İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · CUMA

2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak.

Selami Uzun

Sivas Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2004 · 784 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Selami Uzun (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.); konuşma 784 kelime.

Selami Uzun (AK Parti, Sivas). “2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-uzun-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SELAMİ UZUN (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İçişleri Bakanlığı 2005 malî yılı bütçesi içerisinde yer alan Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesiyle alakalı, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Bildiğiniz gibi, Sahil Güvenlik Komutanlığı, 2692 sayılı Yasayla, 1982 yılında Jandarma Genel Komutanlığına bağlı olarak kurulmuştur. Daha sonra, 1985 yılında, yasa değişikliğiyle, doğrudan İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır. 2003 yılında yapılan değişiklikle, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı alt kadrolarından çıkarılarak, müstakil hale getirilmiştir.

2003 Haziranından itibaren, yapılan çalışmalarla, tam profesyonel bir kolluk kuvveti olma konusunda bir hayli mesafe kat edilmiştir. Bu amaçla, bünyesindeki 86 gemi, 9 helikopter, 3 sahil güvenlik uçağıyla tüm denizlerimizde etkin olarak görev yapmaktadır.

Dünyamızın yaklaşık yüzde 70'ini kapsayan denizler, sahip olduğumuz su ürünleri, mineraller ve diğer tabiî kaynaklar açısından insanlık için vazgeçilmez bir hazinedir. Ayrıca, birçok ülke tarafından çeşitli amaçlarla kullanılması bakımından da uluslararası bir özelliğe sahiptir. Bu bakımdan, üç tarafı denizlerle çevrili, 8 333 kilometrelik sahil şeridi boyunca yaklaşık 378 000 kilometrekarelik bir deniz alanını kapsayan karasularımızda, münhasır ekonomik bölgelerimizde ve arama kurtarma sorumluluk sahalarımızda ulusal ve uluslararası haklarımızın korunması önem arz etmektedir.

Denizlerin, ticarî amaçlarla geçim kaynağı olarak, sportif ve eğlence amaçlarıyla kullanılması her geçen gün artmaktadır. Buna paralel olarak, uyuşturucu, motorin ve insan kaçakçılığı olayları, deniz kirliliği ve kaçak balık avcılığında, Türkiye'nin deniz güvenliği önem arz etmektedir.

Silahlı bir güvenlik kuvveti olan Sahil Güvenlik Komutanlığı, kuruluş kanunuyla ülkemizin denizlerinde emniyet ve güvenliği sağlamakla görevlendirilmiş önemli ve tek kuruluştur. Bu amaçlarla, 2004 yılında 108 arama kurtarma görevi esnasında 285 insan hayatı ve 23 tekne kurtarıldı. 16 219 gemi ve deniz aracı kontrol edildi; bunların 2 430'u çeşitli suçlardan cumhuriyet savcılığına sevk edildiği görülüyor. Kaçak akaryakıtla mücadele ve deniz kirliliği konusunda cezalar kesildiğini biliyoruz. Bütün bu hizmetleri, tabiî ki, İçişleri Bakanlığı bünyesine bağlı kuruluş olarak sürdürmektedir.

Bu hizmetleri yaparken, birtakım sıkıntılar beraberinde geliyor. Uçakların tamamı İzmir Adnan Menderes Havaalanına bitişik Sahil Güvenlik Hava Üssünde tutuluyor; bu yüzden, Karadeniz'de, Akdeniz'de yetişilmesi gereken önemli vakalara müdahalede gecikme oluyor, helikopterler menzil olarak yetişemiyor.

Samsun, Antalya, Mersin ve Amasra gibi yerlerde helikopter pist ve barınakları olması gerekiyor. Bu yörelerde -Antalya hariç- arazi mevcuttur. İnsan sağlığı, bizim için önemli olmalıdır.

Bildiğiniz gibi, geçen hafta Musul'da şehit olan güvenlik görevlilerinin cenazelerini helikopterlerle getirdik. Halbuki, güvenlik görevlilerini, giderken helikopterle gönderebilseydik, belki de onlar şimdi görevlerinin başında olacaklardı; yani, ölümünde böyle taşıdığımız evlatlarımızı, sağlığında da, daha sağlıklı bir şekilde taşımayı akıl edebilseydik diye düşünüyorum.

Bir de, Onarım Destek Komutanlığı nezdinde, botların onarıldığı Haliç'teki binanın, Haliç'in derinleşmesi sonucu suya kaymış, kızak kullanılmaz hale gelmiş olduğunu; personelin de, boşaltılması gereken Taşkızak'ın binalarında durmakta olduğunu öğreniyorum. Halen, Tuzla'da, kamuya ait, daha önce devri için protokol imzalanan arazinin, acilen Sahil Güvenlik Komutanlığına devredilmesi ve Onarım Destek Komutanlığının buraya taşınması gerekiyor. Aksi takdirde, Sahil Güvenlik Komutanlığı botlarının, göreve çıkamaz duruma geleceği bildirilmektedir.

Sahil Güvenlik Komutanlığında görev alacak subay, assubay ve diğer personelin uzun dönemli eğitim görebilecekleri, laboratuvar olarak kullanabilecekleri okul binasına ve binanın yapımı için arsaya ihtiyaç vardır. Bu ise, Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesiyle olacak gibi değildir. Bu bütçenin, İçişleri Bakanlığı bütçesi içerisindeki payı, yüzde 2,32'dir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; İçişleri Bakanlığı bütçesini görüşüyoruz. Şu anda, İçişleri Bakanlığının, merkezde ve Anadolu'nun dört bir tarafında çalışmakta olan personeli bizi izlemekteler. Değerli arkadaşlar, ben, mülkî idare amirliği eski bir personeli olarak, bunların sıkıntılarını çok yakından bilmekteyim. Dahiliye memurları dediğimiz merkezdeki memurlar, taşradaki nüfus, sivil savunma, kaymakamlık personeli, hakikaten muadilleriyle karşılaştırdığımızda, ücret yönünden bir hayli geride kalmış durumdalar. Elimde karşılaştırmalı bir çizelge var; bir bakanlıkla karşılaştırdığımızda -ismini zikretmiyorum- farkın ne olduğunu görüyoruz. İşte, elimdeki çizelgede, 9 uncu derecede bir İçişleri Bakanlığı hizmetli personelinin maaşı ile diğer bir bakanlık personelinin maaşı aradaki fark, maaşının yüzde 41'i. 11 inci derecede bir İçişleri Bakanlığı memurunun maaşı ile diğer bir bakanlık personelinin maaşı arasındaki fark yüzde 50, maaşının yüzde 50'si. 3 üncü derecede bir şefin aldığı maaşın diğer bir bakanlık mensubuyla farkı yüzde 50, daire başkanının maaş farkı ise yüzde 33 arkadaşlar.

SADULLAH ERGİN (Hatay)Daha az...

SELAMİ UZUN (Devamla)Daha birçok bakanlık personeliyle karşılaştırdığımızda, İçişlerinin bunların gerisinde kaldığını; halbuki, çok işin, az personelle, zor şartlar altında yapıldığını biliyoruz.

İçişleri Bakanlığının merkez ve taşra teşkilâtında çalışmak cazip olmadığı için kadrolar boş durumdadır. Son dört yılda, 1 447 personel gelmesine karşılık, 3 185 personel ayrılmıştır. Kadroların boş olması, işyükünün ağır ve sürekli olması, taşrada, özel idare, birlikler, vakıflar ve derneklerden temin edilen elemanlar aracılığıyla, mevzuat zorlanarak hizmetler görülmektedir. Bu da, zaman zaman, mülkî idare amirlerinin cezaî ve hukukî sorumlu tutulmalarına sebep olmaktadır.

Mülkî idare amirlerinin problemleri, aslında, buraya sıkıştırılacak gibi değildir; ama, bir cümle de onlara değinmek istiyorum. Birinci sınıf mülkî idare amirliği yasası beklemekte, mülkî idare amirleri de bunu dört gözle beklemektedirler.

Türkiye'nin emeğini, yükünü çeken dahiliye memurlarını, mülkî idare amirlerini, emniyet ve jandarma mensuplarını, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarını ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 24 Aralık 2004

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook