İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tunceli ilindeki 29 mart yerel seçim sonuçları hakkında

Şerafettin Halis

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 77. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Nisan 2009 · 508 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Şerafettin Halis, 15 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TUNCELİ İLİNDEKİ 29 MART YEREL SEÇİM SONUÇLARI HAKKINDA); konuşma 508 kelime.

Şerafettin Halis (Tunceli). “Tunceli ilindeki 29 mart yerel seçim sonuçları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serafettin-halis-23-2009-04-15-tunceli-ilindeki-29-mart-yerel-secim-sonuclari-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ŞERAFETTİN HALİS (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, Tunceli yerel seçimleri üzerine söz almış bulunmaktayım. Ondan öncesinde, son kırk sekiz saatte yaşananların kısa bir özetini yapmak, vurgu yapmak durumundayım.

Bilindiği üzere, ülkemizde barışın ve demokrasinin arayıcısı ve şansı durumunda olan Demokratik Toplum Partisine son kırk sekiz saat içinde geniş kapsamlı bir operasyon yapıldı. Bu operasyonların bir hukuksuzluk çerçevesinde yapıldığını biz biliyoruz, Türkiye kamuoyunun da bilmesini istiyoruz.

Değerli milletvekilleri, tabii, 29 Mart seçimlerine gelinmeden önceki ilk iki aylık süreçte Tunceli bir türlü gündemden düşmedi. Hangi televizyon kanalını açsanız gündemde mutlaka Tunceli’yi görürdünüz. Bunun nedenlerine bakıldığında bunun bir sonuç olduğunu, ama bunu, bu sonucu yaratanın da bir il başkanı, AKP’nin il başkanı gibi çalışan bir valinin varlığından kaynaklandığını görürsünüz. Özellikle de beyaz eşya dağıtımıyla gündeme gelen Tunceli’de, Vali, bir yardım vakfında vatandaşın, halkın ihtiyacı olan bir karşılığı sunması gerekirken yarı lüks tüketim malı olarak adlandırılan beyaz eşyayla cevap vermek istemiştir. Bunu yaparken de Yüksek Seçim Kurulunun oy birliğiyle vermiş olduğu kararda olduğu gibi seçim öncesi bir yatırım, bir seçim rüşveti olduğunu söylemişti ve söylemiştik. Tabii, böyle olunca da bu dağıtımın durdurulması gerekiyordu. Sayın Vali, bütün gösterilen tepkilere rağmen dağıtıma devam etti. Ancak, bu tepkileri verirken de Sayın Valiyi destekleyen açıklamalar bakanlardan ve Sayın Erdoğan’dan gelmişti. “Ben valimi kimseye yedirtmem.” demişti. Oysaki “Ben valimi kimseye yedirtmem.” dediği dönemde Yüksek Seçim Kurulunun bu kararından sonra İçişleri Bakanlığına bir suç duyurusunda bulunmuş ve akabinde dava açmıştı. Şimdi, yargı sürecinin başlamış olduğu böyle bir durumda bir Başbakanın bir valiyi “kimseye yedirtmem” demesinden sonra İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulundan 2 müfettiş görevlendiriliyor bölge için. Ancak, tam bölgeye gitmelerine yakın bir tarihte, Teftiş Kurulunun görevlendirdiği 2 müfettişten 1’i değiştiriliyor ve bu müfettişin AKP döneminde bürokratlığa yükseldiği, destek gördüğü ve Tunceli’ye gidip araştırma yaptıktan sonra da, YSK’nın kararına rağmen, Valinin bir suç, bir yanlış uygulama yapmadığını söyledi.

Tabii, değerli dostlar, hâlâ sıkıyönetim psikolojisinden, olağanüstü hâl yönetim psikolojisinden kurtulmamış bir ilde, bir onbaşının, bir bekçinin kendisini devlet gördüğü bir ilde bir valinin tasarrufuyla yapılmış bir teftişin ne kadar sağlıklı olacağını sizin takdirlerinize sunuyorum. Oysaki İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin orada görmesi gereken, konuşması gereken kesimlerle konuşmadığı, valinin kendilerine adres olarak sunduğu bazı muhtarlarla görüştükten sonra bir rapor tuttukları noktasında bir bilgi var ve kanaat hasıl olmuştur. Tabii, İçişleri müfettişlerinin çok da özgür hareket etmeyeceğini herkes biliyor, edemediklerini herkes biliyor. Teftiş için gittikleri valinin iktidar tarafından, Başbakan tarafından desteklendiğini biliyor. İçişleri Bakanlığı müfettişleri bu teftişi sağlam yapsalardı, orada Tunceli Valisinin bir AKP il başkanı gibi çalıştığını görmüş olacaklardı ve gerçekten o valinin orada kalmaması için gerekli raporu sunacaklardı.

Tabii, şimdi biz, seçimlerde bir il başkanı gibi çalışan bir valinin orada yaşayan insanlar arasında, Alevi’siyle Sünni’siyle, Türk’üyle Kürt’üyle, AKP’lisiyle ve değişik partilere mensup insanlar arasında nasıl bir tarafsızlık içinde olduğunu merak ediyoruz doğrusu.

Biz şimdiden söylüyoruz, devlet hizmetlerinin Tunceli Valisi tarafından Tunceli halkına, Tunceli’deki farklı bölgelere eşit şekilde dağıtılamayacağını, dağılmayacağını ve akabinde Tunceli’de bir huzursuzluğun yaratılacağını söylüyoruz. Bu anlamda bizim, valinin yaptıkları konusunda İçişleri Bakanlığına yeniden bir dikkat çekme konuşması olarak kabul görülmesini istiyorum ve İçişleri Bakanlığından tekrardan Tunceli Valisiyle ilgili, bölgeyle ilgili bir araştırmanın yapılmasını istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 15 Nisan 2009

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook