İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )

Oya Araslı

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Nisan 2003 · 850 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oya Araslı (CHP), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 850 kelime.

Oya Araslı (CHP, Ankara). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; olağanüstü görüşme yöntemlerini olağan hale getiren olaylardan birisini daha yaşıyoruz bugün. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki milletvekilleri, çok uzun zamandan beri, haftanın hangi günü gündemde yer alan hangi konuyu görüşeceklerini bilebilmek imkânına sahip değiller; çünkü, gündem, mütemadiyen, günlük olarak değiştiriliyor. Danışma Kurulu toplanıyor, partilerimizden birisi oraya öneri götürüyor, Danışma Kurulunda görüş birliğine varılmadığı için de, buraya, siyasî parti önerisi olarak geliyor, parmaklar kalkıyor ve günlük gündemler yapılıyor. Bu, yasama çalışmalarında belirsizlik demektir. Görüyorum ki, özellikle, iktidar partisi grubu, bu belirsizliği çok sevmiş durumda.

Değerli arkadaşlarım, belirsizliği sevmek, hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmak demektir; bu konuda sizleri uyarıyorum. Hukuksuzluğa giden yol, belirsizlikten geçer. Bu niçin yapılıyor? Bu, milletvekillerinin yasama çalışmalarına katkısını engelleyen bir durum; o halde, milletvekillerinin, yasama çalışmalarına etkin bir biçimde katkı vermesi istenmiyor. Hükümetin uygun gördüğü tasarılar buraya getiriliyor, jet hızıyla görüşülüyor, çıkarılıyor ve bir anlamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi etkisizliğe mahkûm ediliyor, devreden çıkarılıyor. Bu yapılırken de, özellikle, muhalefetin muhalefet etme imkânları elinden alınıyor.

Değerli arkadaşlarım, parlamentolarda, genellikle, muhalefetler iktidarı engellerler; ama, görüyorum ki, bu dönem işler tersine döndü, iktidar muhalefeti engelliyor. Bu da şunu gösteriyor: Sayısal bir çoğunluğa sahip olmasına rağmen, iktidar, muhalefetin gücü karşısında eziliyor; muhalefetin sesini duyurmasını engelleyebilmek için de, bu tür, demokrasiyle bağdaşmayan, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan yöntemler getiriyor. Bu yöntemlere, bugün, bir başkasının daha eklendiğini görüyoruz. Geçen hafta, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Cumhuriyet Halk Partisinin muhalefetine rağmen, kabul edilmiş olunan Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 91 inci maddesi, olağanüstü yasama yöntemi getiren 91 inci maddesi, gündeme taşınan 112 sıra sayılı Turizm ve Kültür Bakanlıklarının birleşmesine ve bu şekilde ortaya çıkacak yapının düzenlenmesine ilişkin tasarının görüşülmesinde uygulanması suretiyle kendisini gösteriyor. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak karşı çıktığımız, yanlışlıklarını belirttiğimiz ve hakkında Anayasa Mahkemesine iptal davası açtığımız İçtüzük değişikliği, bu olay nedeniyle, bugün uygulanıyor.

Değerli arkadaşlarım, burada uygulanan İçtüzüğün 91 inci maddesinde yapılan yeni düzenlemeyle ihdas edilmiş olan yöntemin, bu konu görüşülürken, ne kadar sakıncalı olduğunu ifade ettik ve bir noktaya dikkatlerinizi özellikle çektik: Temel yasa nedir? Bu, kapsamı fevkalade belirsiz, esnek bir kavramdır, bunun içine nelerin gireceği hiç belli olmaz dedik. Bu sözleri söylerken, ne kadar büyük bir gerçeği ifade etmiş olduğumuz, bugün, yaşadığımızla ortaya çıkıyor.

112 sıra sayılı kanun tasarısının neresi temel kanundur değerli arkadaşlar?! İki bakanlığın, yani, devlet düzenindeki çok özel bir alanın, bu kanun tasarısıyla düzenlendiğini görüyoruz. Neresi temel kanun bunun da, biz, bunu, temel kanunlar ve içtüzükler için uygulanması gereken yöntemle görüşülmesine gidiyoruz?! Öyle görünüyor ki, bazı arkadaşlarımız, temel kanun ile uzun kavramını eş tutar anlamda konuşmalar yapmışlardı; artık, uzun da değil, orta boyutta, 40 maddelik kanunlar da, uzun kanun olarak kabul ediliyor ve temel kanun kapsamında mütalaa ediliyor.

Değerli arkadaşlar, bu kanun tasarısının temel kanun olup olmadığı çok tartışmalıdır. Onun için, İçtüzüğün 91 inci maddesi doğrultusunda buraya getirilmesini hoş karşılamıyoruz, buna karşıyız ve bu nedenle, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun önerisine karşı, olumsuz bir tavır içerisinde olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Diğer yandan, 112 sıra sayılı yasa tasarısını, 91 inci maddede getirilen usule uygun olarak görüştüğümüz zaman neler olacak: Yasa tasarısı, bölümler halinde görüşülecek; maddeleri üzerinde hiçbir görüşme yapılamayacak; önergeler verilecek, bölümler üzerinde görüşme açılacak ve bölümler bütünüyle oylanacak; yani bölümlerde yer alan maddelerden bir kısmını kabul eden, diğerleri hakkında ise ret iradesi oluşan milletvekilleri, bölüm hakkında oylarını verirken, bu oyu nasıl kullanacaklarını tayin edemeyecekler veya tayin etmekte zorluk çekecekler ve büyük bir kısmı hakkında olumsuz görüşe sahip oldukları bölümler için beğendikleri birkaç maddesi nedeniyle, onların yüzü suyu hürmetine, olumlu oy kullanacaklar veya beğenmedikleri maddeler nedeniyle, beğendikleri maddeleri de reddetmek zorunda kalacaklar. Böyle bir duruma milletvekillerini sıkıştırmanın, milletvekilinin iradesini baskı altına almak olduğunu hepimiz bilmeliyiz. Demokratik rejimler, milletvekillerinin irade özgürlüğüne dayanan rejimlerdir. Getirilen bu düzenleme, bu anlamda da demokrasiyi zedelemektedir.

Ayrıca, Anayasa Mahkememizin, maddeler görüşülmeden, Anayasanın gereği olan görüşme olgusunun gerçekleşmiş sayılamayacağına ilişkin kararları mevcuttur. Şu anda, içinde bulunduğumuz tutum, uygulamaya kalkıştığımız, Adalet ve Kalkınma Partisinin önerdiği tutum, Anayasanın bu hükmüyle de açıkça çelişmektedir. Biz, bunları, Anayasa Mahkemesine açtığımız iptal davasında da, İçtüzüğün 91 inci maddesiyle ilgili düzenleme burada görüşülürken de huzurunuzda dile getirdik; ama dikkate alınmadı. Dava dilekçesi şimdi Anayasa Mahkemesinin önünde. Eğer şu olay, yargının önünde olsaydı öyle zannediyorum ki, çok kolaylıkla meseleyi müstehire addedilirdi, addedilmesi gerekirdi. Biz, niçin yargının yapması gereken bir şeyi, siyasal bakımdan, burada yapmıyoruz ve Anayasa Mahkemesinin açılmış olan iptal davasıyla ilgili kararı ortaya çıkıncaya kadar, İçtüzüğün bu yeniden düzenlenen 91 inci maddesini, burada uygulamaktan kaçınmıyoruz. Siyasî bakımdan, bunu yapabilmek elimizdedir. Bunu yaptığımız zaman, demokrasiyi selamete çıkarmak imkânı ortadadır; ama, biz bunu yapmıyoruz ve eğer bu grup önerisi kabul edilirse, burada, kararlarımızla, demokrasiye darbe vurmuş olacağız. Bunun, demokrasiye bir darbe niteliği taşıdığını, daha önce, benzer bir düzenleme nedeniyle, Anayasa Mahkemesinde açtığı iptal davasında veya burada yaptığı konuşmalardaki sözleriyle, şu anda sizin grubunuzun sıralarında oturan milletvekili arkadaşlarımız iddia etmişlerdir. Eğer, bu gelen öneriyi kabul edecek olursak, tıpkı o arkadaşlarımızın, gene, değindiğim görüşmelerde ve iptal davasında belirttikleri gibi, yasama organına saygısızlık yapmış olacağız, millî iradeyi, belirdiği yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisinde boğmuş olacağız. Bu tür bir günaha katkı verilmesini, asla ve kat'a kabul etmiyorum ve diliyorum ki, burada dile getirdiğim uyarılar, milletvekili arkadaşlarımı, böyle bir öneriye katkı vermekten, böyle bir yanlışı yapmaktan korur.

Teşekkür ederim.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 16 Nisan 2003

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook