İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 124. BİRLEŞİM · PAZAR

Danışma kurulu önerisi

Haluk İpek

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 124. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Eylül 2004 · 633 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Haluk İpek (AK Parti), 26 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 633 kelime.

Haluk İpek (AK Parti, Ankara). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 26 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haluk-ipek-22-2004-09-26-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA HALUK İPEK (Ankara)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, yasanın yürürlük maddesi üzerinde söz aldık. Hukukçu olan, Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşan sayın sözcüyü de dinleyince, sanki, yasanın (b) fıkrasını okuduğunuz zaman, yanlış bir iş mi yapıyoruz diye akla gelebilir; yanlış bir iş yapmıyoruz, doğru bir iş yapıyoruz. Bir kanunu ne kadar mükemmel hazırlarsanız hazırlayın, çok güzel ideallerle de birkısım hükümleri ortaya koysanız, bazen o günkü gerçeğe aykırı olabilir, gerçeklikle uyuşmayabilir, zamana bırakılması gerekebilir; geçmişte de yürürlük maddelerinde, bazı maddelerin yürürlük tarihlerinde, uygulamada, değişik tarihler verilmişti. Ben, sadece, tutanaklara geçmesi açısından, biz, yürürlük maddelerini niye böyle yaptık, bunu izah edeceğim; o zaman, zannediyorum, sayın sözcü de bize hak verecek.

Şimdi, imar kirliliğine neden olma" başlıklı 184 üncü madde yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Normalde, bu kanun, nisan ayının başında yürürlüğü girecek. Niye, peki, burada, bunu, yayımı tarihinde diye aldık; imar kirliliği, cumhuriyet kuruldu kurulalı, imarsız yapılanma ve gecekondular, bizim kökleşmiş, toplumsal çok önemli bir problemimiz. Peki, bununla ilgili başka düzenlemeler yok mu; var, Belediye Yasasında var, birçok yasada var, Çevre Kanunuyla ilgili yasalarda da var; ama, ilk defa ceza hukukunun, yani, Ceza Kanununun konusu haline geliyor; yani, görüntü olarak imar kirliliğine yol açan kişiler, buna izin verenler, bununla bağlantılı olanlar cezalandırılıyor; ancak, yasa nisan ayında yürürlüğe girerse, şöyle bir endişe dile getirildi; denildi ki: Kişinin elinde arsası vardır, yasanın da altı ay sonra yürürlüğe gireceğini anladığı takdirde, alelacele, altı ay içinde bir gecekondu yapımına başlayabilir ve bu şekildeki faaliyet, Türkiye'de, bu kanun nedeniyle, bu altı aylık süre içinde bir gecekondu patlamasına sebep olabilir. Dolayısıyla, bu görüntü kirliliği, imar kirliliğiyle ilgili bu maddeyi yayımı tarihinde yürürlüğe koyalım ki, bu yasadan beklenilen amacı sağlayalım.

Peki, çevrenin kasten kirletilmesi, çevrenin taksirle kirletilmesi; bu da, ceza hukukunda gerçekten ilk defa yer alan, olması gereken, bugüne kadar yapılmamış olan ve bu nedenle de çevre açısından bu mücadeleyi iyi yürütemediğimiz bir alan. Ancak, yasayı yaptığımız tarihten sonra, özellikle belediye başkanları dediler ki: Şu anda biz çöp topluyoruz. Bu çöpleri belli yerlere götürüp atıyoruz. Bugüne kadarki uygulama devam ediyor. Biz de bunu alıp oraya götürüyoruz. Bu çöp toplatılmasının çevreye zarar vermeyecek tarzda düzenlenebilmesi için bizim paraya ihtiyacımız var. Bu para şu an bizde yok. Bir proje geliştireceğiz, bu projeyi hayata geçirmek için kaynak bulacağız ve 21 inci Yüzyılın şartlarına göre bu çöpleri düzgün bir şekilde koyacağımız yerlerde bu projeleri gerçekleştireceğiz. Eğer bu tarihe kadar, biz bunu yapıncaya kadar, bu yasa yürürlüğe girerse, biz kimsenin evinin önünden çöp alamayız. Niye; aldığımız çöpü bir yere koyarsak o zaman suç işlemiş olacağız. Dolayısıyla böyle bir ihtiyaçtan dolayı, özellikle belediyelere, iki yıl içinde, standartlara uygun, bu çöple ilgili düzenlemeleri, bununla ilgili çalışmaları yapmak için süre verildi. İlk bakışta sanki, böyle, insanı tırmalıyor gibi; ama, ülkemizin gerçeğinden kaynaklanıyor.

Yine, kanunun nisan ayında yürürlüğe girmesiyle ilgili değişiklik oldu; bunun sebebi de -tabiî birçok ceza hukukçusu var, Cumhuriyet Halk Partisinden ceza avukatlığı yapmış olan arkadaşlar da var- kişiye ceza verilir, tutuklu hali vardır, savcılık aşamasındadır, ceza yeni kesinleşmiştir veya Yargıtaydadır. İşte böyle durumlarda sanığın lehine olan birkısım düzenlemeler olduğu takdirde bu düzenlemenin sanık için uygulanabilmesi yönünde hâkimlerin bir eğilimi, bir temayülü vardır. Kanun yürürlüğe girer, bir yıl sonra o dosyayla, o davayla ilgili bir karar verilecekse, hâkim o davalarla ilgili karar vermeyecektir, o dosyaları sürüncemede bırakacaktır veya Yargıtayda ise, bununla ilgili değişiklik kararları verebilecek veya o dosyaları sürüncemede bırakabilecektir. Dolayısıyla bir yıllık süreyi de aşağı yukarı altı ay, yedi ay gibi öne çektik. Bu konuda Adalet Bakanlığımıza biraz daha fazla iş düşecek; çünkü, özellikle yasayla ilgili olarak hâkimlerimizin, savcılarımızın eğitilmesi, yetiştirilmesi lazım. Adalet Bakanlığı, burada "biz, bu süreyi kısaltalım, kaos olmasın. Fedakârlığı biz üzerimize alalım, hâkimlerimiz de yoğun bir şekilde çalışsınlar, bir yıl sonra değil, biraz daha öne alalım" dediler.

Ben, tüm bu konuşmalarımı, özellikle, tutanaklara geçirmek için yaptım. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 26 Eylül 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook