Çevre kanununda değişiklik yapılması kanunu (s.s 871)
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Nisan 2006 · 484 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 25 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEVRE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI KANUNU (S.S 871)); konuşma 484 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çevre kanununda değişiklik yapılması kanunu (s.s 871)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-04-25-cevre-kanununda-degisiklik-yapilmasi-kanunu-s-s-871-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, biraz önce Sayın Bakanın bir açıklamasıyla, cep telefonlarından alınacak olan fatura başı miktarın bir önergeyle tasarıdan çıkarılacağı ifadesini büyük bir memnuniyetle öğrenmiş bulunuyorum; kendilerine de teşekkür etmek istiyorum.
Yalnız, bu kanunla ilgili olarak, 7 nci maddenin üçüncü fıkrasında "petrol, jeotermal kaynaklar ve maden arama faaliyetleri çevresel etki değerlemesi kapsamı dışındadır" ibaresinin son derece yanlış olduğu inancındayım. Özellikle, Türkiye için son derece önemli olan maden arama faaliyetlerinde ÇED raporunun istenmeyecek olmasının, ne tür bir mantıktan yola çıkılarak bu kanun içerisine yerleştirildiğini açıkça merak ediyorum. Bu bölüm görüşülürken bunun da mutlaka bir önergeyle değiştirilmesi gerektiği inancındayım. Bununla ilgili Sayın Yalçınbayır'ın vermiş olduğu bir önerge var; kendilerine de huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Bu maddenin bu fıkrasının çıkarılacak olan bir çevre kanunu içerisinde yer almasının, kanunun ruhuyla, amacıyla bağdaşmadığı inancımı ifade etmek istiyorum.
Yine, bu kanundaki idarî para cezalarıyla ilgili olarak bir önergeyi gördüm. O önergenin de, sadece Bakanlıktaki ilgili kurumlara bir kaynak aktarılma düşüncesinden yola çıkarılarak bir önergeyle değiştirilmeye çalışıldığını da büyük bir üzüntüyle müşahede ediyorum. Çevre Kanunu uyarınca, idarî para cezası veren tüm kurumların verdikleri cezadan pay alacağından yola çıkılarak, merkez teşkilatında, Bakanlığın genel müdürlere, taşra teşkilatında da il çevre ve orman müdürlerine idarî yaptırım kararları verilmesi yetkisinin bir önergeyle değiştirilmesinin de yanlış olduğu inancındayım; çünkü, siz, denetim ve ceza verme yetkisini bu kadar geniş olarak kullanacak olursanız, bu kadar farklı kurumlara verecek olursanız, yarın uygulamada ciddî sıkıntılarla karşı karşıya kalabilirsiniz; ceza ve yaptırım uygulamakla görevli olan kurum ve kuruluşlar, topu birbirinin üzerine atarak, bu kanundan beklenilen amaçların gerçekleştirilmesi önünde bir engel olabilecekleri inancımı taşımak istiyorum.
Yine, bir önergeyi gördüm; bu önergede de "çevreye verilen zararların öğrenildiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı" ibaresinin de yanlış olduğu inancındayım. Bunu da özellikle ifade etmek istiyorum.
Çevre gibi son derece önemli bir konuda bundan zarar gören insanların zararlarının tazminiyle ilgili yapacakları girişimlerin önüne siz beş yıllık bir süreyi koyarsanız, beş yıllık sürenin, özellikle çevre gibi çok önemli bir konuda yetersiz bir süre olduğu inancımı ifade etmek istiyorum.
Tam tersine, burada, gerekçede şu söyleniyor: "Zamanaşımı süresi olayın meydana geldiği tarihten bağımsız tutularak, uzatılmak suretiyle, çevre suçlarının işlenmesine karşı caydırıcılığın artırılması amaçlanmıştır."
Siz "on yıl" ibaresi doğru, onu kabul ediyorum, ancak, çevreyle ilgili görülen zararın öğrenildiği tarihten itibaren beş yıllık bir sınırlama getirirseniz, vatandaşların, mağdur olan insanların bu süreden dolayı zararlarını tazmin etmede sıkıntıyla karşı karşıya kalabiliriz. Ben, tam tersine, bu sürelerin biraz daha uzatılmasının daha mantıklı olduğu inancındayım.
Değerli milletvekilleri, bu kanun, mutlaka çıkarılması gereken bir kanun. Bunu çok açıkyüreklilikle ve samimiyetle ifade etmek istiyorum. Geçmişte Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirilmemesinin faturası geçmişteki siyasetçilerin üzerine kesilmiştir; ancak, bu kanun tasarısının, bu haliyle, eleştirdiğim noktalar dışında, iyi hazırlandığını, mutlaka çıkarılması gerektiğini ve getirilen para cezalarının da günün şartlarına uygun olduğunu ifade etmek istiyorum. Ancak, demin de bahsetmiş olduğum ve şimdi de bahsetmiş olduğum hususların mutlaka değerlendirilmesi gerektiği inancımı ifade ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 25 Nisan 2006