Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Karaman Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2004 · 766 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yüksel Çavuşoğlu (AK Parti), 27 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 766 kelime.
Yüksel Çavuşoğlu (AK Parti, Karaman). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-cavusoglu-22-2004-02-27-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU (Karaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Suriye Devlet Başkanı Sayın Beşar Esad'ın, Türk parlamenterleri ve sınır kapıları için ülkemiz lehine aldığı serbest geçişle ilgili kararlar hususunda gündemdışı konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlamadan önce, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
9 Aralık 2003 tarihindeki gündemdışı ilgili konuşmamda tamamlayamadığım bazı hususları kısaca sizlere sunduktan sonra, yeni alınan bu sevindirici kararı açıklamaya çalışacağım.
Bu arada, geçen defa da söylediğim gibi, Suriye ziyaretinden döner dönmez heyetimizi kabul eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, Meclisimizin Değerli Başkanı Muhterem Bülent Arınç'a ve Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'a, bizi kabul etmiş olmalarından dolayı, heyetimiz adına şükranlarımı tekrar etmekten zevk duyuyorum.
Değerli milletvekilleri, biz, bütün milletimizin değerlerini gözönüne alarak, her vatandaşımızın da hassasiyetini dikkate alan ve onların görüşlerine ve mülahazalarına değer veren bir siyasî hareketiz. Milletimizin bizden ne istediğinin gayet iyi farkındayız. Bu yüzdendir ki, Allah'a şükürler olsun, yurdumuzun bu güzel insanlarının teveccühüyle bugünlere geldik.
Değerli arkadaşlarım, her zaman söylediğimiz bir şey var; Türkiye'de, artık, koyu particilik yok; Türk Milleti var. Doğrularda, haklarda, millî ve manevî değerlerde yek vücut olmuş bir millet, bir kitle var. Bu kitle, nereye ulaşırsa oradan ses getiren bir mana ifade eder, kıymeti harbiyesi ortaya çıkar, üzeri küllerle örtülmüş kor halindeki şanlı tarih, neşvünema bulur.
Bu davranış ve tavır biçimi, bütün birim, kurum, kuruluş, müessese ve dinamikleriyle, yani, bir milleti millet yapan bütün değer ve vasıflarıyla olur. Öyle zannediyorum ki, bu güzel günlerin ufuktaki belirtileri, yurtiçi ve yurt dışında, 3 Kasım 2002 seçim miladından sonra görülmeye ve işaretleri gelmeye başladı.
Bu noktainazardan, dışarıdaki gelişmelere bir göz atarsak; bildiğiniz üzere, son dönemde, dışpolitikada hızlı bir süreç yaşamaktayız. Türkiye'nin son kırk yıllık dışpolitika serüveninde maruz kaldığı tavırları ve dünyaya kendini tam anlatamadığı politikaları, bir yıl gibi kısa bir zaman diliminde uluslararası platformlarda dile getirilmiştir ve devam etmektedir. Bunu yaparken de, milletimizin iradesine, millî hedeflerimize ve hassasiyetlerimize, esas olarak, değerlerimize, tarihimize ve millî ideallerimize ters düşecek bir dışpolitika izlenmedi ve izlenmeyecek de.
Bütün dünyanın takip ettiği gibi, 2004 yılı çok önemli bir yıl olacak. Bir yandan Irak'taki gelişmeler, bir yandan Kıbrıs'taki çözüm çalışmaları süreci içerisinde müzakerelerin başlaması, diğer yandan da Avrupa Birliğine girişin hızla devam etmesi...
Değerli milletvekili arkadaşlarım, 2-6 Aralık 2003 tarihlerinde, Parlamentolararası Suriye Dostluk Grubu olarak, 6 arkadaşımla, Suriye Halk Meclisi Başkanlığının ve Eşbaşkan Sayın Muhammed El-Hallak'ın davetlisi olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Suriye'ye gidilmiştir. Bu geziye, biri Başkan Yardımcısı Sayın Abdulaziz Yazar Bey olmak üzere, CHP'den 2 milletvekili, AK Partiden 4 milletvekili iştirak etmiştir.
Çok faydalı geçen bu ziyaretimizde, başta Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad olmak üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Halk Meclisi Başkanı, Savunma Bakanı başta olmak üzere 9 bakan ile İş Konseyi Başkanı, Halep Valisi, Sanayi ve Ticaret Odası başkanlarıyla çok sıcak, verimli ve etkili görüşmelerimiz oldu.
Sayın Esad'ın heyetimize göstermiş olduğu yakın ilgi ve alaka bizlere değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi şahsında Türkiye'ye ve Türk Milletinedir. Özellikle, 3 Kasım seçim miladında, Türk Milletinin kararına istinaden, tarihe altın harflerle yazılmış sayfalardan birlik ve beraberlik numunesine izafeten Türk Milletine gösterilmiştir.
Bu gezi, tarihî geçmiş, aynı coğrafya, iklim, kültür, medeniyet ve yakın tarihimizdeki komşuluk değerlerine, bugünler için de bölgesel ve ulusal güvenlik ve savunma işbirliğine dayandığını gözlemlediğimiz yakın münasebetleri ve bunu vurgulayan Batı eğitimi almış, coğrafik ve bölgesel tarihi iyi kavramış, global dünyanın gerisinde kalınmamasına inanan genç ve basiretli...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Çavuşoğlu.
YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU (Devamla)... Sayın Devlet Başkanının, bizatihi, davranışlarıyla gerçekleşmiştir.
Suriye'ye ayak basışımızdan ülkemize dönünceye kadar bu sıcak dost ve kardeş ilgi devam etmiştir.
Sayın Cumhurbaşkanının, ilişkilerin mevcut seviyesini yeterli görmeyip, artarak devam etmesi gerektiğini ifade ederken "göreceksiniz, bundan sonra raflarda duran faydasız kararlar değil, hemen uygulamaya geçeceğimiz nice kararlar alacağız" sözleri tarihe mal olmuştur.
Sayın Esad, bu ziyaretimizde, Türkiye'nin güvenliğine büyük önem verdiklerini ve her türlü işbirliğine hazır olduklarını ifade etmiştir.
Bildiğiniz gibi, 6-8 Ocakta Sayın Cumhurbaşkanı ülkemizi ziyaret etmiştir.
Yakın geçmişte Dışişleri Bakanımız Sayın Abdullah Gül, Devlet Bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen'in yaptığı temaslar ve heyetimizin Suriye'yi ziyareti esnasında altyapısı yapılmış ve çerçevesi çizilmiş şu mutabakat konuları, Sayın Cumhurbaşkanının Türkiye'yi ziyaretinde gerçekleşmiştir:
1.- İki ülke arasında karşılıklı olarak çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması,
2.- Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşması,
3.- Turizm alanında işbirliğinin geliştirilmesini öngören programla ilgili anlaşmalar imzalanmış;
4.- Türk bandıralı gemilere, Suriye limanlarına yanaşma konusunda büyük ayrıcalık ve kolaylıklar sağlanması,
5.- Türk TIR'ları için de kolaylık getirilerek diğer ülkelere ait TIR'lara nazaran daha düşük ücret alınması,
6.- Türk vatandaşlarının Suriye'deki otellerde Suriye vatandaşlarına sağlanan indirim avantajlarından yararlanması imkânı getirilmiştir.
Bunların dışında, en önemlisi, geçtiğimiz hafta, 13 Şubat 2004'te Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın direktifleriyle alınan karar şudur: "Dost Türk-Suriye halkları arasındaki kardeşlik bağlarından hareketle iki ülke parlamento ve halkları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi amacı..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 27 Şubat 2004