İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · SALI

Savunma sanayi güvenliği kanunu tasarısı (.s.s.464)

Sedat Pekel

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Haziran 2004 · 932 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sedat Pekel (CHP), 29 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAVUNMA SANAYİ GÜVENLİĞİ KANUNU TASARISI (.S.S.464)); konuşma 932 kelime.

Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Savunma sanayi güvenliği kanunu tasarısı (.s.s.464)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-06-29-savunma-sanayi-guvenligi-kanunu-tasarisi-s-s-464 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA SEDAT PEKEL (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu Tasarısının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, savunma sanayii, tek alıcıya olan bağımlılığı, bu alıcıya özel ve sınırlı ihtiyaca dayalı üretim yapma zorunluluğu ve güvenlik, gizlilik gibi özel koşullarıyla, tüketici sektöründe geçerli kuralların bire bir uygulanmasının mümkün olmadığı bir sektördür. Savunma sanayii, aynı zamanda, sürekli bir tedbir, karşı tedbir geliştirme ihtiyacı içinde, daima en ileri teknoloji alanlarına, araştırmaya, özgün teknoloji ve ürün geliştirmeye odaklanmıştır. Gelişmiş Batılı devletler, uygun kamu tedarik yaklaşımlarıyla sektörün bu özelliklerini çok iyi değerlendirmişler ve savunma sanayiini, ülkelerinin bilimsel ve teknolojik altyapısını geliştirmek için de başarıyla kullanmışlardır. Bu ülkelerdeki savunma sanayii firmaları, ana sistemler ve teknolojiler düzeyinde, uzman firmalararası görev dağılımı ve işbirliğine dayanan bir ana yüklenici-alt yüklenici modeli çerçevesinde uygulanan bilinçli kamu alımları politikalarıyla uluslararası alanda etkin birer güç haline gelmişlerdir. Teknoloji odaklı olup, ülkenin stratejik bilim, teknoloji politikaları paralelinde belirlenen bu model, tüm dünyada yalnızca savunma, havacılık ve uzay gibi stratejik sektörlerde uygulanmaktadır. Bu uygulamaya çok uzun süre önce geçmiş olan gelişmiş ülkeler, son yıllarda bu modeli daha da geliştirerek, şirket birleşmeleri yoluyla savunma sanayilerini daha verimli ve güçlü bir yapıya kavuşturmaya çalışmaktadırlar.

Sayın milletvekilleri, bir ülkenin savunma sanayii alanındaki yeri, ülkenin sanayi altyapısı, olanakları ve teknolojik düzeyiyle belirlenmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunulan silah, malzeme, araç ve gereçler çok hassas ve yüksek teknoloji gerektiren ürünler olup, insan hayatıyla yakından ilgilidir.

(x) 464 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Savunma sanayii, diğer sanayi sektörlerinden önemli farklılıklar gösterir. Savunma sanayiinde sistem kavramı son derece önemlidir. Sistematik bir yaklaşım ve süreç gerçekleştirilemediği takdirde bu alanda gelişme sağlanması çok zordur. Bu sistematik yaklaşımın en üstünde devlet politikası yer almaktadır. Bu politika çerçevesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin nasıl teşkil ve teçhiz edileceğinden, ne tür silah sistemlerinin, hangi kaynaklardan tedarik edileceğine kadar geniş bir organizasyon içinde, devletin sivil ve askerî yetkililerinin çok yakın bir ekip çalışması söz konusudur. Bu ekip çalışmasına, uygun aşamalarda savunma sanayicileri de katılır. Savunma sanayii, diğer sektörlere göre çok pahalı bir altyapı ve yüksek teknoloji kullanımını gerektirmektedir.

Değerli milletvekilleri, savunma sanayii ürünlerinin pek çoğu kritiktir, gizlilik gerektirir. Tasarımda gizliliğinin sağlanması şart olan ürünler ulusal olmak zorundadır. Örneğin, silah araç ve gereçlerinde bilgisayar teknolojisinin kullanılması zorunludur. Bu ürünlerin yazılımlarını kendiniz yapmıyorsanız, en hayatî yer ve zamanda sistemlerinizin çalışmayabileceğini önceden düşünmek zorundasınız. Tabiî, askerî harekât ihtiyacının belirlenmesinden sonra istenilen malzeme, araç ve gereç o sırada üretilmiyorsa, uzun bir araştırma-geliştirme, prototip imali, deneme ve seri imalat dönemi gerekmektedir. Bu süreç, çoğu zaman, yıllarca devam eder ve büyük bir kaynak kullanımını gerektirir.

Bu bakımdan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları daha uzun vadeli ve yönlendirici olarak belirlenmeli; planlamada, teknoloji ve finansman boyutları ihmal edilmemeli; bu planlama yeterli süre önceden duyurularak, yerli üreticilere, hazırlık ve yatırım için gerekli zaman sağlanmalıdır.

Savunma sanayii alanındaki gelişmelere rağmen, Türk Silahlı Kuvvetlerinin savunma sanayii ürünleri ihtiyacının ancak yüzde 20'ye yakın bölümünü yurt içinden sağlayabiliyoruz. Bu oranı, en kısa zamanda daha yukarılara çıkarıp, Silahlı Kuvvetlerimizin dışa bağımlılığını azaltmak zorundayız. Bu alanda faaliyet gösteren bütün kurum, kuruluş ve tesislerin ortak hedefi bu olmalıdır.

Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, savunma sanayiinin gelişmesine paralel olarak savunma sanayii güvenliğinin sağlanması, özellikle teknoloji transferi ve mevcut teknolojinin istenmeyen kişi, kuruluş ve ülkelerin eline geçmemesi günümüzde büyük önem kazanmış, bu nedenle konu üzerinde özel bir çaba sarf edilerek, 1993 yılında, Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde Savunma Sanayii Güvenliği Şubesi kurulmuştur. 3763 sayılı Kanun kapsamında savunma sanayii alanında yatırım ve üretim yapmak isteyen kişi ve kuruluşlar, Millî Savunma Bakanlığı bünyesindeki bu birim tarafından, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığıyla koordineli olarak incelenmekte, gerekli koşulları sağlayanlar için şahıs güvenlik, tesis güvenlik ve kuruluş üretim izinleri tanzim edilmektedir. Bugün itibariyle 90 firmaya tesis güvenlik, 47 firmaya üretim müsaadesi ve 7 182 kişiye şahıs güvenlik belgesi verilmiştir. Halen 20 firmanın işlemi sürdürülmektedir. Belge verilen firmalar, yılda en az bir defa denetlenmekte ve bu kuruluşların güvenlik uygulamaları takip ve kontrol altında tutulmaktadır. Böylece, gerektiğinde, doğrudan görev verebilecek kuruluşlar belirlenerek, gizliliği ve ivediliği olan projeler için Türk Silahlı Kuvvetlerine hareket seçenekleri sunabilecek bir ortam hazırlanmakta, müteşebbis kişi ve kuruluşlar için bu tür projelerde daha etkin görev üstlenme olanağı yaratılmaktadır.

Ayrıca, sanayicinin fizikî güvenlik önlemleri ve gizlilik dereceli bilginin korunması konularında bilgilendirilmesi de yapılmaktadır. Bu kapsamda verilen belgeler, ikili veya çok taraflı anlaşma yaptığımız ülkeler nezdinde de geçerli olacağından, savunma sanayii güvenlik sisteminin uygulanması, firmaların bu ülkelerde iş alma girişimlerini ve NAMSA'ya malzeme satışlarını da olumlu yönde etkileyecektir.

Değerli milletvekilleri, ulusal güvenliğimizin sağlanması, partilerüstü kavram ve değerler taşımaktadır. Ulu Önder Atatürk'ün "yurtta sulh cihanda sulh" deyişiyle, ulusal güvenliğin barışçıl yöntemlerle çözümlenmesi, Türkiye Cumhuriyetinin ana ilkesi olmuştur. Bu ilkemizin gerçekleştirilebilmesi için, Türkiye'nin güçlü bir ekonomik, politik ve askerî savunma gücüne sahip olması gerekmektedir. Bilindiği gibi, ülkemiz, jeostratejik ve jeopolitik coğrafî konumundan ötürü, dünyanın en buhranlı, sıcak çatışmaların sıkça yaşandığı, uluslararası dengelerin her an değişebildiği kriz merkezlerinin ortasında yer almaktadır. Bu nedenlerle, ülkemizin coğrafyası, bizleri, sürekli dikkatli ve güçlü olmaya zorlamaktadır. Ülkemizin stratejik önemi gereği, dünyada ve bölgemizde ortaya çıkan tehditler, uluslararası platformda yaşanan fikrî değişimler ve ülke ihtiyaçlarına bağlı olarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılanma süreci içerisinde olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapı olarak küçük, fakat, vurucu gücü yüksek mobil ve modüler bir yapıya sahip olması durumunda, askerlik süresinin kısaltılması, dolayısıyla, asker sayımızın azalması mümkün olabilecektir. Bu şekilde sağlanan tasarrufla da daha etkin ve caydırıcı savunma gücüne sahip olmamız kolaylaşacaktır.

Değerli milletvekilleri, sözlerime son verirken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılanma kapsamında küçülerek, daha etkin ve daha verimli olması konusunda ihtiyaçlarının olabildiğince yurtiçinden karşılanmasına ve Türk savunma sanayiinin dünya ölçeğinde rekabet edebilecek yüksek bir düzeye ulaştırılmasına yönelik tüm çabaları Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak destekleyeceğimizi belirtiyor; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 29 Haziran 2004

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook