Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)
Trabzon Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Nisan 2008 · 468 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 468 kelime.
Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kâinatın yaratıcısı bir hadisi kutside: “Doğuda bir ordu yarattım. Beni tanımayan, bana asi olan kullarımın üzerine o orduyu salarım.” diye buyuruyor. İşte, bu ulvi vazifeyi ifa etmekle görevli olan bu ordu, bu vazifesi sırasında asi kulların saldırısına uğruyor ama bu saldırıdan kurtulanlar günlerce yürüyerek kayalıklar arasında gelip yerleştikleri bölgede yüzyıllarca yaşıyorlar, çoğalıyorlar ve vaktin geldiğini idrak ettiklerinde de kabuklarını kırıyorlar. Ziya Gökalp bu olayı şu mısralarıyla ifade ediyor:
“Ergenekon yurdun adı,
Börteçine kurdun adı,
Dört yüz yıldır durdun hadi!
Çık ey yüz bin mızrağımız.”
İşte, bu yüz bin mızrak demir dağları eriterek Ötüken Yaylası’na ulaşıyor. Orada bu vazifesine devan ederken bu ordunun büyük komutanı Bilge Kağan bu orduya Orhun Yazıtları’nda kazıttığı cümlelerle şöyle sesleniyor:
“Üstte mavi gök çökmedikçe,
Altta yağız yer delinmedikçe,
Senin ilini ve töreni kim bozabilir?
Titre ve kendine dön!”
Ve bu ordu o titreyişle ta Anadolu kapılarına kadar geliyor ve o ordunun yüce başbuğu Alparslan Gazi’nin atının ayakları altında yerde duran Romen Diyojen’in o hâli muhteşem bir zaferi müjdeliyor ve artık Anadolu yüce adaletin tesis edildiği vatan toprakları oluyor. Ancak bu topraklardan topyekûn bu orduyu silkelemek isteyenler karşısında yine bu ordunun askerleri, her biri birer Kılıçarslan oluyorlar… [AK Parti sıralarından “Bravo!” sesleri, alkışlar(!)] …ve güruhu bu topraklara gömüyorlar.
Nihayet Ulubatlı Hasanım o ordunun sancağını Bizans surlarına çektiğinde o zaman kilit de bizim oluyor, anahtar da bizim, kapı da bizim, konak da bizim. [AK Parti sıralarından “Bravo!” sesleri, alkışlar(!)]
Peki, bu kapıyı zorlayanlar, bir gün geliyor, bu kapıdan içeri girmek istediklerinde: Seyitlerim, Ahmetlerim, Mehmetlerim… Âkif’in deyimiyle: “Bedr’in aslanları o kadar şanlı idi.” deyimine göre bu kapıdan içeri sokmuyorlar ama kapıdan kovulanlar daha sonra bacadan içeri girmek suretiyle benim namahremime el uzatıyorlar. Ancak o zaman topyekûn bu ordu ayağa kalkıyor ve “Geldikleri gibi giderler.” ifadesine uygun olarak Akdeniz’in tuzlu sularına gömülüyorlar ve o zaman bu ordu son noktayı koyuyor:
“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, [MHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından alkışlar (!)]
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.”
Şimdi, bu kutsal çatının altında Türk milletinin haysiyetini, Türk milletinin gururunu yaşatmak ve Türk milleti adına sorumluluk yüklenmek durumunda olan değerli milletvekili arkadaşlarım, şimdi sizler Türk milletinin şahsiyetini, Türk milletinin millî, manevi, içtimai ve kültürel değerlerinin ayaklar altına alınmasına zemin hazırlayacak böyle bir yasa değişikliğine evet mi diyeceksiniz? İnanmıyorum.
Şimdi, siz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve onun kurumlarının aşağılanmasına yol açabilecek böyle bir değişikliğe evet mi diyeceksiniz? Sanmıyorum.
Şimdi, siz değerli milletvekili arkadaşlarım, o Yüce Yaratıcı’nın asi kullarının hazırlayıp önünüze koyduğu bu taleplere “evet” diyecek, bu yasa değişikliğine sizler “evet” mi diyeceksiniz? [AK Parti sıralarından “Hayır(!)” sesleri]
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Yunusoğlu.
SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Devamla)Hiç ihtimal vermiyorum ve sizlere saygılarımı sunuyorum. [MHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından alkışlar (!)]
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 29 Nisan 2008