İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Mera kanunu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.tas.

Ahmet Kambur

Tekirdağ Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 93. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Mayıs 2004 · 845 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Kambur (AK Parti), 26 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERA KANUNU İLE BAZI KAN.DEĞ.YAP.HAK.KAN.TAS.); konuşma 845 kelime.

Ahmet Kambur (AK Parti, Tekirdağ). “Mera kanunu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.tas”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kambur-22-2004-05-26-mera-kanunu-ile-bazi-kan-deg-yap-hak-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET KAMBUR (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Mera Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili olarak AK Parti Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, ülkemizin en önemli doğal kaynakları arasında yer alan çayır ve meraların ıslah edilerek verimliliklerinin artırılması, gerek toprak muhafazası ile erozyon kontrolü ve gerekse hayvancılığın geliştirilmesi bakımından öncelikli konuların başında gelmektedir.

Bununla beraber, çayır ve meraların önemini ana başlıklar halinde sıralamak gerekirse;

1- Biyolojik yaşam çemberinde bitki -mera, çayır- temel öğedir. Bitkisiz insan ve hayvan yaşamı düşünülemez;

2- Hayvanlar için -yaban dahil- önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır;

3- Toprakların muhafazası ve verimliliğini artırma yönüyle;

4- Su kaynaklarının oluşumunu, gelişimini ve kalitesini etkilemesi yönüyle;

5- Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri, belli ekolojik koşullarda başka bitkisel üretim modelinin mümkün olmadığı tabansuyu çok yüksek deltalarda, ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleriyle;

6- Yeryüzü ısınmasında sera etkisinin azalmasındaki etkin rolleriyle;

7- Biyolojik çeşitlilik, gen merkezi olma özellikleri, rekreasyonel özellikleri yönüyle;

8- Son olarak, ekonomik değerleri;

Katkıları olarak sıralanabilir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, hayvan varlığı bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. Yurdumuzun coğrafî konumu, iklim özellikleri, doğal yapısı, hayvancılık için çok uygun koşullar sergilemektedir. Tüm bu olumlu koşullara rağmen, hayvanlarımızın ırk ve özelliği, özellikle de yeterli beslenememesi sonucu, hayvansal üründen üretimimiz, gelişmiş ülkelerin çok altında kalmaktadır.

Yurdumuzda hayvancılık, geniş ölçüde, meralara dayalı olarak yapılmaktadır. Yem bitkileri ekim alanları, arzu edilir bir tempoyla, istenilen bir seviyeye çıkarılamamıştır. Yetiştiricilerimiz, geleneksel alışmışlıklarından kurtulup, modern işletmeciliğin gerektirdiği bilgi, beceri ve ekonomik düzeye henüz ulaşmamışlardır. Daha açık ve gerçekçi bir ifadeyle, modern hayvancılık, daha çok çalışmanın, daha çok maddî harcamanın ve teknolojinin gereklerini tam olarak yerine getirmeyi gerektirmektedir; ancak bu sayede üretimi katlayarak artırmak mümkün olacaktır. Bu bağlamda meralar, bedava yem kaynağı olarak görülmektedir. Hayvan yetiştiricileri, meralardan mümkün olduğunca çok yararlanmak gayesiyle, hayvanları meraya erken salmakta ve kar yağıncaya kadar otlatlamaya devam etmektedirler.

Meraların bitki örtüsünün henüz tam gelişmesi tamamlanmadan hayvanların meralara gelişigüzel salınmaları, bir yandan bilinçsiz ve aşırı otlatmayla, diğer yandan çiğnenmeyle, bitki örtüsünün kökleriyle birlikte tahrip olmasına ve dolayısıyla, meralarımızın kıraç topraklar haline gelmesine neden olmaktadır. Bunun sonucu yurdumuz, her yıl, tarıma elverişli Kıbrıs adası kadar toprak kaybına neden olan erozyonla karşı karşıya kalmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin meraları, son kırk yıl içinde 20 000 000 hektardan, 12 500 000 hektara düşmüştür. Mevcut 11 000 000 büyükbaş hayvan birimine eşdeğer hayvan varlığımızın 50 000 000 ton olan kabayem ihtiyacının yaklaşık yüzde 25-30'u çayır ve meralardan karşılanmaktadır. Bu oran, ülke hayvancılığımızda önemli bir yer işgal eden Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde yüzde 70'lere kadar yükselmektedir.

