İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İhracatta yaşanan sorunlar hk.

Hüseyin Ekmekcioğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 78. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Mart 2006 · 790 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 22 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İHRACATTA YAŞANAN SORUNLAR HK.); konuşma 790 kelime.

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “İhracatta yaşanan sorunlar hk”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2006-03-22-ihracatta-yasanan-sorunlar-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde ihracatta yaşanan sorunlar hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlarım.

İhracat, bir ülke ekonomisi için çok önemli bir etkendir. İhracatı artırmak için yatırımları, dolayısıyla, üretimi artırmanız gerekir. Ancak üretim sonucunda ihracat fazlalaşacaktır. Bu ihracat sonucunda, ülkeye döviz girişi sağlanacak, ekonominin dengede durması kolaylaşacaktır. Bununla birlikte, o ülkede yatırımlar artacak, işsizlik de azalacaktır. Türkiye'de bu söylediklerimizin hepsi tersine gitmektedir. Ülkeye sıcak para girişi ve sabit kur uygulaması sonrasında yapay olarak azalan enflasyon, üretimi ve istihdamı teşvik etmeden ithalatı artırarak devam eden üretim faaliyetleri ve işsizliğin artması sonucunda oluşan bir ekonomi, gün geçtikçe artan iç ve dışborçlar… Bu politikalarla, AKP Hükümeti, ekonomiyi, dolayısıyla, ülkeyi tehlikeli bir alana doğru sürüklemektedir. Uygulanan ekonomik politikalar sonucunda YTL'nin aşırı değerli olması nedeniyle sıkıntılar başlamıştır.

Şu anda geldiğimiz noktada ihracatçının dayanacak hali kalmamıştır. İhracatçımız, zor koşullara rağmen pazardan aldığımız payı kaybetmemek adına faaliyetlerine devam etmektedir; ancak, üreticinin ve ihracatçının, yüzde 25 oranında maliyet artışına karşılık geliri sürekli düşmektedir. Bu maliyetlerle dış pazarlarda rekabet şansımız kalmamıştır. Tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılar, bunun en güzel örneğidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ihracatın önündeki başlıca sorunlardan birisi, girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Enerji, istihdam vergileri, yerli hammadde maliyeti ve KDV oranlarının yüksekliği, ihracatçının belini bükmektedir.

Enerji bazında, son üç yılda, fuel-oil yüzde 135, doğalgaz yüzde 89, motorin de yüzde 78 oranında artış göstermiştir.

Bir diğer maliyet unsurunu istihdam vergileri oluşturmaktadır. Ücretin yüzde 42'si vergiye gitmektedir. Başka önlemleri almak koşuluyla istihdam vergilerini düşürmek, hem istihdamı teşvik eder hem de rekabet gücünü artırır.

Bir başka sorun, Yeni Türk Lirasının çok değerli oluşudur. Dünyadaki aşırı sıcak para hareketlerinden Türkiye de nasibini almıştır; ancak, bu sıcak paranın geldiği gibi hızlı bir şekilde geri gitmesi olasıdır ve bu da ciddî sorunlar yaratabilecektir. Aşırı değerli Yeni Türk Lirası, ihracatçının, üreticinin ve diğer sektörlerin belini bükmüştür. Orta ve uzun vadede, üretim ve istihdam üzerinde ciddî hasarlar oluşturabilecektir. Oysa, borçları azaltmak, daha çok üretmek, ürettiğini ihraç ederek daha çok döviz girişini sağlamak zorundayız. Gerçek büyüme ancak bu şekilde sağlanabilir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ihracatçımızı bu sorunlardan arındırmak için, sanayi girdisi olarak kullanılan enerji üzerindeki vergiler yeniden düzenlenerek, bunların fiyatı uluslararası düzeye çekilmelidir. Elektrik fiyatı üzerinden alınan kurum payı kaldırılmalı ve KDV oranı düşürülmelidir. Ayrıca, fuel-oil, doğalgaz ve diğer petrol ürünlerinden alınan ÖTV oranları mutlaka düşürülmelidir.

İhracat üzerinde 2006 yılında daha özenli bir şekilde durulması gereklidir. İthalatın ihracatı karşılama oranı 2002 yılında yüzde 70 iken, 2005 yılı sonunda bu oran yüzde 63'e düşmüştür. Dışticaret açığı 2002 yılında 10 milyar dolar iken, 2005 yılı sonunda 43 milyar dolara çıkmıştır. İhracatın artırılarak ithalatımızı karşılaması mutlaka sağlanmalıdır. Önemli olan, ülkemizde kalan net döviz miktarıdır.

Ülkemiz, git gide dışa bağımlı hale gelmeye başlamıştır. Ekonomimizin istikrarı, ancak, dışarıdan yüksek faiz karşılığı gelecek olan paraya bağlanmış durumdadır. Bu durum, ülkemizi yatırım yapamaz, üretim yapamaz bir tabloya doğru sürüklemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla)Ülkemizde 2005 yılı sonunda dışticaret açığı 43 milyar dolara yükselmiştir. Aynı şekilde, cari açık 23 milyar dolardır. Bu, tarihî bir rekordur. Ülkemiz büyük dışticaret açığı vermektedir. İthalat patlaması yaşanıyor. Dünyada daha çok ithal, daha az ihraç ederek büyüyen bir ekonomi var mıdır?! Hükümetin istikrar varmış gibi gösterdiği, gerçeğin hiç böyle olmadığı bir durum pamuğun yanması gibidir. Bildiğiniz gibi, pamuk da için için yanar; fakat, dışarıdan hiç kimse yandığını fark etmez.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, yaklaşık 43 000 000 tonluk yaş meyve ve sebze üretimiyle Avrupa'da 1 inci, dünyada 4 üncü sıradadır. Ürettiğimizin hepsini tüketmemiz mümkün değildir. Bu nedenle, üretim fazlasını ancak ihracatla değerlendirebiliriz. Dış pazarlardaki aşırı rekabet, teknik bazı engeller de eklenince, diğer ihracat sektörlerinde olduğu gibi, yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren ihracatçının da dayanma gücü kalmamıştır.

Çiftçi ve köylü perişan bir durumdadır. AKP Hükümeti narenciyeye verilen ihracat primini 100 dolardan 50 dolara indirmiştir; ihracat yapamaz hale gelmiş, narenciyeyi alan yok, satan yok, ağaçta duruyor. Elmaya verilen ihracat primi ton başına 40 dolardır. Elma, depolarda kalmış durumdadır. Elma üreticileri zor durumdadır; satış fiyatları maliyetin altındadır. İhraç yapılamıyor, prim desteği yetersiz kalıyor ve üretici zarardadır. Üreticilerimiz büyük bir sıkıntı içerisindedirler. AKP İktidarı, üreticileri ürettiğine pişman etmiştir.

Değerli arkadaşlar, bir gün, ülkemiz, gıda ve tarımsal ürün ihtiyacının büyük bölümünü ithal etmeye başlarsa, sanayimiz ne kadar gelişirse gelişsin, ekonomimiz ciddî anlamda zarar görecektir. Sanayi ürünleri ihracatının yanında tarım ürünleri üretimi ve ihracatı da kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir gerçektir. Burada yapılması gereken, üretim, kalite ve standart zincirine sımsıkı sarılıp, tarım ürünlerinin dünya pazarlarına sunulmasıdır; böylece hem tarım ürünleri potansiyelimizi korumuş hem de dışticaret açığına pozitif katkıda bulunmuş oluruz. Aksi durumda, dışticaret açığından kaynaklanan sorunları çözmek için ekonomideki para arzını artırmak, iç ve dışborç almak gibi geçici çözümlerle çare aramak zorunda kalırız. Geçici çözümler yerine, kendi özkaynaklarımıza dayalı ihracata yönelmeliyiz; yani, katmadeğeri kendimiz yaratıp, bu katmadeğerin ülkemizde kalmasını sağlamalıyız. Böyle yapmadığımız içindir ki, borçlar ve işsizlik başta olmak üzere sorunlar çığ gibi büyümektedir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 22 Mart 2006

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook