İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Dünya su günü hk.

Afif Demirkıran

Batman Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 78. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Mart 2006 · 869 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Afif Demirkıran (AK Parti), 22 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA SU GÜNÜ HK.); konuşma 869 kelime.

Afif Demirkıran (AK Parti, Batman). “Dünya su günü hk”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2006-03-22-dunya-su-gunu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AFİF DEMİRKIRAN (Batman)Önce su içerek başlayalım müsaade ederseniz.

Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1992 yılında Rio de Janeiro'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansında, dünyada suyun giderek artan öneminden dolayı, her yıl, 22 Mart gününün Dünya Su Günü olarak kutlanmasına karar vermiştir. 1993 yılından bu yana, hayat kaynağı suyun önemini hatırlamak, bu konuda hassasiyetlere dikkat çekmek amacıyla, bütün dünyada her yıl farklı temalarla kutlanan 22 Mart Dünya Su Gününün bu yılki teması "su ve kültür"dür. Gün geçtikçe önemi artan ve bulunduğumuz coğrafyanın jeopolitik konumundan dolayı daha da önemini artıran suya kamuoyumuzun dikkatini bir kez daha çekmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, su, bireylerin en temel gereksinimi olma ve başka ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliğiyle, ulusların devamlılığı için yaşamsal bir kaynaktır. Sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürmesi, büyük ölçüde, temiz ve yeterli su arzına sahip olmaya bağlıdır.

Su, hayatın kaynağı; dünyanın 3/4'ü, vücudumuzun yüzde 80'i... Kana kana içtiğimiz, duş yaptığımız, yağmur olup yağdığında sevdiğimiz; ama, sel olup aktığında korktuğumuz su. Bu arada, Edirne'de yaşanan su felaketinden dolayı büyük hasar gören Edirneli vatandaşlarımıza geçmiş olsun der; hükümetimizin, orada yaşayan vatandaşlarımıza gerekli desteği vermekte olduğunu ve vermeye devam edeceğini vurgulamak istiyorum. Allah, bir daha böyle bir felaketi ülkemize göstermesin.

Su, insan için çok önemli; ama, öte yandan da, dünya nüfusunun artması, sanayileşme, ekonomik gelişmeler, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli nedeniyle, zaten sınırlı olan su kaynakları üzerindeki baskı giderek artmakta ve mevcut su kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasının önemi giderek artmaktadır. Bu konuda mevcut su kullanım yöntemlerinin daha ekonomik olan yöntemlerle değiştirilmesinin yanı sıra, zorunlu ve/veya gönüllü su tasarrufu yapılması da, artan su ihtiyaçlarının karşılanabilmesinde büyük yarar sağlayacaktır.

Değerli milletvekilleri, suyla ilgili birtakım teknik verileri bilgilerinize arz etmek istiyorum. Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar kilometreküp olup, bu suyun 1,365 milyar kilometreküpü, yani, yüzde 97,5'i tuzlu su, 35 000 000 kilometreküpü, yani, yüzde 2,5'i ise tatlı su kaynaklarından oluşmaktadır.

Dünyadaki toplam su tüketimi çeşitli kaynaklara göre değişse de, yaklaşık yüzde 70'i tarım sektöründe sulama, yüzde 22'si sanayi, yüzde 8'i içme ve kullanma suyu amaçlı olarak kullanılmaktadır. Avrupa Birliğindeyse toplam su tüketiminin yüzde 33'ü tarım sektöründe sulama, yüzde 11'i sanayi, yüzde 6'sı içme ve kullanma suyu amaçlı ve yüzde 40'ı enerji üretiminde kullanılmaktadır.

Halen dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen 1,4 milyar insan yeterli içmesuyundan yoksun olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya muhtaçtır.

Yapılan tahminlere göre, 2025 yılından itibaren 3 milyardan fazla insan su kıtlığıyla yüz yüze gelecektir ve bunun nedeni de, su kaynaklarının yetersizliğinden değil, kaynakların iyi yönetilememesinden kaynaklanmaktadır.

Su kirliliği dünya çapında önemli bir sorun olup, halen suyla ilişkili hastalıklardan ölen sayısı yılda 7 000 000 kişidir.

Su varlığına göre ülkeler sınıflandırıldığında, yılda kişi başına düşen ortalama kullanılabilir su miktarı 1 000 metreküpten az olan ülkeler su fakiri, 2 000 metreküpten az olan ülkeler su azlığı, 8-10 bin metreküpten fazla ülkeler ise su zengini olarak kabul edilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, su zengini bir ülke değildir maalesef. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1 500-1 700 metreküp civarındadır. Görüldüğü gibi, ülkemiz, su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır.

DİE'nin tahminlerine göre, 2030 yılına kadar ülkemiz nüfusunun 100 000 000'a ulaşması durumunda kişi başına düşecek kullanılabilir su miktarı 1 000 metreküpe düşecektir. Kişi başına günlük ortalama kentsel su tüketim standardı ise, Türkiye'de 111 litre olup, dünya ortalaması 150 litredir. Bu rakam, ABD'de 500 litre, İngiltere'de 200 litredir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

AFİF DEMİRKIRAN (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Birleşmiş Milletler Su Zirvesi ve 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle 1994 yılında hazırlanan Birleşmiş Milletler Su Raporunda, Türkiye, 2025 yılında ekonomik olarak su sıkıntısı çekecek ülkeler arasında gösterilmekte olup, 2040 yılı da, şimdiden önlem alınmadığı takdirde, su savaşlarına kadar varabilecek kritik bir yıl olarak görülmektedir; çünkü, dünya petrolünün yüzde 65'ine ve dünya doğalgazının yüzde 34'üne sahip olan enerji zengini Ortadoğu su sıkıntısını yoğunlukla yaşayacak ve su, Ortadoğu'da zaman içinde daha da kıymetlenecektir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye su potansiyelini yeterince kullanamayan ülkeler arasındadır. Ülkemizde teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilir yerüstü ve yeraltı suyu potansiyeli 110 milyar metreküp olarak belirlenmiştir; ancak, halen bu potansiyelin sadece yüzde 36'sı kullanılabilmektedir.

Öte yandan, ülkemizin, 127 milyar kilovat/saate denk gelen 36 000 megavatlık ekonomik hidroelektrik potansiyelinin de maalesef, sadece yüzde 30'unu değerlendirmiş bulunmaktayız. Tüm potansiyelimizi değerlendirebilmek için 678 adet hidroelektrik santral inşasına ihtiyaç vardır.

Değerli milletvekilleri, su denince, dünyanın en önemli projelerinden biri olan Güneydoğu Anadolu Projesi akla gelmektedir.Türkiye'nin su ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan GAP, 22 baraj, 7 500 megavat veya bir başka ifadeyle 27 milyar kilovat/saat elektrik üretimi kapasiteli 19 HES (hidroelektrik santral), ülke çapında ekonomik sulanabilir arazinin yüzde 20'sine karşılık gelen 1 700 000 hektar arazi sulamasını öngören önemli bir projedir.

Yapımına otuz yıl önce başlanan proje kapsamında bugüne kadar 13 adet baraj, 7 adet HES tamamlanmış olup, 236 000 hektar arazi sulamaya açılmıştır. GAP'ın kamu yatırımları finansman gereksinimi 2005 fiyatlarıyla 36 katrilyon TL, eski TL ile ve projenin nakdî gerçekleşmesi bugüne kadar yüzde 55 olup, 20 katrilyon TL harcanmıştır. Öte yandan, GAP'ın enerji yatırımlarının yüzde 70'i gerçekleştiği halde, biraz önce de, yukarıda ifade ettim, 236 000 hektar arazi ve maalesef, sadece yüzde 36'sı, arazinin yüzde 36'sı sulamaya açılabilmiştir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 22 Mart 2006

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook