Zeytin sineği mücadelesi hakkında
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 116. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Haziran 2006 · 393 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Deveciler (CHP), 15 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN SİNEĞİ MÜCADELESİ HAKKINDA); konuşma 393 kelime.
Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Zeytin sineği mücadelesi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-06-15-zeytin-sinegi-mucadelesi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Evet.
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli üyeler; az evvel görüştüğümüz 33 üncü maddede, başdenetçi ve denetçiler hakkında ceza soruşturması ve kovuşturma usulünü görüştük ve bu maddede, başdenetçi ve denetçilerin soruşturulması Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının iznine bağlandı ve şöyle diyor: "Başdenetçi ve denetçilerin görevleri sebebiyle bir suç işledikleri öne sürüldüğü takdirde haklarında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının iznine bağlıdır. İzin verilmesi veya verilmemesine ilişkin karara karşı itiraz mercii Danıştayın ilgili dairesidir."
Şimdi ise, 34 üncü maddeye göre, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcılarının işledikleri suçlar nedeniyle soruşturma ve kovuşturması başdenetçinin iznine bağlanmaktadır. Aynen orada da şunu söylüyor: "Genel sekreter, uzman ve uzman yardımcılarının görevleri sebebiyle bir suç işledikleri öne sürüldüğü takdirde ceza soruşturması ve kovuşturma yapılabilmesi başdenetçinin iznine bağlıdır. İzin verilmesi veya verilmemesine ilişkin karara karşı itiraz mercii Ankara Bölge İdare Mahkemesidir."
Şimdi bakınız, bu yapılan, 33 üncü maddede yaptığınız düzenleme de, 34 üncü maddede yapılan düzenleme de, kesinkes doğru bir düzenleme değildir. Çünkü, şöyle bir 2002 seçimlerine gidelim. 2002 seçimlerinde, başta Genel Başkanımız Deniz Baykal ve Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP sözcüleri, bütün yapmış olduğu mitinglerde, basın açıklamalarında, açık oturumlarda, iktidara geldiklerinde dokunulmazlıkları kaldıracakları sözünü vermişti. Vatandaşımız da, halkımız da 2002 seçiminden evvel, 1999-2002 arası ülkemizi yöneten siyasîlerin fazla yolsuzluklara bulaştıkları için ve bizler de söz verdiğimiz için bundan dolayı her iki partiyi Meclise, Parlamentoya gönderdiler.
Şimdi, ama bakıyoruz, bu dokunulmazlıkları bir kenara ittik. Seçimlerden beri, biz verdiğimiz sözlerin yerine getirilmesi için, her defasında, her platformda, başta Genel Başkanımız, grup başkanvekillerimiz, bütün milletvekillerimiz, her platformda halkımıza verilen bu sözlerin yerine getirilmesini istiyoruz, dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz; ama, nedense, AKP buna bir türlü yanaşmamaktadır.
Şimdi, bakıyoruz, niçin, böylesi, kamuoyunun saygınlığını kazanması şart olan bir kurumun, ombudsmanlık kurumunun başdenetçisini, denetçisini, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcılarını dokunulmazlık zırhına alıyoruz? Mecliste kaldıramadık.
Bunu defalarca söylüyoruz. Zaman zaman, bizim Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin de dokunulmazlıklarla ilgili savcılıktan fezlekeleri geliyor, AKP milletvekillerinin de fezlekesi var, 150'ye yakın fezleke var; ama, biz, Cumhuriyet Halk Partililer olarak, her zaman için, gerek Adalet ve Anayasa Komisyonlarından oluşan Karma Komisyonda gerekse yapmış olduğumuz konuşmalarda veya fezlekelerin Mecliste görüşülmeleri esnasında dokunulmazlıklarımızın kaldırılıp, yargılanmamızı istiyoruz; fakat, nedense, siz, her zamanki gibi, çıkardığınız yasalarda da çoğunluğunuza güvenerek, bunda da bizim dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasına müsaade etmiyorsunuz.
Siz kendi dokunulmazlıklarınızı kaldırmayabilirsiniz; ama, hiç olmazsa, müsaade edin, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırınız.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 15 Haziran 2006