5 aralık kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması konusunda
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Aralık 2003 · 676 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Türkan Miçooğulları (CHP), 3 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5 ARALIK KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI TANINMASI KONUSUNDA); konuşma 676 kelime.
Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “5 aralık kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2003-12-03-5-aralik-kadinlara-secme-ve-secilme-hakki-taninmasi-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk kadınının siyasî yaşamdaki konumuyla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce, siz değerli arkadaşlarımı ve hepimizi binbir umutla buraya gönderen sevgili yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, uygarlık, bütün insanlığın ortak eseridir. Kadın- erkek eşitliğini sağlamak, demokrasinin, kalkınmanın ve toplumsal barışın temel koşuludur. Onun içindir ki, yaşamın her alanında kadın erkekle eşit olmalıdır. Daha 1920'li yıllarda "Mümkün müdür ki bir topluluğun yarısı topraklara zincirlerle bağlı iken diğer yarısı göklere yükselsin" diyerek kadın hakları konusunda tüm dünyaya örnek olacak adımlar atılmasını sağlayan Mustafa Kemal Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşında erkeğiyle omuz omuza savaşan kadınlarımızı ve cumhuriyetin kuruluşundan bu yana çağdaşlaşma yolunda mücadele eden cumhuriyet kadınlarını saygıyla anıyorum.
Değerli arkadaşlarım, geçmişe doğru bir göz attığımızda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde, kadını erkeği, genci yaşlısı ve tüm halkın katılımıyla Kurtuluş Savaşını gerçekleştirerek, 29 Ekim 1923'te cumhuriyeti kurduğunu, 1924'te hilafeti kaldırıp Tevhidi Tedrisat Kanunuyla öğrenim birliğini sağladığını, 1925'te Kılık Kıyafet Kanununu yaşama geçirdiğini, 1926'da kadına aile içinde ve toplumda önemli haklar tanıyan Medenî Kanunla hukuk alanında da laiklik ilkesini geçerli kıldığını, 1937'de ise laikliği Anayasaya uygun, çağdaş bir uygulama biçimine getirerek modern Türkiye'nin temellerini attığını görürüz. Kısa zamanda bu önemli devrimleri gerçekleştiren Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk kadınına, birçok ülkenin kadınlarından daha önce siyasete katılma hakkını sağlamıştır.
Türk kadını, 1930 yılında belediye, 1933'te ihtiyar heyeti, 5 Aralık 1934 tarihinde de milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanmasına rağmen, kadın hakları konusunda öncülük eden Fransız kadını ancak bu hakları İkinci Dünya Savaşından sonra 1946 yılında elde edebilmiştir. Yasal alanda sahip olunan bu haklara rağmen, siyasetin zaman ve para açısından sınır tanımaz bir uğraş haline getirilmesi nedeniyle, bu Mecliste görüldüğü gibi, kadın, siyasette yeterince yoktur. 550 kişilik Türkiye Büyük Millet Meclisinde -arkadaşlarımın hepsini ayrı ayrı saygıyla selamlıyorum- 24 kadın milletvekili; oran yüzde 4,4. Oysa, 1935 yılında, 441 kişilik Mecliste 18 kadın milletvekili bulunmaktaydı ve oran yüzde 4,1 idi.
Şüphesiz, siyaset yalnızca Parlamentoyla sınırlı değil. Yerel yönetimlerde rakamlara bakacak olursak, 3 228 belediye başkanından sadece 22 kadın belediye başkanı; yani, oran yüzde 0,65; il genel meclisi üyeliklerinde oran yüzde 1,4; belediye meclisi üyeliklerinde ise yüzde 1,58. Altmışdokuz yıl önce seçme ve seçilme hakkına sahip olmuş Türk kadını, nedeni ne olursa olsun, siyasette bu kadar az temsil edilmeyi hak etmiyor.
Değerli milletvekilleri, 28 Mart 2004'te yerel yönetim seçimlerine gideceğiz. Yerel yönetimler, halka en yakın yönetim birimidir, günlük yaşamın bugünü ve yarınıyla ilgili kararların alındığı, uygulamanın yapıldığı yerdir. Yerel yönetim, toplumun yararı için, bireylerin bilgi ve yeteneklerinin harekete geçirileceği en uygun yönetim biçimidir. Yerel yönetimler, yurttaşlık bilinç ve sorumluluğunun geliştiği yerlerdir. Bu nedenle, yerel yönetimler, demokrasinin ayrılmaz bir parçası, birinci derecede uygulama alanlarıdır. Kentler, insanların tüm yaşamını geçirdiği yerlerdir. Annesiz bir ev düşünülemeyeceği gibi, kadınsız bir yerel yönetim düşünülmemelidir.
Kadın-erkek eşitliğini sağlamak için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak, uluslararası sözleşme ve kararlarda hükümetlere ve parlamentolara önerilen stratejik hedeflerin başında gelmektedir. Kadınların, hem seçimle hem de atamayla oluşan karar organlarına eşit katılımını sağlamak için, yasalarla yapılan düzenlemeler en kesin çözümdür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla)Bu bilinçle, sadece 24 kadın milletvekili olan bu Meclis, bu ülkenin sorunlarının çözümünde Mustafa Kemal gibi düşünen, düşünmesi gereken tüm milletvekillerinin katkısıyla, milletvekili seçimlerinde, belediye başkanlığı seçimlerinde, belediye meclis üyeliği seçimlerinde ve il genel meclisi üyeliği seçimlerinde kadınların hak ettikleri oranda temsil edilmesini sağlayacak dönüşümü gerçekleştirmelidir.
Bu doğrultuda, mensubu olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partisinin tüzüğünde var olan, yönetimlerde her iki cinsin en az yüzde 25 oranında temsil edilmesi zorunluluğunun, Siyasî Partiler Kanununa taşınabileceğini düşünüyorum. Bunun için de, en başta, Anayasanın 10 uncu maddesine bir fıkra eklenmesi ve çeşitli maddelerinde değişiklik yapılması gerektiği bilincindeyiz; fakat, anayasa değişiklikleri için öncelikli koşulumuzun dokunulmazlıklar olduğunu burada bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Ayrıca, halen tartışılmakta olan yeni Türk Ceza Kanunu tasarısında kadın-erkek eşitliğinin evrensel hukuk normları çerçevesinde düzenleneceğine olan inancımla, millî eğitimin temel taşlarından olan köy enstitülerinde yetişmiş bir öğretmenin kızı olarak tüm öğretmenlerin Öğretmenler Gününü kutluyor, onlara, buradan, sizlerin aracılığıyla şükranlarımı sunuyor, saygılarımı gönderiyorum. (Alkışlar)
Sözlerime son verirken, hepinizi saygıyla selamlıyor, 23 üncü Dönem milletvekillerinde, kadın ve erkek milletvekillerinin eşit sayıda olmasını diliyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 3 Aralık 2003