Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Antalya Milletvekili · Yeni Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 28 Ekim 2026 · 446 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Aliye Coşar (Yeni Parti), 28 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 446 kelime.
Aliye Coşar (Yeni Parti, Antalya). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 28 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aliye-cosar-2026-10-28-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90939
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİYE COŞAR (Antalya)2027 bütçesini görüşmekteyiz. Yirmi dört yıllık AKP iktidarında bütçedeki rakamlar değişiyor, bakanlar değişiyor ama tek bir şey değişmiyor; açlık sınırı altında yaşayan milyonlar ve her yıl düşen alım gücü değişmiyor. Bütçe halka umut vadedeceğine yokluk, yoksulluk vadediyor. Halkın vergileriyle toplanan bütçe halkın yaşamına olumlu olarak dokunmuyor, sadece mali yükü halkın omuzlarına bırakılıyor. Toplanacak her yüz liralık verginin yaklaşık 20 lirasına yakını faiz ödemesine gidecek. Yine, karşımızda bütçesi faize çalışan bir sistem var. Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinin görüşmesini yaptığımız bugün de ise yasamanın süreç içinde nasıl yok sayıldığını tekrar hatırlamalıyız.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle fiilen ortadan kalkmıştır, Türkiye Büyük Millet Meclisinin tarihî görevi ve misyonunu ve anayasal görev ve sorumluluklarını kullanamaz noktaya getirmiştir. Anayasa Mahkemesinin Can Atalay kararı hâlâ uygulanmıyor. Hatay halkının iradesiyle seçilen Can Atalay bu Meclisin sizler, bizler kadar seçilmiş bir üyesidir. Siyasallaşan yargı kararlarıyla hukuk devleti ilkesinden uzaklaşıyoruz. Butlan kararı, seçilmiş belediye başkanlarımızın ve gazetecilerin tutuklanması, belediyelere ve TV kanallarına kayyımlar bunun en somut örneğidir. Hukukun olmadığı yerde adaletli bütçe de olmaz.
Meclisin bütçesiyle birlikte faaliyetlerine değinmek istiyorum. Araştırma komisyonu kurulmasından iktidar korkmamalıdır. Tüm muhalefet partilerinin çağrılarına rağmen asrın vurgunu Fon krizine dair Mecliste araştırma komisyonu kuramadınız. Yine, kurulan komisyonlarımızın raporlarında muhalefetin fikir ve görüşleri komisyon önerisi olarak yer almalıdır, bir uzlaşı şarttır. Devam eden komisyonlar ya da raporlarını yeni vermiş olanlar varken getirilen kanun teklifleriyle karşılaşıyoruz. Şimdiye kadar kurulan araştırma komisyonunun raporlarından hangi bakanlık yararlanmıştır? İktidar Meclis komisyonlarından çıkan önerileri dikkate alıp kaç düzenleme getirmiştir? Samimi olalım, ya araştırma komisyonu kurdurtmayın ya da kurulan komisyonların gerçekten verimli olmasını sağlayın. Kanun tekliflerini hazırlayan bakanlıklar, siyasi parti gruplarını ve Türkiye Büyük Millet Meclisini onay sürecindeki bir bürokratik adım olarak görüyor.
22/10/2026 tarihi itibarıyla 51.043 soru önergesi verilmiş, bunların 14.043'ü cevaplanmamış, soru önergelerinin yüzde 27'sine cevap verilmemiş, yürütmenin yasamaya verdiği değer de budur. Muhalefet partilerinin kanun tekliflerinin hiçbiri kabul edilmemiştir; öte yandan, yasamanın tüm görevi Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapılmaya çalışılıyor. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, milletvekillerini ve Meclisi işlevsiz hâle getirmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin yürütme üzerindeki denetimi kaldırılıyor. Torba kanunlar AKP döneminde alışkanlık hâline geldi. İlgili komisyonlarda tartışılmayan, görüşülmeyen torba kanunlarla Meclis işlevsiz bırakılıyor. Meclisten geçen torba kanunlar diğer kanunlardan daha fazladır. Torba kanun, kanun yapma tekniğinden uzak, hukuk devleti ilkesine aykırı bir durumdur. İhtisas komisyonlarını işlevsiz bırakan bu uygulamalar yasama faaliyetlerine de zarar veriyor. Anayasa'ya aykırı olduğu için iptal edilen düzenlemeler küçük değişikliklerle tekrar önümüze getiriliyor. Çalışma arkadaşlarımız, danışmanlarımız sözleşmeli çalışmakta, farklı sınıflandırmaya tabiler, eşit işe eşit ücret uygulanmıyor, iş sonu tazminatı ve işsizlik maaşı alma hakkı hâlâ yok.
Millet iradesini temsilen aldığımız görevi en iyi şekilde yapmak için yasamanın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığını artırmak hepimizin görevidir, tarihî sorumluluğudur çünkü egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
57 konuşma daha · 28 Ekim 2026