İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Çalışma saatleri hakkında

Ali Topuz

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 945 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Topuz (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 945 kelime.

Ali Topuz (CHP, İstanbul). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-topuz-22-2003-12-20-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ TOPUZ (İstanbul)Aleyhte söz istiyorum Sayın Başkan.

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Ben de aleyhte söz istiyorum efendim.

BAŞKANBuyurun Sayın Topuz.

Süreniz 10 dakika.

ALİ TOPUZ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; dün yaptığımız bir tartışmayı bugün yeniden yapmak üzere huzurunuza çıkmış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu, Danışma Kurulunun toplanmasını talep ederek, dün yapılmış olan bir İçtüzük ihlalini düzeltme girişiminde bulunmuştur. Gerçekten, dün, burada, İçtüzüğümüzün 19 uncu maddesine açık olarak aykırı olduğu bilinen bir uygulama yapılmıştır ve bu uygulamaya göre Meclisimizin gündeminde sıralar değişmiştir. Yani, dün kabul edilen AKP önerisi "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" başlığı altında 1'den 5'e kadar sıralanan bir görüşme sırasını gündeme geçirmiştir.

Buna göre, dün kabul edilen öneride, 4 üncü sırada, Denizli Milletvekilleri Osman Nuri Filiz, Mehmet Salih Erdoğan ve Mehmet Yüksektepe ile Ümmet Kandoğan'ın kanun teklifi görülüyordu. Onu takiben de, Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın bazı belediyelerin kaldırılması hakkında bir teklifi vardı. Şimdi, bugün, bu tekliflerin yeri değiştirilerek, çalışma saatlerinin yeniden tespit edilmesi öngörülüyor.

Değerli arkadaşlarım, önce şunu belirteyim: Dün yapılan usule aykırı uygulama Meclis zabıtlarına geçmiştir ve onun üzerinden hareket edilerek bugün sıralarda bir değişiklik yapılmış olması, dün yapılan usul hatasını ortadan kaldırmaz. O usul hatası, Meclisin zabıtlarına geçmiştir, orada yerini almıştır; hata, yerinde durmaktadır. Bugün, o geçerliymiş gibi kabul edilerek, dün meydana gelen sıralamada bir değişiklik yapılarak, konu, tekrar gündeme getirilmiştir. Önce bunu belirterek düşüncelerimi ifade etmek istedim.

İkinci olarak şunu söylemek istiyorum: Değerli arkadaşlarım, dün de Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun sözcüleri, buradan, açık bir dille ifade ettiler ki, bütçe görüşmeleri sırasında başka bazı konuların gündeme getirilmiş olması, geçmişte bir iki örneği görülse de, uygun bir yöntem, uygun bir davranış değildir. Kaldı ki, daha önce, iki kez -geçtiğimiz dönemde- bütçe görüşmeleri sırasında başka iki konunun görüşülmesine karar verilirken, bu kararın dayanağı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Danışma Kurulu önerisidir; yani, o dönem, bu Mecliste bulunan siyasî partilerin grup başkanvekilleri, bir Danışma Kurulu toplantısı yapmışlar, o toplantıda mutabakata varmışlar. Neden mutabakata varmışlar; çünkü, gerçekten, çok acele, çok önemli, konuşulması gereken konular olduğu için... Birisi Kuzeyden Keşif Harekâtı idi, diğeri de onun kadar önemli, o günlerde yapılması gereken, zaman açısından geriye itilmesine imkân olmayan konuları ihtiva ediyordu; haklı gerekçeleri vardı ve onlar, bir Danışma Kurulu önerisine dönüşmüştü.

Bugün ise, burada, getirilen öneri bir Danışma Kurulu önerisine dayanmıyor; orada bir uzlaşma sağlanamadığı için, bir partinin önerisi olarak buraya getirilmiş oluyor.

Tabiî, Danışma Kurulunda mutabakata varılamayan konularda, ilgililerin, Meclise böyle bir öneri getirme şansı vardır, hakkı vardır; ama, bu konuştuğumuz, biraz evvel söylediğim gerekçelerin yerinde olması lazım; yani, bugün gündeme alınması gereken şeyin, bugün konuşulmadığı takdirde sorun çıkması gerekecek kadar önemli olması lazım ve bunun da bir uzlaşmaya dayanmış olması lazım.

Şimdi, siz ne yapmak istiyorsunuz; Parlamentodaki çoğunluğunuza dayanarak, Danışma Kurulunda kabul edilmeyen bir öneriyi, bütün usullere aykırı olarak, burada, bir emrivakiyle karara bağlamak istiyorsunuz; biraz sonra bağlayacaksınız, ona göre de işlem yapacaksınız; ama, bunun adına, parlamenter sistemde "çoğunluk diktası" denir. Bunun başka bir anlamı yoktur. Biz ne istiyorsak o olur, demektir bu. Siz, ne istiyorsanız onu yapacak durumda görüyorsanız kendinizi, lütfen, benim söylediğim çerçeveden, durumunuzu, bir defa daha, bir değerlendirmeye tabi tutunuz. Bazı şeyleri çoğunluğa dayanarak yapmanın ağır vebali olur. Bir kere, usul açısından bunları ifade ettim.

Esas açısından da konunun çok yanlış tarafları vardır, aceleye getirilmiş tarafları vardır; biz, biliyoruz bunu. Bugün, buraya getirdiğiniz konular, tasarı değildir, hükümet önerisi değildir, milletvekillerimizin hazırladığı tekliflerdir; ama, konu, hükümet ciddiyeti ve hükümet sorumluluğunu gerektiren bir konudur. "Bütün Türkiye'ye yaygın 400'e yakın belediyeyi ortadan kaldıracağız" diyorsunuz. Kaldırabilirsiniz, kaldırılması gerekli de olabilir belki; ama, bunun gerekçeleri hazırlanır, o şekilde gelir. Oysa, bu meseleler, öyle sanıyorum ki, Sayın Başbakanın, nerede bulunursa oradan verdiği talimatlarla yapılıyor; daha önce düşünmediğiniz şeyleri onun talimatlarıyla düşünür hale geliyorsunuz ve ona göre Meclis çalışmasını yönlendirmeye çalışıyorsunuz. Bakınız, "İmarzedeler Yasa Tasarısı" diye bilinen yasa tasarısı burada konuşulurken bir talimat geldi "durdurun bunu" dedi ve siz bunu birkaç gün sonraya bıraktınız. Değerli arkadaşlarım, bunlar, doğru yöntemler değildir.

Bir başka açıdan da yanlıştır bu öneri. Bir kere, tekliflerin gerekçesi yanlıştır, gerekçesi eksiktir. Belediyecilik, kentleşme olayının devamı olan bir yönetim birimi anlamını taşır. Kentleşme ve yerel yönetimler, iç içe olan konulardır. Bir yerin gelişme doğrultusu, sınırı, hududu, bir yerleşme biriminin gelişme doğrultusu, hududu ve diğer arazi kullanım kararları, belli teknik kurallara, usullere riayet edilerek tespit edilir. Siz, burada, elinize pergel alıp hudut çizerseniz yanlış yaparsınız veya şurayı şurayı ben bunun içerisine aldım, burayı belediye yaptım derseniz yanlış yaparsınız. Biz belediye meclisi değiliz veya biz şehircilik uzmanı değiliz. Bütün bunlar hazırlanır, ilgilileri, uzmanları hazırlar; bir şehrin nasıl büyüyeceği belli olur, ona göre onun nasıl bir belediye yönetimine, hangi sınırları kapsayan bir belediye yönetimine ihtiyacı olduğu, onun gelişme alanlarının nerelere doğru yönlendirilmesi gerektiği saptanır; o çerçeve eğer bir yasayla belirlenmesi gerekiyorsa, o zaman bize gelir. Burada böyle bir şey de olmamıştır.

Üçüncü olarak, bu öneri, Anayasa açısından sonu olmayan, geçerliliği olmayan bir girişimdir. Anayasamızın 67 nci maddesi açıkça ifade etmiştir ki, seçimden önceki bir yıl içerisinde çıkarılan seçimle ilgili yasalar, bir yıl geçmeden uygulanamaz. Yani, siz bu yasayı buradan geçirseniz ve yürürlüğe girmiş bile olsa -ki, yürürlüğe girmesi o kadar kolay değildir; Anayasaya aykırılığı konusu incelenmeden yürürlüğe sokulamaz bu; o süreç mutlaka işletilecektir- bunu bu seçimlerde uygulayamayacaksınız. Peki, uygulayamayacağınız bir işi neden bugünden yapıyorsunuz?!

Elimizde kamu yönetimi reform tasarısı var; henüz Meclise gelmemiş olmakla beraber, tartışıyoruz. Yerel yönetimlerle ilgili tasarıları hazırladık diyorsunuz, onları tartışacağız. Türkiye'de nasıl bir yerleşme düzeni, nasıl bir yerel yönetim düzeni, nasıl bir kamu yönetimi oluşturulacak, bunun ilkeleri bile şu anda belli değil. Onlar belli olduktan sonra, ben biliyorum, siz tekrar geleceksiniz, bugün buradan çıkarıp uygulamaya sokmaya teşebbüs ettiğiniz bu yasaları, yeni şartlara göre, yeniden, değiştirerek, düzenleyerek bu Meclisin önüne çıkacaksınız. Bütün bunları kaç kere söylediysek, sözümüzü dinletemedik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 20 Aralık 2003

88 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook