biz, bunu yaptığımız takdirde, vatandaşın bundan sonra da kaymakamlıktan görülecek her türlü bürokrasi işlerinde, İktidar Partisinin ilçe başkanlarına... Bugün AKP iktidar olabilir, yarın başka bir parti iktidar olabilir. Biz, bugün yasayı çıkarıyoruz, artık, bundan sonra yasa ilelebet devam edecektir, bundan sonra iktidara gelenler bu yasa üzerinde değişiklik yapmadığı takdirde. Bunları da düşünmemiz lazım.

Yine, kaymakamlıkların inisiyatifinde olan Sosyal Dayanışma Fonu imkânları, yiyecek, içecek, yakacak gibi diğer sosyal yardımlar, yeşilkart gibi ve yine, kaymakamlıkların, emniyetin inisiyatifinde olan açılma ruhsatları gibi uygulamalar da iktidar partisi ilçe başkanlarının inisiyatifine geçecektir. Zaten, bugüne kadar ve bugün de etkin olduklarını uygulamada her gün gördüğümüz bu inisiyatif kullanma, bundan sonra, kaymakamlara bu ödeneği vermemiz halinde, tamamen iktidar partisi ilçe başkanlarının eline geçecektir; çünkü, kaymakamlarımız, bu ek 450 000 000 liralık ödeneği alabilmek için, kesinlikle, iktidar partisi ilçe başkanıyla ters düşmek istemeyeceklerdir. Ters düştükleri takdirde kaymakamlıktan alınıp vali yardımcısı olacağını -iktidar partisinin kaymakamlar kararnamesinde- çok iyi bilmektedirler. Bu takdirde, ister istemez maaşlarının dörtte 1'inin düşeceği endişesine kapılacaklardır. Bu endişeyle, görevlerini yerine getirmekte çok zorlanacaklardır.

Vali yardımcılarının, kaymakamlık sıfatını kazanmış mülkî idare amirleri atama yönetmeliğinde eşdeğer görev sayılmış olması nedeniyle, bu tasarıda kaymakamlardan ayrı tutulmaları, hakikaten adaletsizliğe, siyasî olarak da huzursuzluğa ve hukuksuzluğa yol açacaktır.

Az evvel bahsettiğim gibi, uygulamada, kaymakamlar kararnamesiyle her iki meslek mensubu da aynı görevlere atanmaktadır; çünkü, kaymakam olanlar vali yardımcılığına atanmakta, vali yardımcısı olanlar da kaymakamlığa atanmaktadır. Bugüne kadar, uygulamadaki atama işlemlerinden dolayı meslek mensupları arasında herhangi bir çekişme, bu kaymakamlar kararnamesindeki yapılan atamalarda yaşanmamıştır; ama, bundan sonra, bu tasarı geçtiği takdirde hakikaten yaşanacaktır; çok iyi düşünmemiz lazım. Ancak, şimdi görüşmekte olduğumuz İl Özel İdareleri Yasası Tasarısının bu 63 üncü maddesiyle, kaymakamlar ile vali yardımcıları arasında çekişme ve huzursuzluklar yaşanmaya başlanacaktır, devam edecektir. Kaymakam kaymakamlığını devam ettirebilmek için, vali yardımcıları ise kaymakam olabilmek için meslek yararına yakışmayacak davranışlar sergileyebileceklerdir.

Diğer taraftan ise, kaymakamlara tanınan malî imkânlar yeterince fazla iken, bir de böyle bir aylık ödeneğin sadece kaymakamlara verilmesiyle -yani, bunu söylerken vali yardımcıları ile kaymakamları kıyaslayarak söylüyorum; vali yardımcılarından daha fazla imkân, şu anda yasada tanınmaktadır- şimdi de, uçuruma yol açıyoruz. Onun için, aynı meslek mensupları arasında, hakikaten, haksızlıklara ve huzursuzluklara neden olacağı aşikârdır. Bu nedenle, İl Özel İdareleri Yasası Tasarısının, bu görüştüğümüz 63 üncü maddesinin birinci paragrafının sonuna "bu madde hükmü tüm mülkî idare amirlerini kapsar" cümlesi eklediğimiz; yani, hem vali yardımcılarını hem kaymakamları kapsar düzenlemesini Yüce Meclisimizde yaptığımız takdir, bu iki meslek camiasındaki ayırıma son verilecektir.

Yüce Meclisimizce yapılacak böyle bir düzenlemenin, tüm bu haksızlıkları, tüm bu hukuksuzlukları gidereceğini tahmin ediyorum; çünkü, aramızda, hakikaten, siyasî olarak bu Meclise gelen vali yardımcılarımız var, kaymakamlarımız var. Bunları düşünerek karar vereceğinizi, bu ayırımı Yüce Meclisin yapacağını ve uygulamadaki bu haksızlıkları gidereceğini tahmin ediyorum. Kaymakamlara uygulanan 12 000 ekgösterge rakamının, aynı şekilde, maddeye ilave yapılarak, vali yardımcılarına da uygulanacağını ümit ediyorum ve destekleyeceğinizi tahmin ediyorum.

Yüce Meclise, hepinize, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 23 Haziran 2004

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook