İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · SALI

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Nisan 2006 · 1.120 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 25 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.120 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-04-25-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum. Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum ve bu vesileyle, bu haftaki Meclis çalışmalarımızın milletimize ve memleketimize de hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi özel bir gündemle toplandı. Bu toplantıda, Meclis Başkanımız Sayın Bülent Arınç'ın konuşması, iki günden beri Türkiye'nin gündemini meşgul ediyor.

Şimdi, Sayın Meclis Başkanımız Bülent Arınç, bu konuşmalarında şunları söylüyor özet olarak: "Bugün, tüm dünyada geçerli olan parlamenter sistemin genel kuralları ülkemizde uygulansa da, Meclisimizin fonksiyonu, gücü ve yetkileri kısmen erozyona uğramıştır." Bunu kim söylüyor; Meclis Başkanımız söylüyor. Meclisin gücü, fonksiyonu ve yetkileri, kısmen erozyona uğramıştır. Bu bir tespittir. Bu, Meclis Başkanımızın yapmış olduğu, Meclisin çalışmalarıyla ilgili yapmış olduğu çok önemli bir tespittir.

Ve devam ediyor: "Meclisimizin bugün sahip olduğu gücü ve yetkiyi tam olarak kullandığı tartışmalıdır." Yani, yine, Sayın Meclis Başkanımız diyor ki, Meclisimiz sahip olduğu gücü, yetkiyi tam olarak kullanamıyor. Yani, bu iki tespit son derece önemli.

Şimdi, bunun, bu haftaki Danışma Kurulu önerisiyle nasıl bağlantısını kurmaya çalıştığımı anlatmaya çalışacağım. Ve yine, Meclis Başkanı, Türkiye'de görüşülen, konuşulan birçok önemli hususun -örnek de veriyor- millî güvenlik siyaset belgesinin hazırlanmasında, Meclisin ve ilgili komisyonların tamamen devredışı olduğunu söylüyor. Çok açık ve net bir şekilde, Meclisin bu konuda da devredışı olduğunu ifade ediyor.

Ve yine, kurumların saltanatından bahsediyor Sayın Meclis Başkanımız. Yani, Türkiye'de hâkim olması gereken iradelerin yerine, birtakım kurumların saltanatının hâlâ devam ettiğini, Sayın Meclis Başkanımız ifade ediyor.

Sayın Meclis Başkanımızın, çok güçlü bir anayasa değişikliği yapılması lazım geldiğini, özgürlüklerin genişletilmesi lazım geldiğini belirten ifadeleri de var.

Şimdi, Sayın Meclis Başkanımızın, iki gün önce, Meclisin fonksiyonunun, gücünün, yetkisinin daraltıldığını, azaltıldığını ifade ettiği konuşmanın üzerinden tam iki gün geçiyor; iki gün sonra, Danışma Kurulu önerisi elimize geliyor. Ne diyor Danışma Kurulu önerisinde: "Genel Kurulun salı ve çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü sorular ile diğer denetim konularının görüşülmemesi..." Danışma Kurulu önerisi bu; sözlü sorular ve yazılı sorularla ilgili denetim konularının görüşülmemesi. Mutabakat sağlanmış oybirliğiyle.

Açıyoruz Anayasamızın 87 inci maddesini; Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevini sayıyor 87 nci madde. Ne diyor 87 nci madde: "Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak: Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek..." Anayasanın amir hükmü, 87 nci madde; Meclisin kanun yapmadan sonraki en önemli görevi, Bakanlar Kurulu ve bakanları denetlemek; Anayasanın amir hükmü.

Meclis İçtüzüğümüzün 96 ncı maddesini açıyoruz; 96 ncı maddesi ve müteakip maddeleri de, Meclisin denetim yollarının neler olduğunu… Meclisin, haftanın iki günü denetim görevi yapması gerektiği hükmü, İçtüzüğün amir hükmü.

Şimdi, biz, bu hafta da, geçmiş haftalarda da, onlarca kez oldu değerli milletvekilleri; biz, denetim konumuzu, denetim hakkımızı, denetim görevimizi ne zaman yerine getireceğiz milletvekilleri olarak?!

Şimdi, bakınız, bugün rakamları aldım, rakamlar elimde; Türkiye Büyük Millet Meclisiyle ilgili en son rakamlar. Şimdi, rakamları okuyorum: Meclisin denetim görevi, yazılı soru… Meclisin denetim görevlerinin başında geliyor, yazılı soru. 13 693 yazılı soru; cevaplanan 9 300, arkadaşlar, cevaplanan 9 300. 3 500 yazılı soru önergesi cevaplanmak için sıra bekliyor değerli milletvekilleri veya süresi geçtiği için cevaplandırılamamış. Bunların içerisinde ne kadar önemli konular var. Milletvekilleri olarak bizler sormuşuz, denetim görevimizi yapmak için soru sormuşuz. Bunların 3 500 tanesi ya süresinde cevaplandırılmamış veya bekliyor, değerli milletvekilleri. Ondan sonra da Sayın Meclis Başkanı buraya geliyor, Meclis Başkanımız, Meclisin gücünü, otoritesini, yetkisini, fonksiyonunu tam olarak kullanamadığını söylüyor.

Şimdi, Meclis araştırması 358, değerli milletvekilleri. Meclis araştırmasının büyük çoğunluğunu da Cumhuriyet Halk Partisi Grubu verdi. Şimdi, çok önemli konular var, bunlar bekliyor sayın milletvekilleri. Bunlardan 280 tanesi daha hiç ele alınmamış, gündemde bekliyor, sırası gelince görüşülecek. Ne zaman görüşülecek? Şurada kaldı birbuçuk yıl, zamanında yapılırsa; yapılmazsa -büyük bir ihtimalle yıl sonunda da seçim olacak- büyük bir özenle hazırlamış olduğunuz soru önergeleri, yazılı-sözlü, Meclis araştırmaları… Dönem sonu geliyor; maalesef, hiçbir işlem yapılmadan 22 nci Dönem Meclisi çalışmalarını tamamlayıp bitirecek değerli milletvekilleri ve yine milletvekillerinin hazırlamış olduğu kanun teklifleri var. Benim de var 20 küsur teklifim. Hazırlamışım, bekliyor. Nedir; 764 tane kanun teklifi, sizlerin hazırlamış olduğu kanun teklifi. Bunlardan sadece 118'i görüşülmüş, kanunlaşmış; 600 küsur civarındaki de, kanun teklifleri, bekliyor.

Şimdi, Sayın Meclis Başkanımız da çıkıyor, burada söylüyor. Şimdi, bu rakamları Sayın Meclis Başkanımız görmüyor mu? Meclis Başkanı olarak, bu yazılı soru önergeleriyle ilgili bir işlem yapmıyor mu? Kaldı ki, soru önergelerimize gelen cevaplar var; öyle enteresan ki, sayın milletvekilleri; sadece yasak savma kabilinden. Biz başka şey sormuşuz, gelen cevap başka. Meclisimiz, ilgililer, yetkililer, bunu alıp, ilgili bakanlığa "bu sorunun cevabı olmamış, bu sayın milletvekili farklı bir cevap bekliyor, o cevabı niye vermiyorsunuz" niye demiyor?!

Şimdi, ben, Enerji Bakanımıza sormuşum; bu, EGO Genel Müdürlüğünün BOTAŞ'a olan borçlarını sormuşum; çünkü, çok büyük miktarlarda borçlar var, korkunç derecede borçlar artmış. Şimdi, Sayın Enerji Bakanı diyor ki: "Bu bilgiler BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ticarî sır niteliğindeki bilgileri olduğundan üçüncü taraflara açıklanması mümkün olmamaktadır."

Şimdi, ben, bir milletvekili olarak soruyorum: Ben, üçüncü taraf mıyım arkadaşlar?! Biz, üçüncü taraf mıyız milletvekili olarak?! Bir milletvekili olarak bunu öğrenmek benim en tabiî hakkım değil mi?! Meclis olarak bizim bu yetkiyi kullanmamızın önüne Sayın Bakan -burada mı kendileri bilmiyorum ama- niçin geçiyor?! Niçin böyle bir cevap verme lüzumu hissediyor Sayın Bakan?!

Değerli milletvekilleri, bizler milletvekilleri olarak bu hak ve yetkimizi sonuna kadar kullanmanın yollarını mutlaka bulmamız lazım. Ben, bundan sonra, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanlığından ve Anavatan Partisi Grup Başkanlığından özellikle istirham ediyorum; ne olur, bundan sonra Danışma Kurulu önerilerinde, en azından salı ve çarşamba günleri, belirli saatler de olsa, şu denetim konularımızın görüşülmesi için, lütfen, ağırlığınızı koyun veya eğer kabul ettiremiyorsanız, muhalefet şerhinizi koyunuz; geliniz, burada hep beraber bu konularla ilgili birlikte mücadele edelim.

Bakınız, değerli milletvekilleri, Türkiye'nin, kısa bir süre önce yeniden yapılandırmayla ilgili, Bağ-Kur prim borçlarıyla ilgili bir kanun buradan çıkardı. Bugün Ünye'den Saim Yıldız isminde bir vatandaşımız beni aradı; borcunu söylüyor. Hani burada konuşurken, yüzde 30'ların üzerinde borçlar düşüyordu, yeniden yapılandırma vardı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Toparlıyorum…

Şimdi, bu vatandaşımızın borcu 13 000 YTL, 13 milyar; yeniden yapılandırmayla bunun 11 758 000 000 liraya düştüğünü söylüyor ve azalma yüzde 11.

Bakınız, bu kanun buradan geçerken, yüzde 30'lar, prim borçlarının yeniden yapılandırmayla düştüğü söyleniyordu; azalma yüzde 11 ve 48 taksite bağlanınca da 13 milyarlık borç 14,5 milyar olmuş değerli arkadaşlar; yani, taksite de bağlanınca, ana borcun daha üzerinde bir borç bu vatandaşımızın karşısına çıkmış ve ayda, bu vatandaşımız, hem geçmiş borçlarını hem de cari ay borcunu yatıracağı için, 553 000 000 liralık da bir taksit borcu ortaya çıkmış.

Ben, bunu, arzu ederse, Sayın Bakanımıza da iletmek istiyorum. Bağ-Kurdan alınan çıktı da buradadır; kendilerine takdim edeceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Son cümlem Sayın Başkanım.

Bu düşüncelerle, bugünkü Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde olduğumu ifade ediyorum. Aleyhinde olma sebebim de, denetim konularının, maalesef, bu hafta da gündeme alınmamasından kaynaklandığını ifade ettim.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 25 Nisan 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook