Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Nisan 2003 · 872 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Kaptan (CHP), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 872 kelime.
Osman Kaptan (CHP, Antalya). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.
Bazı bakanlıkların birleştirilmesini, bakanlık sayısının azaltılmasını Türkiye gündemine taşıyan, son seçimde değil, 1999'da seçim bildirgesine alan ilk parti Cumhuriyet Halk Partisidir. Ancak, Cumhuriyet Halk Partisinin dediği birleştirme bu değildir; çünkü, Kültür ve Turizm Bakanlıkları ülkemiz için çok önemli iki bakanlıktır. Mustafa Kemal Atatürk'ün belirttiği gibi, Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür geleceği ise turizmdir. Dünyadaki araştırmalar da gösteriyor ki, turizm, önümüzdeki kırk elli yıl daha Türkiye'nin değişmez, olmazsa olmazı olacaktır. Son elli yıldır dünyada, son yirmi yıldır da Türkiye'de en hızlı gelişen sektör turizmdir. Günümüzde 500 milyar dolarlık turizm pastasından Türkiye'nin aldığı pay ancak yüzde 2'dir.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin en önemli sorunu, ekonomide borç ve faiz batağından çıkmak, işsiz insanlarımıza iş bulmaktır; bunun yolu da, üretimdir, ihracattır, turizmdir. Turizm sektörü, 2 000 000 insanımıza iş vermektedir. Turizm, gayri safî millî hâsılamızın yüzde 6'sını oluşturmaktadır. Turizme yapılan yatırım 31 milyar dolardır. İhracat geliri içindeki payı yüzde 30'dur. Vergi gelirlerinin yüzde 10'u turizmden sağlanmaktadır. Turizm sektörüyle, doğrudan ve dolaylı olarak, 39 sektörün yakın ilişkisi bulunmaktadır.
Değerli milletvekilleri, gelin, bu iki bakanlığı birleştirmeyelim; gelin, bindiğimiz dalı kesmeyelim.
Sayın milletvekilleri "ben, turizm ile kültürü pazarlarım" anlayışı yanlıştır. Eğer, siz, kültürümüzü, turistik otellerdeki animasyonlara indirgerseniz, Kültürle Turizmi birleştirebilirsiniz; ancak, hem kültürümüze hem de turizmimize yazık edersiniz.
Turizm Bakanlığının, sabahlara kadar, bakanlık birleştirme çalışmaları yerine, bu yıl 13 milyar dolar turizm gelirini nasıl sağlayabiliriz, Irak ile turizm bölgelerimiz arasında 1 500-2 000 kilometre mesafe olduğunu dış ülkelere nasıl anlatabiliriz, Türkiye'nin 2020 yılında 60 000 000 turist 50 milyar dolar gelir hedefine nasıl ulaşabiliriz çalışmalarını yapması gerekir.
Sayın milletvekilleri, turizmde sezon başlamıştır; birleştirme çalışmalarını sezon sonuna bırakın. İllâki birleştirecekseniz, Turizm ile Çevre Bakanlıklarını birleştirin. Sayın Başbakan, bütçe görüşmelerinde "Cumhuriyet Halk Partisi topu taca atıyor" dedi. Sayın arkadaşlar, biz, topu taca atmıyoruz; biz, bu önerileri, size pas olarak veriyoruz. Dikkat edin, kendi kalenize gol atıyorsunuz, Türkiye'nin kalesine gol atıyorsunuz.
Bu iki bakanlık, 1983 yılında, Turgut Özal'ın Başbakanlığı döneminde, şimdiki gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak birleştirilmiş; 1989'da, yine Özal'ın Başbakanlığı döneminde, tekrar, iki bakanlık olarak, birbirinden ayrılmıştır. 1989 yılında iki bakanlığı ayırma gerekçesinde "turizm hizmetlerinin yoğunluğu kültür hizmetlerini gölgelemektedir; millî kültürümüzün yozlaşmasını önlemek amacıyla, bir bakanlığın iki işinden biri olma hüviyetinden çıkarılarak, Kültür Bakanlığı isimli müstakil bir bakanlık eliyle yürütülmesinde fayda ve zaruret görülmüştür" denilmektedir.
Sayın milletvekilleri, peki, şimdi size soruyorum: Turizm hizmetlerinin yoğunluğu yirmi yıl önceye göre artmış mıdır, azalmış mıdır; artmışsa, turizm, kültür hizmetlerini o dönemde gölgelediğine göre, bundan sonra gölgelemeyecek mi; gölgeleyecekse, peki, niye iki bakanlığı tekrar birleştiriyorsunuz?
Yine, millî kültürümüzün yozlaşmasını önlemek için iki bakanlık tekrar ayrıldığına ve o zamanki gerekçe ortadan kalkmadığına göre, şimdi bu bakanlıkları birleştirerek, kültürümüzün yozlaşmasına, bizi biz yapan değerlerimizin yok olmasına olanak vermiş olmuyor musunuz? Yirmi yıl geriye gitmek niyedir? Denenmişi tekrar niye denemeye kalkıyorsunuz?
Değerli milletvekilleri, turizm sezonu başlamış, burnumuzun dibinde Irak Savaşı; Amerika, İngiltere, Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkeler, bölgemizi turizmde riskli bölge ilan etmiş, Türkiye'de ise hükümet, Kültür ile Turizm Bakanlıklarını birleştiriyor. "Siyasî tercihimiz, birleştirirsek ne olacak" diyebilirsiniz.
Sayın arkadaşlarım, bakın, ben, size söyleyeyim ne olacağını; muhakeme hakkı olmamak üzere, bütün mevcut yetişmiş kadroları sıfırlıyorsunuz, yeniden kadrolaşma yapacaksınız. Bütün tabelalar, mühürler, başlıklı kırtasiyeler değişecek, bir hengâme yaşanacak. İki bakanlığın görevlerini alt alta yazdınız, yeni bakanlığı kurdunuz; bu birleşme, önceden araştırılmış işlevlere, analizlere dayalı bir birleşme olmadığı için, yeniden iş ve işlem yaprakları hazırlanacak, görevler, yetkiler, sorumluluklar belirlenecek. Bu görevlere uygun liyakatli personel mi atayacaksınız, yoksa, kendi kadrolaşma anlayışınıza uygun, size sadakatli personel mi atayacaksınız; onun takipçisi olacağız. Şu anda, her iki bakanlık personeli, yurtiçi ve yurtdışı dahil, kendi derdine düşmüş durumdadır, biz ne olacağız tedirginliğini yaşamaktadır.
Sayın arkadaşlar, zaman kaybediyoruz, zaman... Dahası var; görevler ve görevliler belirlendikten sonra, o oda benim, bu oda senin, o masa benim, bu masa senin, o personel benim, bu personel senin gibi, altı ay, bir yıl bu birleşme telaşı içinde zaman kaybedilecek; turizm sektöründen gelen kişiler bir günde yapılacak işlerini sezon sonuna kadar yapamayacaklar, yaptıramayacaklar. Belki, siz, şimdi diyorsunuz ki, siz muhalefet anlayışı içinde bunu söylüyorsunuz; hayır, sayın arkadaşlar, ben, gerçekleri söylüyorum.
Örgüt, bir yapıdır; yönetim ise, bu yapıyı işletmek. Örgütteki insanlar bir makine değildir. Bir örgüt psikolojisi vardır, bir örgüt havası, bir örgüt iklimi vardır. Şu anda, örgüt iklimleri, bu birleşmeye hazır değildir, herkes kara kışı yaşamaktadır.
Sayın milletvekilleri, bu bakanlıkların birleştirilmesinden turizm sektörü de memnun değildir, kültür ile kamuoyu da memnun değildir. Kültür eski bakanları da bu birleşmeye karşıdır. Gazetelerde çıkan haberlerden iki örnek vermek istiyorum. "Hükümet, Turizm ile Kültür Bakanlıklarını birleştirmekle meşgul; kime hangi koltuğu vereceğinin hesabını yapıyor. Sektör rezervasyon iptalleriyle boğuşurken, bir de Tekel Üst Kurulunun getirdiği içki ruhsatı meselesi çıktı; yani, beş yıldızlı yirmi yıllık bir otel bile şimdi müşterisine içki vermek için aylarca ruhsat almaya çalışacak." Bu sözler, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Sayın Sinan Babila'ya ait.
Kültür eski Bakanı İstemihan Talay, bakanlığın önemli görevlerinden birinin de doğal ve kültürel mirası korumak olduğunu belirtiyor; özellikle sit alanlarına yönelen bazı iştahlı taleplerin bu bakanlıkça önlendiğini söylüyor. Gerçekten de, iki bakanlık birleştiğinde sit alanları büyük sorun olacaktır.
Sayın milletvekilleri, kültür, bir ulusun, bir devletin, bir ülkenin en temel var olma güvencesidir. Onun için, müstakil bakanlık olarak kalması zorunludur. Turizm Bakanlığının birleştirilmesine ise ihtiyaç vardır; ancak, bu birleştirme, Kültür Bakanlığıyla değildir; Turizm Bakanlığı ile turizm sektörünün hedeflerini, anlayışlarını ve olanaklarını, ilkesel ve eylemsel bazda birleştirmek gerekir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 16 Nisan 2003