4342 sayılı Mera Kanunuyla, mera, yaylak ve kışlakların tespiti, tahditlerinin yapılarak köy ve belediye tüzelkişiliklerine tahsis edilmesi, belirlenecek kurallara uygun olarak kullanımlarının sağlanması, bakım ve ıslahlarının yapılarak verimliliklerinin artırılması, kullanımlarının denetlenmesi ve korunması, gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesi gibi konular düzenlenmiştir.

Bakanlığa verilen mera, yaylak ve kışlakların tespiti ve bu kanunun uygulamalarında kullanılacak haritaların yıl içerisinde sonuçlandırılmalarında yaşanan problemler nedeniyle, tasarı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına zikredilen hizmetlerin yürütülmesinde yıllara sâri taahhütlerde bulunma imkânı getirmektedir.

Ayrıca, ülke güvenliği ve olağanüstü hal durumları ile sıkça doğal afetlere duçar olan ülkemizde, doğal afet bölgelerinde yerleşim yeri için ihtiyaç duyulan alanların tahsis amacının değiştirilmesine imkân sağlamak ve tabiî afete maruz kalmış olan bölgelerin daha sağlıklı yapılaşması amaçlanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümetimizin uygulamaya koyduğu acil eylem planı içinde de yer alan bürokrasinin azaltılması ve hizmetlerin vatandaşlarımıza etkin bir şekilde sunulması anlayışı çerçevesinde ve maddelerinin büyük bir kısmı Yüce Meclisimizce kabul edilen Kamu Yönetimi Temel Kanununa da paralel olarak Mera Kanununda düzenlenen bazı yetki ve sorumluluklar Bakanlıktan valiliklere devredilerek, hizmetlerin daha hızlı ve etkin olarak sunulması amaçlanmıştır. Ayrıca, meralar üzerinde düzenleme yetkisini haiz bir tek otorite belirlenerek, dublikasyonların ortaya çıkardığı yönetim zafiyetlerinin izolesi amaçlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, tasarıyla, ülke güvenliği ve olağanüstü hal durumlarıyla doğal afet bölgelerinde yerleşim yeri için ihtiyaç duyulan meralar ile mazbut vakıflara ait meraların tahsis amacı değişikliklerinde ücret alınmayacağı hususu düzenlenmektedir. İlaveten, belediye ve mücavir alan içinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içinde yerleşim yeri olarak işgal edilip mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek, Hazine adına tescilleri öngörülmektedir.

Mera, yaylak ve kışlaklar ile çayır ve otlaklar hakkında farklı mevzuatla farklı kurumlara görev verilmesi sonucu, bu alanların korunması ve geliştirilerek ülke ekonomisine katkısının önüne geçilmiş, ülke hayvancılığı da olumsuz yönde etkilenmiştir. 442 sayılı Köy Kanununda yapılan değişiklikle, mevzuat karışıklığına son verilerek uygulama bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca, Hazine mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmaz malların devrinin Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yapılacağı öngörülmüştür.

Değerli milletvekilleri, 7269 sayılı Umumî Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun ek 9 uncu maddesi değiştirilerek, tabiî afetler nedeniyle ortaya çıkan yerleşim yeri ihtiyacının karşılanması amacıyla, Mera Kanunu hükümlerince tahsis amacı değiştirilen yerlerin Hazine adına arsa olarak tescil ettirilmesi ve öngörülen amaçla kullanılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Acil eylem planı ve dolayısıyla Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısına paralel hükümler ihtiva eden Mera Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının, güzel yarınları hedefleyen ülkemize faydalı olacağına olan inancımı ifade eder, Yüce Heyete saygılarımı sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 26 Mayıs 2004

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook