İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )

Erkan Mumcu

Isparta Milletvekili ·

Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Nisan 2003 · 723 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Mumcu, 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 723 kelime.

Erkan Mumcu (Isparta). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısıyla ilgili olarak şahısları adına ve grupları adına söz alan çok değerli milletvekillerinin, bu kürsüden ifade ettikleri bazı hususların, görüşülmekte olan tasarıyla ilişkisi bulunmayan bazı hususların Genel Kurulun bilgisine sunulmasında yarar mütalaa ettiğim için huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygılarla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, her şeyden önce bir şeyin altının çizilmesine sanıyorum ki ihtiyaç var; burada görüştüğümüz bir teşkilat yasa tasarısı. Bunun bir temel kanun olarak görüşülüp görüşülmemesi meselesi elbette tartışılabilir ve bu konudaki farklı görüşlere saygı duymak durumundayız; ama, bizim yaklaşımımız şudur: Yeni bir bakanlık yapısı ihdas eden bir yasanın temel yasa kabul edilebilmesi gerekir.

Arkadaşlarımız da ifade ettiler, ülke ekonomisinde, gayri safî millî hâsıla içerisinde çok önemli bir yer tutan bir sektörü ve Atatürk'ün sözleriyle ifadesini bulan "cumhuriyetin temeli kültürdür" sözleriyle ifadesini bulan önemini hepimizin kabul ettiği bir alanı düzenleyen ve bu alana ilişkin görevleri, yetkileri düzenleyen bir yasanın temel yasa, bu alana ilişkin bürokrasiyi kuran yasanın temel yasa kabul edilebilmesi gerektiği kanaatindeyiz biz.

Ancak, burada, değerli milletvekilleri, benim gerekçesini anlayamadığım bazı ifadelerde bulundular. Mesela, bir milletvekili arkadaşımız, bu tasarıyla 5 000 kadronun Millî Eğitim Bakanlığına devredileceğinden söz etti. Ben, arkadaşımızın, bu tasarıyı okumuş olduğundan emin değilim; yani, bu tasarının neresinde böyle bir şey görüldü ki, 5 000 kadronun Millî Eğitim Bakanlığına devredileceği ve bu devir işleminde de subjektif seçimler yapılacağı, burada da eğitim kökenlilerin olacağı ve böylece, bir kadro kıyımının yaşanacağı filan gibi sözler söylendi burada. Bunun gerekçesinin ne olduğunu anlayamadım; yani, bu, hangi somut gerekçeden ya da hangi emareden yola çıkılarak iddia edilen bir tezdir, anlamak mümkün değil. Bunun, görüşülmekte olan tasarıyla hiçbir şekilde ilgisi yoktur; kaldı ki, böyle bir şey, böyle bir teşkilat yasasıyla, zaten, istense de yapılamaz. Bu arkadaşımız, sanıyorum, herhangi bir gazetede okuduğu haberi, en azından, tasarıda karşılığı var mıdır yok mudur gibi bir karşılaştırma gereği duymadan, belki, eleştirilecek bir husus olarak değerlendirdiği için burada ifade etti.

Burada sürekli, kadrolaşma sözlerinden dem vuruldu; bunu da anlamak mümkün değil. Acaba, hangi hükümet, boş kadrolarının tamamından feragat ederek, kadro cetvellerinde 1 120 kadrodan feragat ederek, yani açık bir kadro eksiltmeye giderek kadrolaşabilir?! Bunun nasıl olacağını, fiziken nasıl mümkün olabileceğini, yani, yaşadığımız reel hayatta bunun nasıl mümkün olabileceğini, bundan sonra gelecek arkadaşlar bir izah ederlerse memnun olurum. Hakikaten, biz, bunun bir yöntemini, akıl içinde, fizik imkânlar içinde bilmiyoruz; yani, bilenler izah ederse, memnun olurum. Bir taraftan, bir hükümet gelecek, kadro cetvellerinde binlerle ifade edilen rakamda bir kadro feragatında bulunacak, bunlar kadro cetvellerinden silinecek, bunların yerine atama yapmak gibi var olan bir inisiyatifi kullanmayacak; ama, bu hükümetin niyeti kadrolaşmak olacak... Ha, siz, şunu söylemeye çalışıyorsanız; birleşen bakanlık yapısında müsteşar, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük gibi azalan pozisyonlarda nasıl bir tercihte bulunacaksınız diyorsanız, elbette, liyakat tercihinde bulunacağız ve elbette, tüm teşkilat kanunlarında olduğu gibi ve elbette, cumhuriyetimiz kurulalı beri olageldiği gibi, bu konuda, siyasî iradenin, yani Meclisin güven oyunu arak siyasî iradenin oraya koyduğu bakan yetkili olacak. Doğaldır ki, bu tasarrufta o bulunacak ve eğer burada hukuku aşan bir yaklaşım varsa, bunun hesabını da o verecek.

Şimdi, kadrolaşmaya ilişkin şeyler o kadar sık söylendi, o kadar sık söylendi ki, bunların bir reel, bunların bir gerçek zemininin olması lazım, bir reel zemine oturması lazım, bir gerçeklik tabanının olması lazım. Önce, bir haber, bir iddia icat edilip, ondan sonra, o iddianın üzerinden türlü çeşitli kurgulamalarla bir tezvirat yapılırsa, buradan nereye varabiliriz, buradan nasıl bir iletişim kurabiliriz ve buradan demokrasi kültürüne ne katabiliriz; bunu anlamak mümkün değil. Burada, arkadaşlarımız, uzman yardımcılığı ve uzmanlık kadrolarının ihdas edilmesini eleştiriyorlar. Yıllardan beri bakanlıklarda bir kariyer uzmanlığı sisteminin olmayışı değil midir zaten, kadrolaşma sorununu ya da bürokraside kalite sorununu getiren şey.

Tasarı önünüzde. Tasarı, yeni uzman kadroları getiriyor; tıpkı, Dışişleri Bakanlığında, Maliye Bakanlığında, Hazine Müsteşarlığında, Dış Ticaret Müsteşarlığında ve Başbakanlıkta olduğu gibi ve belki de hiçbir uzman kadrosunda atanmayan nitelikleri de koşul olarak ileri sürüyor; yani, sadece Sümeroloji, Hititoloji, arkeoloji bölümünden mezun olmak, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin çevre plancılığı bölümünden mezun olmak yetmiyor. Sadece giriş sınavını kazanmak yetmiyor. KPDS 70 düzeyinde dil puanı isteniyor. Bu kadar ilave, ekstra şartlarla bu hükümet kadrolaşacak... İstese, kadro cetvellerine 5 000 tane ilave yapması mümkünken, kadro cetvellerini küçülterek, ama, getirdiği 600 kadroyu da geçirdiği...

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Peki, Sayın Bakan, işçileri de mi onun için sokağa attınız?!

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Değerli milletvekilim, böyle bir usul yoktur Parlamentoda; ama, ben, sorunuza da cevap vereyim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 16 Nisan 2003

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook