İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ceza muhakemesi kanununda değişiklik yapılması hk. (s.s. 903)

Ramazan Can

Kırıkkale Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Mayıs 2005 · 694 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ramazan Can (AK Parti), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S. 903)); konuşma 694 kelime.

Ramazan Can (AK Parti, Kırıkkale). “Ceza muhakemesi kanununda değişiklik yapılması hk. (s.s. 903)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-can-22-2005-05-25-ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-s-s-903 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 903 sıra sayılı Kilis Milletvekili Hasan Kara ile 2 milletvekilinin, Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ceza Muhakemesi Kanununun temel amacı, maddî gerçeğe ulaşmaktır; ancak, bu hedef, insan hak ve özgürlüklerini vurgulayan adil yargılanma hakkına riayet ederek gerçekleştirilmelidir.

Bu manada, halen meri 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun aksayan yönleri bulunmaktadır. Bu nedenle, bu eksiklikleri gidermek için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince belirlenen kurallara uygun bir kanun çıkarılması amaçlanmıştır.

Netice itibariyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, toplumsal mutabakat ve Mecliste oybirliğiyle çıkarılmıştır. Bu kanunla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince saptanan kurallara uyulmuş, tanık dinlenmesi ve güvencesi sağlanmıştır. Uzlaşma usulünün uygulanması, sanık haklarının korunması, sosyal düzenin korunması ile bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması arasında denge tesisiyle maddî gerçeği ortaya çıkarmak, adil yargılama ilkelerine riayet ederek adil yaptırımlara hükmedip uygulamak, bu kanunla düzenlenmiştir.

Söz konusu stratejinin temel amacı, maddî gerçeğe ulaşmaktır; ancak, gerçeğe ulaşırken, adil yargılama hakkına riayet edilmesi esas olmalıdır. Ceza adalet sistemi, bu denge üzerine tesis edilmelidir. Dengeyi sağlayacak esas güvenceler, bugün itibariyle anayasalarda ve uluslararası hukuk metinlerinde yer bulmaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanununun amacı, sadece sanığın haklarını korumaktan ibaret olmamaktadır; sanığın yanında, müdahilin ve mağdurun haklarını korumak da bu kanunun amacı olmuştur. İşte, bütün anlatılan tespit ve değerlendirmeler, 5271 sayılı Kanunun karşılığını bulmuştur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunuyla insan haklarına saygı gösterilmesi zorunluluğu esas olmakla birlikte, maddî gerçeği ortaya çıkarmayı sağlayacak tedbirleri almak, buna yönelik yetkileri kabul etmek, hürriyeti kısıtlayıcı tedbirlere ancak zorunlu ve ivedi hallerde başvurmak, bunların genel değil istisna olmasına dikkat etmek, kesin ihtiyaç ölçüsünde kısıtlamaya gitmek, bu kanunla tesis edilmiştir.

Bu kanun, demokrasinin, temel hak ve hürriyetlerin teminatı olmuştur. Demokrasi, kimsenin tekelinde değildir. Bu Meclis çatısı altında bulunan herkes demokrattır. Tatbikatçıların, özellikle Yargıtayın taleplerine cevap vermek, bu Meclisin tabiî ki görevlerinden biridir. Ne zamandan beri, Yargıtayın taleplerini, tatbikatçıların taleplerini karşılamak demokrasiye aykırı davranmak oluyor?!

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun, toplumsal mutabakatla, muhalefetiyle iktidarıyla, Mecliste bulunan bulunmayan bütün siyasîlerin desteğiyle çıkarılmıştır. 5271 sayılı Kanun, bu nedenle, Avrupa İnsan Hakları mahkemesince saptanan kurallara uyan, sanığın adil yargılanma hakkını esas almakla birlikte karşı tarafta bulunan müdahil ve mağdurun haklarını da dengeleyerek, adil yargılanma ilkesi doğrultusunda, maddî gerçeğe ulaşmayı hedef almıştır ve Avrupa Birliği müktesebatına da uyum sağlayan kanun olmuştur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 5271 sayılı Kanunu, bu Meclis, iktidarıyla muhalefetiyle uyum içerisinde birlikte çıkarmıştır; ancak, kanunun yürürlüğe girmesi ertelenmiştir. Bu erteleme süresi içerisinde, başta Yargıtay olmak üzere, tatbikatçılar tarafından bazı maddelerin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğacağı belirtilmiştir. Biz siyasîlerin görevi, bu sıkıntıları, bu telafisi güç ve imkânsız zararların en aza indirilmesi için çalışmaları göstermektir. Bu nedenle, bu teklif, bir ihtiyaçtan, bir zaruretten doğmuştur. Bu teklifi veren arkadaşlara teşekkür ediyorum. Tabiî ki, Ceza Muhakemesi Kanunu, anayasal hak ve özgürlükler açısından önem taşıyan yasalardan biridir. Bu nedenle, bu yasaya, kimi hukukçular, Anayasanın yürürlük kanunu dahi demektedir. Gerçekten, kurucu iktidarların değişikliğe bu kanundan başlaması bu görüşü de teyit etmektedir.

5271 sayılı Kanun, bu yönüyle, 1412 sayılı Kanundan hayli ileri bir kanundur; ancak, bu teklifte bu yönün daraltıldığı iddia edilebilir. Bu görüşe saygı duymamak mümkün değildir; ancak, 5271 sayılı Kanunda hazırlık soruşturmasının patronu cumhuriyet savcısı olmakla birlikte, bazı işlemlerde hâkimden onay alınması, işlemlerin yargı denetimine tabi olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, diğer yandan, cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluğun -adlî kolluk da olsa- savcının yerine geçip işlem ve eylemde bulunması, yukarıda arz ettiğim değerleri zedelemiş olabilir. Bu yöndeki tenkitler haklı olmakla birlikte, eğer, cumhuriyet savcıları yetkilerine sahip çıkarlar, yetkilerine tecavüzü önlerlerse, kolluğun istismarı karşısında denetim fonksiyonlarını, hesap alma haklarını işletirlerse, kolluğun istismarını önleyerek, yetkilerini de kullanarak, temel hak ve hürriyetlere sahip çıkarak, 5271 sayılı Kanunun temel hak ve hürriyetlere riayet eden bir kanun olduğunu uygulamada ispat edebilirler.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sadece, kanun koyucunun, iyi niyetle yasa metnini kaleme alması mümkün olmayacağı, tatbikatçıların, görevlerini hukuka uygun olarak ifa etmeleri ve yetkilerine sahip çıkmalarıyla mümkün olabilecektir; yani, bu kanunun, temel hak ve hürriyetlere saygılı bir kanun olmasını sağlamak, Anayasada belirtilen hak ve hürriyetlerin uygulamasını temin etmek ve sağlamak, en az bizim kadar kolluk görevlileri ile hâkim ve savcılarımızın görevi diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 25 Mayıs 2005

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook