Türk ceza kanununun yürürlük ve uygulama şekli hk. (s.s.675)
Kırıkkale Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Kasım 2004 · 663 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ramazan Can (AK Parti), 4 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HK. (S.S.675)); konuşma 663 kelime.
Ramazan Can (AK Parti, Kırıkkale). “Türk ceza kanununun yürürlük ve uygulama şekli hk. (s.s.675)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-can-22-2004-11-04-turk-ceza-kanununun-yururluk-ve-uygulama-sekli-hk-s-s-675 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni Ceza Kanunumuzun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki, kanun tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; temel bir kanun çıkarıldığında, bu kanunun yeni hüküm ve değişikliklerinin kanunlaşıp yürürlüğe girmelerine kadar uygulamada boşluk doğmaması ve herhangi bir aksamaya yer bırakılmaması; ayrıca, bu kanun ceza kanunu ise, sanığın lehine olan hükümlerin makabline şamil uygulanması ve uygulamada beraberliği sağlama adına, kanunun ardından yürürlük kanunu çıkarılmaktadır.
Nitekim, yeni Türk Ceza Kanununun yürürlük kanunu -yani, bu tasarı- 12.5.2003 tarihinde Başbakanlıkça Meclis Başkanlığına sunulmuştur. Adalet Komisyonunun gündemine ise, 1.11.2004 tarihinde alınmış ve altkomisyon kurularak kısa bir zamanda kabul edilmiştir.
Acele edilmesinin sebebi ise, uygulamadaki farklılıkları ve mağduriyetleri gidermek içindir.
Sayın Ayvazoğlu'nun da belirttiği üzere, uygulamalarda, mahkemelerce infazın ertelenmesi, durdurulması, devam edenler için ön mesele yapılması veya yapılmaması şeklinde farklı kararlar verilmiştir.
Kimi mahkemeler, sanığın lehine olan hükümlerde, yeni Türk Ceza Kanununun yayımı tarihini yürürlük tarihi yapmış, infazı ertelemiş, kanunun yürürlük tarihi olan 1 Nisan 2005 tarihini beklememiştir. Doğru olan da budur. Kimi mahkemeler, sanığın lehine olan hükümlerde dahi, 1 Nisan 2005'i bekleyelim diyerek infazı durdurmamıştır. Tasarının amaçlarından biri de, bu farklı uygulamalara son vermektir.
Ceza hukukunun zaman bakımından uygulanmasında ise, kişi hak ve hürriyetleri açısından güvence oluşturması esastır. Ceza hukukunda bu, bir kuraldır, genel prensiptir. Bu hüküm kayda düşülmese bile, uygulanması gerekir. Hâkim, hukuk üretirken bu prensibi gözardı edemez.
Fail, fiili işlediği zaman yürürlükte olan kanunlara göre fiili suç teşkil ediyorsa, cezalandırılabilecektir. Fiil, işlendikten sonra yürürlüğe giren kanunda suç olarak tanımlanmışsa, bu kanun sanığın aleyhine olduğu için, uygulama alanı bulamayacak ve sanığa bu fiilden dolayı ceza verilemeyecektir. Yeni suçlar ihdas eden bir kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen fiiller açısından uygulama alanı bulabilecektir.
Yeni çıkardığımız 5237 sayılı Türk Ceza Kanunuyla suç olarak tanımlanan bir fiil, 765 sayılı eski kanunda suç olarak tanımlanmamış ise, bu kanun 1 Nisan 2005 tarihinden sonra işlenen fiiller için uygulama alanı bulabilecektir. Sanığın aleyhine olan durumlarda, eskiye yürütülme geçerli olmayacaktır. Keza, bir suçun unsurlarında, cezasında, mahkûmiyetin neticelerinde, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla failin aleyhine değişiklikler yapılması halinde uygulanamayacak; ancak, bu genel prensibin de bir istisnası mevcuttur. Bir fiil, yürürlüğe giren yeni bir kanunla suç olmaktan çıkarılmış ise, işlendiği zamanın kanununa göre suç olsa bile fail cezalandırılamaz. Yeni kanundaki hüküm, failin lehine olması halinde, makabline şamil olarak uygulanacaktır.
Yine, sonradan yürürlüğe giren kanun, suçun unsurlarında, cezasında, mahkûmiyetin neticelerinde failin lehine değişiklikler yapması durumunda, yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan fiiller açısından uygulama bulabilecektir.
Zaman bakımından bu uygulama sanığın lehine olması halinde, suçun unsurlarında, cezalandırılabilme şartlarında, cezasında, hatta güvenlik tedbirlerinde değişiklik yapılmasında dikkate alınacaktır.
Diğer yandan, akla şöyle bir soru gelebilir: Yeni Ceza Kanunu 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe gireceği halde nasıl uygulama alanı bulabilecektir? Sanığın lehine olan bu hükümlerin teminatı genel prensiptir, kamu düzeni gereğidir. Kişi hak ve hürriyetinin teminatı olan bu kurala göre, kanunun yayımı tarihi sanığın lehine olan hükümlere uygulanması için, yayımı tarihinin yürürlük olarak mahkemelerce uygulanması bir mecburiyet olmak durumundadır.
Nitekim, tasarının 9 uncu maddesinde "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlığıyla, "1 Nisan 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, yeni Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir.
Birinci fıkra hükmü, 1 Nisan 2005 tarihinden önce verilip de, Yargıtay tarafından lehe olan hükümlerin uygulanması hususunda değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilen hükümler hakkında da uygulanır. Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" ve 10 uncu maddesinde de "1 Nisan 2005 tarihinden önce kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararları hakkında bu kanunun lehe olan hükümleri öncelikle dikkate alınarak, 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 402 nci maddesi uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir" denilerek, uygulamadaki farklılıklara ve mağduriyetlere emredici bir hükümle son verilmiştir.
Bu tasarıyla, ayrıca, Yeni Türk Lirası da dikkate alınmıştır. Bu tasarı, gerek altkomisyonda gerek üstkomisyonda CHP'li arkadaşlarla beraber, uyum içerisinde çıkarılmıştır. Bu tasarıya destek veren, emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 4 Kasım 2004