İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 124. BİRLEŞİM · PAZAR

Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

Yüksel Çorbacıoğlu

Artvin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 124. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Eylül 2004 · 462 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 26 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 462 kelime.

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 26 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2004-09-26-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce düşüncelerini açıklayan Adalet Komisyonu üyesi, Yozgat Milletvekilimiz Sayın Bekir Bozdağ ve Adalet ve Kalkınma Partisinin bazı üyeleri -sözlerinden anlaşılacağı üzere- Türk Ceza Yasasının Avrupa Birliği yolunda bir önkoşul olmadığı şeklinde bazı açıklamalar yapmışlardır.

Türk Ceza Yasası, müstakil bir yasa olmakla beraber, tüm Avrupa Birliği uyum yasalarıyla, Kopenhag Kriterleriyle ilgili diğer yasalarla da ilgisi olan bir yasa olması nedeniyle, Türk Ceza Yasasını değiştirmeyerek, 765 sayılı Yasayla beraber Avrupa Birliği yolunda sağlıklı yürümemiz mümkün olmadığından, sizler tarafından da bilindiği üzere -bunun önkoşul olduğu herkesçe malumdur- bunu, son dönemde, dayatarak çıkarmak durumunda kaldık. Bunu farklı bir şekilde açıklamanızı, Sayın Bekir Bozdağ'ın da bunu farklı açıklamasını uygun görmediğimi söylemek istiyorum.

Adalet Komisyonunda, çevreyle ilgili 343 üncü maddeye karşı olduğumuzu, Genel Kurulda da, yine, karşı olduğumuzu herkes gördü, duydu. Oysaki, bu yasa, bir mutabakat yasasıydı. Hem Adalet Bakanımızın hem Komisyon Başkanımızın ve hem de grup başkanvekillerinin bir mutabakat yasası olarak kabul ettikleri bu yasada, mutabakat, ne yazık ki, en sonunda, İktidar Partisi tarafından bozuldu; çünkü, her iki partinin temsilcilerinin imzalarının olmadığı hiçbir önerge Genel Kurula gelmeyecekti. Bu mutabakatı bozdunuz, güveni sarstınız; yani, yapılan bu zikzaklarla, sadece Avrupa'nın değil, bizim de güvenimizi sarsmış oldunuz.

Yine, Adalet ve Kalkınma Partisinin Grup Başkanvekili Sayın Haluk İpek, örnek vererek, çevreyle ilgili suçların belediye yönetimleri açısından sorun yaratacağını söyledi. Herkesçe bilinir, özellikle Haluk Bey de bilir; yasalar, sadece metinlerle sınırlı kavramlar değildir; yasalar, metniyle, madde metniyle, gerekçeleriyle, yasa koyucunun amacıyla -eski deyimiyle, lafzı ve ruhuyla- bir bütündür. Meclisin, bu maddeyi düzenlerken, olanaksızlıklar karşısında hiçbir belediye başkanının cezalandırılmasını istemeyeceğini de herkes bilmektedir; bunu sizler de biliyorsunuz. 181 inci maddede kasıt, 182 nci maddede taksirle bu suçun işlenmesi durumunda cezaî müeyyidenin olacağı söyleniliyor. Şu anda bu yasa yürürlüğe girsin, bu koşullarda, çevreye, atıksu veya sair gerekçelerle zarar veren belediye başkanlarımıza, şu suçun işlenmesi için gerekli olan taksir ve kastı bulamayacağınızdan, hiçbir yargı üyesi, hiçbir hâkimimiz ceza veremeyecektir. Bu problem değildir. Nedense, bu problem öne sürülerek, hem mutabakat bozulmuş hem de temel bir yasanın yürürlüğüyle ilgili insanların kafasında sorun yaratılmıştır.

Son olarak, bir de, bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlar, belki de, bilinçaltımıza söylenen sözler. Yine, Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüleri, Ceza Yasasını yapmayı bir başarı, bir yetenek, bir demokratik olgunluk olarak söylüyorlar. Bugüne kadar yapılmadığını, ancak bugün yapılabildiğini; Türkiye'nin buraya geldiğini, belki de kendilerinin getirdiklerini veya geçmiş dönemde bu şekilde yapılamadığını söylemek istemelerini, ben, yine, geçmiş döneme karşı, bilinçaltlarına atılan bir eleştiri mekanizması olarak görüyorum. Yani, geçmiş dönemde yapılamadı, ancak şimdi yapıyoruz; geçmiş dönemde bu birikimimiz yoktu...

Değerli arkadaşlar, cumhuriyetin ilk yıllarından beri, Türkiye Cumhuriyetinin nelere muktedir olduğunu herkes biliyor.

Ben, sözlerimi şöyle kapatmak istiyorum: O eleştirmeye çalıştığınız geçmiş dönemin o yokluklar içerisinde yaptığı binlerce kilometrelik demiryolunun, bugün, siz, bakımını dahi yapamıyorsunuz.

Hepinize saygı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 26 Eylül 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook