Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)
Isparta Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 27. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Aralık 2004 · 715 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Özel (AK Parti), 4 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 715 kelime.
Recep Özel (AK Parti, Isparta). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-ozel-22-2004-12-04-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA RECEP ÖZEL (Isparta)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce, konuşmacıların, 139 ve 140 ıncı maddeler üzerinde konuşurken, hükümetin, komisyon üyeleri üzerinde çok ciddî baskısı olduğu yönünde birtakım sözlerini işittik. Biz buna katılmıyoruz; hükümetin birden çok önergesini reddettiğimiz de oldu. Komisyonda tartışıldı, çok güzel bir tartışma ortamı oldu; bütün sivil toplum örgütlerinden gelenler oldu, Yargıtaydan gelenler oldu. Güzel bir tartışma ortamında bu tasarıyı hazırladığımız düşüncesiyle bu suçlamaları kabul etmiyorum. Hiçbir zaman, hükümetin, idarenin, yürütmenin, komisyon üyeleri üzerinde hiçbir baskısı da olmamıştır.
Her ne kadar Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısının 157 nci maddesi üzerinde söz almış olsam da, tasarının İkinci Kitabı içerisinde yer alan, soruşturma, suçlara ilişkin şikâyet ve ihbarlar, adlî kolluk, kamu davasının açılması, iddianame, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve hukuk sistemimize, yargılama sistemimize yeni giren iddianameyi iade müessesesi üzerinde; yani, 157 ilâ 174 üncü maddeler üzerinde söz almış bulunmaktayım; görüşlerimi açıklayacağım.
Soruşturma evresinin içeriği, kapsamı ve sınırları, bu aşamada nelerin olacağı, ne suretle cereyan edeceği, tarafları ve yetkileri bu bölümde belirtilmiştir. Soruşturmanın kralı savcıdır. Soruşturmanın başından sonuna kadar tüm yetki savcıdadır. Soruşturma evresinde genel olarak usul işlemleri gizlidir. Soruşturma evresinin gizliliği, ceza adaletine, doğruluk, dürüstlük, gerçeğe ulaşma ilkesine uyulması için zorunluluktur. Ancak, her şeyden önce, suçsuzluk karinesinin sağlam tutulabilmesi yönünden de vazgeçilemez niteliktedir. Aksi takdirde, bizde ve bazı zamanlar diğer ülkelerde de örneklerine rastladığımız yargısız infazlar sonucu, insanlar ıstıraplara sürüklenmekte, telafisi imkânsız zararlar doğmakta, bireyin toplum önündeki itibarı bir iftira uğruna zedelenmekte, böylece, suçsuzluk karinesi lafta kalmaktadır.
Tasarı, soruşturma evresinde, tarafların ve özellikle şüphelinin ve avukatının, müdafiin yetkilerini belirtmektedir. Avukat, belirli istisnalarla soruşturma dosyasını inceleme olanağına sahiptir. Soruşturması devam eden suçlar hakkında halkın bilgi sahibi olma ihtiyacı da vardır. Medyanın, bu suçlar hakkında bilgilenerek, halkın bilgi edinme ihtiyacını karışlamak görevi de vardır. Medya mensupları, bu konularda doğru haber elde edemediklerinde, öteden beri devşirilen ve çoğu kez yanlış olan bilgileri halka yansıtmakta ve insanların en temel hakkı olan suçsuzluk karinesi böylece ihlal edilmektedir.
Bu bölümde, ihbar ve şikâyetlerin hangi mercilere yapılacağı, ihbar ve şikâyetin usul ve kurallarına ilişkin maddede gösterilmiştir.
Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği görünümünü veren bir hali öğrenir öğrenmez, hemen, gerçeği saptamak üzere, harekete geçecektir. Hedefi, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermektir.
Demek oluyor ki, ilk iş, şüphe karşısında, gerçeği belirlemeye çalışmaktır. Bu aşamada, adlî kolluk, cumhuriyet savcısının temel yardımcısıdır. Batı hukukunda, kolluğun, temelde işi yürüttüğü bu aşamaya "araştırma" denilmektedir.
Cumhuriyet savcısı, esaslı ihbar üzerine, işin gerçeğini araştıracaktır; ama, ihbarın daha başlangıçtan esassız olduğu anlaşılıyorsa, yine de araştırmaya girişilmesi gerektiği söylenemez. Cumhuriyet savcısının temel görevi, suç işlendiği izlenimi veren bir hali görüp öğrendiğinde, gerçeği araştırarak işe girişmektir. Cumhuriyet savcısı, gerçeği, şüphelinin aleyhine ve lehine olan hususları eşit bir çaba göstererek araştıracaktır.
Soruşturma evresinin temel görevini yerine getiren organın faaliyetlerinde, 4 ilke egemen olmalıdır. Bunlar, etkinlik, sürat, dürüstlük ve hakkaniyettir.
Soruşturma organı, delilleri ahlakîliğe uygun olarak toplamakla yükümlüdür.
Tasarının kabul ettiği sistemde, soruşturmanın cumhuriyet savcısı tarafından yapılması ve adlî kolluğun yardımından yararlanılması esastır; ancak, soruşturma işlemleri, kişi özgürlüklerine ve özel hayata müdahaleyi gerektirdiğinde, hâkime başvurulması da esastır.
Kamu davasını açma görevi, cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, savcı, bir iddianame düzenler.
Tasarının temel amacı, yargılanmanın, adil yargılama ilkesine tam sadık kalınarak süratlendirilmesi ve kovuşturmanın duruşmadan duruşmaya sürüklenmesini ve böylece, parçalı adaleti önlemek olduğundan ve bu amaca ulaşmanın bir çaresi de ceza adalet sistemini olanak ölçüsünde boşaltmak, soruşturma evresinde filtreyi etkinleştirmek olduğundan, değişik hükümler de bu tasarıda getirilmiştir. Örneğin, iddianamenin iadesi kurumu getirilerek, davaların sürüncemede kalması, çalakalem hazırlanan iddianamenin, artık, olmaması, mahkeme önüne bir olayın tüm olguları, delilleriyle gelmesi ve mümkün olduğu kadar kısa sürede bitirilmesi, ana hedef olmaktadır. Bu müesseseyle, davaya bakacak olan mahkeme, kamu davasının açılması için, delillerin yeterli şüpheyi ortaya koymasına karşın, iddianamede, fazla önemi olmayan bazı noksanlıklar saptarsa (örneğin, şüphelinin açık kimliğinin belirtilmemesi, uygulanması gereken kanun maddesinin gösterilmemesi, bütün delillerin mahkemeye verilmemiş olması ve benzeri gibi) iddianamenin tamamlanması için, iddianamenin kendisine tevdiinden itibaren yedi gün içerisinde cumhuriyet savcılığına geri verilmesine karar verecektir. Savcılık, eksikleri giderdikten sonra, yeniden iddianame tanzim ederek kamu davasını açacaktır.
Bu kurum, işin mahkeme önüne tam gelmesini sağlayacak, gereksiz duruşma taliklerinin de önüne geçecektir. Yaptığımız bu düzenlemelerden murat, tüm vatandaşlara "evet, şimdi adalet yerini buldu" dedirtmektir, hiçbir şüpheye yer vermeden suçlunun cezasını gördüğü bir sistemi oluşturmaktır, böylece de mülkün temelini sağlamlaştırmaktır.
Hepinize saygılar sunarım efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 4 Aralık 2004