Balıkesir ilinde altınoluk adıyla ilçe kurulması hk. (2/64)
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Şubat 2004 · 1.020 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Deveciler (CHP), 17 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALIKESİR İLİNDE ALTINOLUK ADIYLA İLÇE KURULMASI HK. (2/64)); konuşma 1.020 kelime.
Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Balıkesir ilinde altınoluk adıyla ilçe kurulması hk. (2/64)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2004-02-17-balikesir-ilinde-altinoluk-adiyla-ilce-kurulmasi-hk-2-64 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Balıkesir İlimizin Edremit İlçesine bağlı Altınoluk Beldesinin Yüce Meclisimizce ilçe yapılması hususundaki görüşlerimi açıklamak amacıyla söz almış bulunmaktayım. Konuşmama başlamadan önce hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Altınoluk Beldesi, Yunan mitolojisinde İda diye anılan, bugünkü adıyla Kaz Dağlarının güney yamaçları ve Edremit Körfezinin kuzeyinde kurulmuş, mavi ile yeşilin birbirine karıştığı, ender doğa güzelliklerini sinesinde toplamış şirin bir beldemizdir.
E-24 karayolu üzerinde bulunan ve Balıkesir İlinin Çanakkale sınırına en yakın bir yerleşim birimi olan Altınoluk, Çanakkale'ye 110, İzmir'e 225, Balıkesir'e 115, İlçe Merkezi Edremit'e 25, batıda Çanakkale'nin Ayvacık İlçesine 35 kilometre uzaklıktadır.
22 000 hektar alanı kapsayan yüzölçümünün 10 000 hektarı ormanlık alan, 2 700 hektarı planlanmış alan olup, geriye kalan bölümü zeytinliklerle kaplıdır.
2000 yılında 11 028, 2003 yılında 15 000'i aşmış olan Altınoluk'un nüfusu, turizmin gelişmesiyle yaz aylarında 200 000'in üzerine çıkmaktadır.
450 yılı aşan geçmişe sahip beldemiz, 1927 yılına kadar Papazlık adıyla bilinirken, bu tarihten itibaren Altınoluk adını almıştır. Ayrıca, beldemiz sınırları içerisinde üç yıldır kazıları devam etmekte olan 2 800 yıllık tarihî Antandros Şehri mevcuttur. Bu şehrin bulunduğu alan arkeolojik SİT olarak koruma altına alınmıştır. Altınoluk köy merkezi, kentsel SİT alanı olup, Rum ve Osmanlı sivil mimarlık örnekleri koruma altındadır.
1923 yılından 1983 yılına kadar, 60 yıl bucak merkezi olan Altınoluk, 1983 yılında bucak müdürlüklerinin kaldırılmasıyla Edremit İlçesine bağlı olarak kalmıştır.
1957 yılında kasabada belediye kurulup kurulmaması yolunda yapılan halkoylaması sonunda, halkın, belediye kurulması yönünde istemini ortaya koymasıyla, aynı yıl belediye kurularak çalışmalarına başlamıştır.
Belediyenin kurulması ve turizm hareketlerinin giderek hızlanmasıyla büyük bir gelişme gösteren Altınoluk, giderek, Edremit Körfezinin ve Türkiyemizin, hatta Avrupa'nın en önemli turistik merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Başta Kaz Dağları ve Antandros kazıları olmak üzere, sahip olduğu tarihî zenginliklerin yanında, asırlık çınar ağaçları, bol oksijenli güzel havası, tertemiz denizi, kaynak suları ve güleryüzlü, sıcakkanlı insanlarıyla son yıllarda bir turizm patlaması gerçekleştiren Altınoluk, otel ve motellerin dışında, ev pansiyonculuğunu da geliştirerek bugünkü durumuyla Balıkesir'in 18 ilçesinin 8'inden -nüfus, ekonomi, kültür ve coğrafî anlamda- büyük olup, ilçe olmayı çoktan hak etmiş bulunmaktadır; çünkü, bu hareketliliği ve artan nüfusuyla Altınoluk halkı ve köylerde yaşayanlar, devletle ve çeşitli kurumlarla olan her türlü işlerini, Altınoluk'un bağlı olduğu 25 kilometre uzaklıktaki Edremit İlçesinde halletmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, halkımızın büyük sıkıntılar yaşamasına ve iş kaybına neden olduğu gibi, turizm açısından da olumsuz etkilere neden olmaktadır.
Beldemizin, ilçeye dönüştürülmesinin getireceği olanaklarla daha da gelişeceğine, sosyal, kültürel, ekonomik ve turizm yönünden örnek bir ilçe olacağına ve yurdumuzu bütün dünyada daha iyi tanıtacağına inancımız tamdır.
Değerli milletvekilleri, Altınoluk Beldesinin ilçe olması durumunda, Altınoluk Beldesine çevredeki en yakın köyler olan Narlı, Doyran, Avcılar, Arıtaşı, Tahtakuşlar, Çamlıbel, Kavlaklar'ın ve Kızılçukur yerleşim birimlerinin bağlanması uygun olacaktır. Bu yerleşim birimlerinin Altınoluk'a uzaklıkları, 6 ilâ 12 kilometre olup, Edremit'e uzaklıkları ise 33 ile 20 kilometre arasındadır.
Altınoluk Beldesinin ilçe olması durumunda, Edremit İlçesinin nüfus ve yüzölçümü bakımından önemli bir kaybının olmayacağını da burada sizlere bildirmek istiyorum.
Altınoluk ve yukarıda belirttiğim bağlanması gerekecek 7 köy ve 1 yerleşim biriminin son 2000 yılı nüfusları toplamı 16 748'dir. Edremit İlçe nüfusu ise aynı yılda 73 500 idi. Altınoluk'un ayrılması durumunda, bu nüfus, o günkü sayıyla 56 752'ye düşmüş olacaktır.
Yine, 708 kilometrekare olan Edremit'in ilçe yüzölçümünden Altınoluk merkez ve bağlanması gerekecek köylerin yüzölçümü toplamı olan 94 kilometrekare düşüldüğünde, geriye, Edremit'e 614 kilometrekare yüzölçümü kalacaktır.
Görülüyor ki, 7 köy ve 1 yerleşim biriminin Altınoluk'a bağlanması durumunda, Anayasamızın öngördüğü sosyal devlet anlayışına uygunluk daha çok ortaya çıkmış olacaktır.
Burada asıl önemli olan, Edremit İlçesinin alan ve nüfus kaybından ziyade, Altınoluk ve Altınoluk'a bağlanması düşünülen yerleşim birimlerindeki insanların ihtiyaçları olan hizmetleri onlara daha etkin bir şekilde sağlamak ve bu konuda insanlarımıza yardımcı olmaktır.
Altınoluk'un ilçe olmasının jeopolitik açıdan da büyük önemi vardır; çünkü, Ege Denizindeki Yunan adalarına çok yakın bir konumdadır ve beldenin ortasından E-24 karayolu geçmektedir. Turizm bakımından çok gelişmiş olması nedeniyle de ayrıca ilçe olması gereken bir yerleşim birimidir.
Turizm dışında, belde ve köy sınırları içerisinde bulunan 450 000'e yakın zeytin ağacının bulunması yöre ekonomisi için büyük önem taşımaktadır; çünkü, bu zeytinliklerin ürünü, belde halkının yanı sıra, çevre il, ilçe ve köylerden gelen işçiler tarafından toplanıldığından yaz aylarında olduğu gibi, kış aylarında da Antınoluk'ta canlı bir ekonomi yaşanmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) -Bu zeytinliklerden üretilen ortalama 45 000 ton zeytinin ülke ekonomisine akçalı olarak katkısı 20 trilyon lira civarındadır. Tariş kayıtlarına göre de her yıl 700 ton civarında zeytinyağı, üyeler tarafından Tariş'e dökülmekte ve bunun parasal karşılığı olan 3 trilyon lira da üyelere ödenmektedir.
Bu sözlerimden anlaşılacağı gibi, Altınoluk Beldesinin en önemli gelir kaynakları, ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayan turizm, zeytin ve zeytin ürünleridir.
Şu anda 4 mahalleden oluşan Altınoluk'un en önemli özelliklerinden birisi de, arıtmalı kanalizasyon sisteminin mevcut olması ve yazın 200 000'i bulan nüfusuna rağmen, su sorununun bulunmamasıdır.
Değerli milletvekilleri, özellikle son yıllarda dağ turizminin gelişmesiyle de yerli ve yabancı turistlerin büyük ölçüde ilgisini çeken Altınoluk, İsviçre Alplerine eşdeğer bol oksijenli güzel havası, mavi bayrak taşıyan temiz denizi, tarihî yapıtları ve güleryüzlü insanlarıyla ilçe olmayı gerçekten hak eden bir beldemizdir.
Okuma yazma oranı yüzde 100 olan Altınoluk'ta, her yıl düzenlenen kültür ve sanat ağırlıklı festivaller, çeşitli ulusal ve uluslararası düzeydeki panel, sempozyum ve konferanslar, bu şirin beldemizin dünya çapında daha çok tanınmasına neden olmaktadır.
Anlatmaya çalıştığım gibi son yıllarda bir turizm patlaması yaşayan Altınoluk, ekonomik gücü, doğasının cömertliği, görülmeye değer tarihî ve kültürel zenginlikleriyle, Türkiye ve dünya turizm hareketlerinde önemli bir yer almaya başlamıştır.
Ayrıca, Altınoluk ve mücavir alanı içerisinde, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Erdemir, Sosyal Sigortalar Kurumu, Ankara Belediyesi gibi resmî kuruluşlarımıza ait kamplar ve dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Bu tesisler de, Altınoluk'a ayrı bir hareketlilik getirmektedir.
Bu geniş alanda bulunan 4 adet jandarma karakoluyla güvenlik sağlanmakta olup, son on yıl içerisinde güvenlikle ilgili etkili bir olay tespit edilmemiştir; ancak, Altınoluk, hızla büyüyen, gelişen ve nüfusu hızla artan bir yerleşim birimi olduğundan, polis örgütüne ve adliyeye büyük ihtiyaç duyulmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Altınoluk'la ilgili bazı gelişmeleri sizlere sunmak istiyorum. 1994 yılında Emlak Vergisi mükellefi sayısı 14 245 iken, 2004 yılında bu sayı 34 433'e ulaşmıştır. Aynı şekilde, 1994 yılında Çevre Temizlik Vergisi mükellefi sayısı 3 100 iken, bu sayı 2004 yılında 24 686'ya, su abone sayısı ise 5 988'den 15 372'ye ulaşmıştır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
13 konuşma daha · 17 Şubat 2004