Maden kan.ve bazı kan.değ.yap.ilişkin kan.tas.
Zonguldak Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 93. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Mayıs 2004 · 720 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Polat Türkmen (AK Parti), 26 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KAN.VE BAZI KAN.DEĞ.YAP.İLİŞKİN KAN.TAS.); konuşma 720 kelime.
Polat Türkmen (AK Parti, Zonguldak). “Maden kan.ve bazı kan.değ.yap.ilişkin kan.tas”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/polat-turkmen-22-2004-05-26-maden-kan-ve-bazi-kan-deg-yap-iliskin-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
POLAT TÜRKMEN (Zonguldak)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; görüşülmekte olan Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Osmanlı İmparatorluğunda 1858 tarihli Arazi Kanunu yürürlüğe girinceye kadar madenlerle ilgili herhangi bir düzenleme mevcut değildi. Arazi Kanunuyla sadece madenlerin mülkiyeti düzenlenmiştir. Zonguldak kömür havzasında elde edilen tecrübeler ve dünyadaki gelişmeler sonucunda, 1862 yılında, Fransız Maden Kanunundan esinlenerek Maadin Nizamnamesi yürürlüğe konuldu. Maadin Nizamnamesi birkaç defa değişikliğe uğramıştır. 23 Mart 1922 tarihinde Madenlerin Aranması ve İşletilmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. 11 Mart 1954 tarihinde 6309 sayılı Maden Kanunu yürürlüğe girene kadar Maadin Nizamnamesi ve Madenlerin Aranması ve İşletilmesi Hakkında Kanun madenciliğimizi düzenlemiştir. 6309 sayılı Kanun, devlet ve özel sektör arasında eşitlik sağlamaya çalışmış; fakat, madencilik sektörünün ihtiyaçlarını karşılayamamıştır. 1985 yılında ise, hâlâ yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanunu yürürlüğe girmiş, aynı yıl içerisinde birçok maddeleri değiştirilmiş, yine de, Kanunun 46 ncı maddesi, 1994 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
3213 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren hızlı bir şekilde eskimiş ve birçok boşluk olmuştur. Kanun, madencilere yardımcı olmaktan ziyade, ruhsat iptalleriyle, sektörün içinde olanları tehdit eder hale gelmiştir. Mevcut Maden Kanunumuz, hiçbir tarafı memnun etmediği gibi, uygulaması sırasında birçok aksaklıkları da beraberinde getirmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir ülkenin doğal zenginliklerinin olması ve rezervlerinin büyüklüğü, madencilik sektörünün ilerlemesi için yeter koşul değildir; o ülkede, uygulanabilir, bilimsel, sektörü destekleyen, geliştiren, verimliliği teşvik eden, güven ve istikrar sağlayan bir hukukî altyapının olması kesin şarttır.
Ülkemizin madenlerinin çeşitlerini artırma olanağımız veya rezervlerimizi büyütme imkânımız yoktur; ancak, bugünkü ve gelecek nesillere, ekonomik ve millî çıkarlarımıza hizmet eden bir potansiyeli, millî bir madencilik politikasıyla bırakma imkânımız vardır.
Madencilik politikamızın temellerini şu esaslara oturtmamızda yarar vardır: Madencilik sektörümüz topluma en çok ekonomik katkıyı sağlamalıdır. Maden kaynaklarımız, çağdaş, bilimsel yöntemlerle aranmalı ve en verimli biçimde işletilmelidir. Toplumun çıkarları ile işletmelerin çıkarları uyuşmalıdır. Madencilik faaliyetleri ekolojik sistemle uyum içerisinde olmalıdır. Ülkenin stratejik çıkarları gözetilmelidir. Madencilik sektörünün ülke sanayiine ucuz hammadde girdisi sağlaması hedeflenmelidir. Sektör, uç ürünlere ve yüksek katmadeğerlere doğru teşvik edilmelidir.
Yüce Meclisimizin değerli üyeleri, Türkiye, yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülkedir. Ülkemizde belirli bir madencilik politikasının bugüne kadar belirlenmemiş olmasına, yeterli hukukî altyapının oluşmamasına ve son yirmi yıldır arama faaliyetlerine gerekli özenin gösterilmemesine rağmen, ülkemiz, 132 maden ülkesi arasında madencilikte 28 inci sırada, ürün çeşitliliği açısından ise 10 uncu sıradadır. Türkiyemizde 50'nin üzerinde maden ve mineralin üretimi yapılmakta ve 2,9 trilyon dolar civarında maden potansiyeli bulunmaktadır. Şu anda 2 200 000 000 dolar civarında yıllık maden üretimi yapan ülkemiz, yeterli ve teşvik edici bir hukukî zeminle, yirmi yıl içerisinde 20 milyar dolarlık bir üretim potansiyeline ulaşabilir. Özel sektörün madencilikteki payının artırılması ve yabancı sermayenin önündeki engellerin kaldırılması halinde, Türkiye, uluslararası alanda rekabet edebilen, sanayiine ucuz girdi sağlayabilen ülkelerden biri olabilir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüksek huzurunuza hükümetimiz tarafından getirilen Maden Kanunu ve sektörü ilgilendiren diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı, Türk madenciliği açısından bir milattır. Bu tasarının, desteklerinizle kanunlaşması halinde, ülkemiz, madencilik sektörü açısından yeni bir döneme girecektir; ülkemizin gelişmemiş birçok bölgesi, sektörün harekete geçmesi halinde büyük ekonomik katkılara sahip olacaktır. Emek yoğun bir sektör olan madencilik, yüzbinlerce gencimize iş imkânı sağlayacaktır. Artık, ülkemiz, üzerinde fakir insanları, yeraltında ise değerlendirilmeyen zenginliklere sahip olan bir ülke olmaktan kurtarılacaktır.
Hükümetimizin Yüce Meclise sevk ettiği tasarıda maden tanımı genişletilmiş, madenlerin aranması ve işletilmesinde uygulama kolaylıkları getirilmiş; devletin madencilikten sağladığı gelirler düzenlenerek, üretilen cevherlerin satış tutarı üzerinden devlet hakkı ödenmesi ilkesi benimsenmiştir. Madenciliğin ekolojik sistemle uyum sağlaması ve ayrıca, kültür ve tabiat varlıklarının korunması hedeflenmiştir. Madencilikte teşviklerdeki adaletsizlik ortadan kaldırılmış, yabancı sermaye teşvik edilmiştir. Ülkemiz açısından stratejik öneme sahip madenlerimizin verimli işletilmesi ve millî çıkarlarımız gözetilmiştir. Kamulaştırma konusundaki boşluk ortadan kaldırılmış, tekelleşmenin önüne geçilmiştir. Atıl durumda ve verimli olarak işletilmeyen maden sahalarının ekonomiye kazandırılması hedeflenmiştir. Madenciliğimiz, özel sektör açısından cazip hale getirilerek, bürokratik engellere son verilmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ülkemiz, artık, madencilikte hammadde kaynağı olan bir ülke olmaktan çıkıp, sanayiiyle entegre olmuş, katmadeğeri yüksek uç ürünler üretebilen, dünyayla rekabet edebilen bir ülke olmak durumundadır. Uzun yıllardır beklenilen, güvenilir, istikrarlı bir hukukî altyapının oluşturulması AK Parti İktidarına nasip olmuştur.
Yüce Mecliste görev yapan gerek iktidara gerekse muhalefete mensup bütün arkadaşlarımızdan, Türk madenciliği açısından milat kabul ettiğimiz bu yasa tasarısına destek ve katkı bekliyor; Sayın Başkanım, şahsınızda Yüce Heyetimizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun tasarısının hazırlanmasında emeği geçen bütün kurum ve kuruluşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.
Saygılar sunuyorum hepinize. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 26 Mayıs 2004