Çalışma saatleri hakkında
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 1.159 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Araslı (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 1.159 kelime.
Oya Araslı (CHP, Ankara). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-12-20-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; huzurunuza, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini ifade etmek için gelmiş bulunuyorum ve sizleri, şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce görüştüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği 308 sayılı yasanın hemen hemen aynı hukuka, yasama tekniğine ve bir kanun yapılırken riayet edilmesini hepimizin beklediği birtakım hususlara aykırı olan bir başka yasa teklifi daha önümüze gelmiş bulunuyor ve yürürlük maddesine gelinceye kadar da maddelerini kabul ettik.
Bu yasa teklifi de tıpkı, 308 sıra sayılı yasa teklifi gibi, usul bakımından İçtüzüğe aykırı bir biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmiştir ve bu noktalara kadar ilerlemiştir. Alınacak hiçbir karar, yapılacak hiçbir işlem, bu usulsüzlüğü gideremeyecektir; onu bilelim.
İkincisi, yine, İçtüzüğün gereği olan 48 saatlik süreler ne komisyon görüşmelerinde ne de Türkiye Büyük Millet Meclisine bu teklif inerken dikkate alınmadığı için, bu teklifte de, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin katkısı sağlıklı bir biçimde sağlanamamıştır.
Bu teklif de, tıpkı 308 sıra sayılı yasa teklifi gibi, belediyelerin coğrafî yapısını, belediye haritasını değiştirmektedir; fakat bu kez, Türkiye çapında değil, bir ilimizin çapında değiştirmektedir. Bu tür köklü değişikliklerin belli birtakım ölçütlere, belli birtakım ilkelere bağlı kalınarak yapılması gerekir. İlkönce bu ilkeler belirlenir, ondan sonra da iddia edildiği gibi, Türkiye'de bütün belediyelerin yapısı, bu ilkelere, bu ölçütlere göre tayin edilir; ama, biz, ne 307 sıra sayılı yasa teklifinde ne de 308 sıra sayılı yasa teklifinde bu ilkelerin, bu ölçütlerin ne olduğunu tespit edebilmek imkânına sahip olmadık. 308 sıra sayılı yasa teklifine bakınız, anımsayınız -eğer gecenin bu saatinde anımsayabilecek haliniz kaldıysa tabiî; bu, neredeyse insan haklarına aykırı çalışma temposu içerisinde eğer anımsayabilecek haliniz kaldıysa anımsayınız- 308 sayılı yasayla biz ne yaptık; birtakım...
ALİ TOPUZ (İstanbul)Sıra sayısı...
OYA ARASLI (Devamla)308 sıra sayılı yasa teklifiydi, yasalaştı şimdi; yasa teklifiydi, numara aldığı zaman...
Bu yasayla, biz, birtakım belediyeleri ortadan kaldırdık, onları birtakım köylere çevirdik. Şimdi ne yapıyoruz; birtakım köyleri, mahalle olarak, belediyelere bağlıyoruz. Yani, iki yasada birbirinin taban tabana zıttı iki işlem yapıyoruz.
Niye yapıyoruz; ben anlayamadım anlatılandan. Siz biliyor musunuz; bakışlarınızdan öyle anlaşılıyor ki, siz de bilmiyorsunuz; ama, böyle bir teklif geldi buraya, bir mantığını da bulabilmek mümkün değil.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Önerge sahibi milletvekilleri farkında!
OYA ARASLI (Devamla)Eğer, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüklerine bakacak olursanız, belki, eşi benzeri görülmedik bir yöntemle yasa burada yazıldı. Teklif geldi; ama, yasa burada yazıldı. 308 sıra sayılı kanun teklifi için de aynı şey oldu, 307 sıra sayılı kanun teklifi için de aynı şey oldu. Teklif geldi; ama, içi burada boşaltıldı, burada, yeni birtakım önergelerle, yeni bir içerik verildi; çıkıyor gidiyor. Teklif sahibinin anlattıkları da havada kaldı; çünkü, onun da bu teklifi verirken yazmadığı bir yasa burada şekillendi.
AVNİ DOĞAN (Kahramanmaraş)Meclisin iradesi.
OYA ARASLI (Devamla)Türkiye Büyük Millet Meclisi, böyle, Genel Kurul Salonunda yasa yazılmasına pek alışık değil. Şu tarihlere gelinceye kadar, bunların hazırlığı daha önce yapılırdı. İlk defa böyle bir olayla karşılaşıyoruz.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Bu, Meclise saygısızlık.
OYA ARASLI (Devamla)Bu kimseye karşı saygısızlık değil. Eğer, bir saygısızlık varsa, Türkiye Büyük Millet Meclisine bu saygısızlık; çünkü, bu Meclis, bu tür çalışmalara ne alışıktır, ne hazırlıklıdır, ne de layıktır. Burada, daha özenle çalışmalar yapılması gerekir. Milletimize saygımız bunu gerektirmelidir; ama, sizin, ulusumuza ve Türkiye Büyük Millet Meclisine saygısı başka şey gerektirebilir, benim ki başka şey gerektirebilir. Anlaşmayabiliriz; ama, doğrusu, burada, özenli, hazırlıklı çalışmalar yürütülmesidir.
Bakın, buraya geliyorsunuz "kör kuruşun hesabını tutuyoruz, kör kuruşu boşa harcatmıyoruz" diyorsunuz; ama, hazırlıksız çalışmalar yapıldığı zaman, hesabını bile bilemeyeceğiniz, kimseye de veremeyeceğiniz kadar kör kuruş, heder ediliyor burada; ondan haberiniz var mı?! Birazcık da bunları dikkate alın da, bu çalışmaları, daha özenli, daha hazırlıklı, daha ilkeli, daha ölçülü bir biçimde karşımıza getirin.
Biz, bir kamu reformu yapılmasından yana olmayan bir parti değiliz; biz, bir yerel yönetimler reformunu herkesten fazla isteyen, programına, seçim bildirgesine bunu yazmış bir partiyiz; ama, bizim istediğimiz, ciddî bir reform. Böyle, gece yarısı, sabaha karşı, önergelerle, alelacele, ilkesi, ölçütü, ölçüsü belli olmayan birtakım düzenlemelerle reform yapılmasına kesinlikle taraftar değiliz; buna, reform adını da vermiyoruz; buna, desteğimizi ve oyumuzu da vermiyoruz.
Bir şehri perişan ediyorsunuz. Bir ilkesi yok; birtakım belediyeleri alıp, yok edip, ile bağlıyorsunuz; hangi ölçüye dayanarak, hangi gerekçeyle?! Bunları bana izah edebilecek kimse var mı; bunları, kimse, burada, doğru dürüst izah etmedi; teklif sahibi izah etti diyorsanız, teklif sahibinin teklifi diye bir şey ortada kalmadı. Yepyeni bir şey, kimin teklifi olduğu belli olmayan bir şey görüşüldü, çıkıyor, gidiyor ve bir güzel ilimiz, geriye dönülmesi mümkün olmayacak biçimde, bir karmaşanın kucağına atılıyor. Karmaşa burada da bitmiyor; bu yasa, bir yerel seçim arifesinde çıkıyor ve şu anda, birtakım aday adayları çalışmalarını yaparken, birtakım seçmen arkadaşlarımız, ileriye dönük hesaplarını, onlarla teması, onların programları doğrultusunda şekillendirmeye başlamışken, siz, oyun başladıktan sonra, bu yasayla, oyunun kurallarını değiştirmeye kalkışıyorsunuz ve gece yarıları bunu yapıyorsunuz.
Sanki uygulayabilecekmişsiniz gibi, sanki Anayasada bir 67 nci madde ve onun bir son fıkrası yokmuş gibi, bizleri, şu saatlere kadar, buralarda yoruyorsunuz. Bizim, bu, görevimiz; ama, şunu da hatırlatayım: Otobüs şoförüne, taksi şoförüne, belli bir saat mesai yaptıktan sonra, direksiyon kullandırmıyorlar. Burada yaptığımız iş, direksiyon kullanmaktan daha az önemli bir iş mi ki, siz, bizi, şu kadar saat, şuralara kadar çalışmaya mecbur ediyorsunuz.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Sayenizde!
OYA ARASLI (Devamla)Çalışmaktan kaçtığımız yok. Çalışmayalım diye bunu söylemiyorum; ama, sağlıklı iş çıkarmamızı sağlayınız diye bunu söylüyorum.
Bakınız, bizler burada perişan vaziyetteyiz. Arka sıralarda uyuyan arkadaşlarınız var; sizin içinizde de var. Şurada, stenograf arkadaşlarımız perişan vaziyetteler; bir günün yükü üzerlerinde, bir günü kapattılar ve ertesi günü neredeyse yarılamış vaziyetteler. Buna kimin hakkı var ve ne için; şurada yazılan bir teklif için. Bununla Türkiye'ye iyilikler getirmek iddiasındasınız. İyilikler bu şekilde gelmez. Bu, çalışıyor görüntüsü verip hiçbir şey yapmamak demektir. Bu, çalışıyor görüntüsü verip boşa iş yapmak demektir; çünkü, şu koşullarda yapılan işler, ya Cumhurbaşkanından dönmektedir ya bu çalışma ortamı nedeniyle yapılan dikkatsizlikler sonucu Anayasa Mahkemesinde iptal edilip gelmektedir ve bizim, şurada yaptığımız çalışmalar heder olmaktadır. O, sık sık dile getirdiğiniz kör kuruşlar da bol miktarda heder olmaktadır; bunu yapmayınız arkadaşlar.
Eğer bir kamu yönetimi reformu gerekiyorsa, eğer bir yerel yönetimler reformu gerekiyorsa, getirin, ciddî bir biçimde, oturalım, tartışalım, ilkesini belirleyelim, ölçütünü belirleyelim, üzerinde anlaştığımız hususları bilelim, ona göre çıkaralım. Birtakım belediyeler belirlemişsiniz. Yani, belediyeleri küçültmek mi istiyorsunuz, büyütmek mi istiyorsunuz, ona bir karar verin; çünkü, bir teklif getiriyorsunuz belediyeleri yok ediyorsunuz, bir teklif getiriyorsunuz birtakım belediyeleri yok ederken, birtakım belediyeleri de büyütüyorsunuz. Ne yapmak istiyorsunuz, önce, bir kendiniz karar verin, ondan sonra da...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın Sayın Araslı.
OYA ARASLI (Devamla)Bitiriyorum efendim.
... hep birlikte, doğrusu ne ise onu uygulayalım; ama, böyle, nereye gittiği belli, olmayan, birbirine zıt istikamette birtakım düzenlemelerle hiçbir yere varamayız, Türkiye'yi de hiçbir iyiliğe doğru götüremeyiz.
Oyunuzu verirken umarım bu söylediklerimizi dikkate alırsınız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu şekilde hazırlanmış, bu şekilde gayriciddî bir biçimde Yüce Meclisin önüne çıkarılmış olan bir teklife asla ve kat'a olumlu oy veremeyeceğimizi bir kere daha yineliyorum ve sizleri burada dile getirilen hususları bir kez daha -oyunuzu kullanırken- dikkate almaya davet ediyorum.
Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 20 Aralık 2003