İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Genel Kurul konuşması

Bülent Baratalı

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 109. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Temmuz 2004 · 886 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Baratalı (CHP), 1 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 886 kelime.

Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2004-07-01 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Belediyeler Kanunu Tasarısının 9 uncu maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini aktarmak için söz almış bulunmaktayım; Grubum ve şahsım adına, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yeni bir kanun yapıyoruz. Bu kanun, daha önceki konuşmacı arkadaşlarımın da ifade ettiği gibi, kısa adıyla Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısına bağlı olarak çıkarılmakta olan kanunların ikincisi; birincisini, geçen hafta, İl Özel İdareleri Kanunu adıyla çıkarmıştık, şimdi, Belediyeler Kanunu Tasarısını konuşuyoruz.

Belediye Kanunu, cumhuriyet döneminin en devrimci, en değişimci, en yenilikçi kanunu olarak, 1930 senesinde ve 1580 sayıyla çıkmıştı. Bu kanun, en yenilikçi ve en değişimci kanundu; fakat, metamorfoza uğramadan çıkarılmış olan bir kanundu. Öyle ki, ilk kez, bayanların, hemen akabinde yapılacak olan mahallî seçimlerde, erkekler gibi, oy kullanmasını da içeren bir kanundu. Şimdi, aradan geçen yetmişdört yıl gibi bir zaman süreci içinde, bu alanı yeniden değerlendiriyoruz ve yeni bir kanun yapmaya çalışıyoruz.

Ben, ömrünün yarısından fazlasını yerel yönetimlerde geçirmiş bir arkadaşınız olarak, 1580 sayılı Yasa ile şimdi çıkarmakta olduğumuz yasayı ister istemez kıyaslıyorum ve bir belediyeci, bir yerel yönetici olarak, içimin, yeni yapılacak olan yasa açısından çok rahat olduğunu söyleyebilmem pek mümkün değil.

9 uncu maddede mahalleleri konuşacağız; ama, şimdi bu, mahallede bile, mahallenin kent yönetimine, yerel yönetime katılımında bile, tasarının Plan ve Bütçede olan şekli ile şimdi Genel Kurulda görüştüğümüz şekli arasında büyük farklar var. Katılım, şeffaflık, açıklık, prodüktivite, hesap verebilirlik gibi kavramlar, yeni yönetimin, yeni çağın yükselen yeni trendleri. Oysa, katılımda, yerel yönetimlerin en küçük birimi olan mahalle yönetimlerinin ve onun başı olan muhtarların, bu kanuna göre, belediye meclislerine katılmaları mümkün değildir. Daha önce, İl Özel İdaresi Kanununda da olduğu gibi, mahalle muhtarları, il genel meclisinin kararlarına da katılamıyorlardı. Katılım ne demektir, katılımcı demokrasi ne demektir; mahallede veya buna benzer yerleşim yerlerinde yaşayan insanların, kendilerini ilgilendiren konularda kararların oluşmasında, alınmasında ve uygulanmasında etkin olarak bunlara katkıda bulunmalarıdır. Oysa, biz, tasarıdaki şekli Plan ve Bütçe Komisyonunda değiştirdik. Artık, mahalle muhtarları, belediye meclisi toplantılarına katılamayacaklar. Oysa, katılımdan ne anlıyorduk; özellikle katılımcı demokrasinin getirdiği yeni kurumlar olan sivil toplum örgütleri, NGO (Non-Governmental Organizations) dediğimiz bu kurumlar, meslek kuruluşları, mahalle muhtarları gibi bu yeni kurumlar, bu kurullara katılacak ve en küçük yönetim birimleri hakkında düşüncelerini ifade edecekler, kararlara etkili olacaklar, kararların uygulanmasında da söz sahibi olacaklardı. Oysa, şimdi biz, 9 uncu maddeden sonra gelen belediye meclislerinin oluşmasında mahalle muhtarlarımızın bu kurullara katılmasını engelledik. Zaten fahrî üye olarak katılıyorlardı; ama, şimdi, eğer ileride mahalle muhtarlarının bunlara katılmasını engellersek, fahrî üyelikleri de olmayacaktır; yani, mahalleleriyle ilgili olarak, muhtarlarımız, belediye meclislerinde, aynı il genel meclislerinde olduğu gibi, görüşlerini, kent yönetiminin en küçük parçası olan mahallenin yönetimi hakkında görüşlerini söyleyemeyeceklerdir. Peki, ne yaptık yerine; ihtisas komisyonlarında bir katılım getirdik. O da, bütün muhtarlarımızın değil, bu kurulun, yani il genel meclisinin veya belediye meclisinin beşte 1'i oranında kadar bir muhtarın ihtisas komisyonlarına, yine, oy hakkı olmadan katılmasını düzenliyoruz. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak yanlış buluyoruz. Muhtarlarımız, bu toplantılara, belediye meclisi toplantılarına katılmalıdır; hatta, tümü katılmalıdır, görüşlerini söylemelidirler. Eğer, tümünün katılması çok fazla geliyorsa; salon küçüktür, birlik beraberlik bozulur, kararların alınmasında gecikme olur deniliyorsa, muhtarlar, beş yıl içinde, dönüşümlü olarak -sayıları yeteri kadar- buralara da katılmalıdır.

Sonuç olarak, katılımcı demokrasinin mahalle muhtarları konusunda işlemediğini burada üzülerek ifade etmeye çalışıyorum. Umuyorum ve diliyorum ki, önümüzdeki maddelerde, özellikle belediye meclisinde katılmaların görüşüldüğü maddelerde, mahalle muhtarlarımız, ihtisas komisyonları yanında genel kurullara da katılarak, meclislere de katılarak, mahallenin sorunları hakkında duygularını, düşüncelerini, kararlarını, görüşlerini bildirebilirler ve kararların alınmasında ve uygulamasında etkin olabilecekleri düzenlemeler yapılır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, tasarının tam içime sinmediğini ifade etmiştim; özellikle katılım konusunda sinmemiştir. Yine, elimizdeki son verilere göre, kamu tüzelkişiliği hakkını kazanmış olan 359 belediyemizin bu tasarıyla kamu tüzelkişiliklerinin ortadan kalkacağını da düşünmek, bizleri son derece üzmektedir. Bu, şimdilik 359 belediyemizin kamu tüzelkişiliği belirli bir vadeden sonra kaldırılıyor; ama, belediyelerde seçmen taşınması gerçeğini de düşünürsek, öyle sanıyorum, önümüzdeki seçimlerde 1 000'den fazla belediyenin tüzelkişiliği sona erecektir. Bunları, yalnız israfla ilişkilendirmek, ona bağlamak yanlıştır. Biz, giderek kırsal kesimdeki öğretmenleri kaldırıyoruz, giderek kırsal kesimdeki belediyeleri kaldırıyoruz, kırsal kesimdeki adliyeleri kaldırıyoruz ve kırsal kesimin okumuş yazmış takımıyla olan bütün ilişkilerini ortadan kaldırıyoruz. Bu, cumhuriyetimizin temel ilkeleriyle bağdaşır şekilde değildir; bunu, bir kez daha, bu ülkenin aydınları olarak düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, mahalle ile köyler, yerel yönetimlerin ilk basamağı, demokrasinin beşiğidir; katılımcılığın, saydamlığın, yerinden yönetimin ilk ayağıdır. Türkiye genelinde 35 124'ü köy olmak üzere 52 929 muhtarlık bulunmaktadır. Nasıl ki, Başbakan ülkeyi yönetiyorsa, muhtarlar da mahalleyi, köyleri yönetiyor. Mahallenin, köyün sorunları öncelikle muhtardan soruluyor. Merkezî yönetimle ilişkileri muhtar yürütüyor. Muhtarlarımız, bölgesindeki herkesin sesini duyar, sesine ses olur; her haneyi, her hanede oturanı, adını, sanını, ikametgâhını, yaptığı işi, ihtiyaç sahiplerini, sorunları en iyi bilendir. Muhtarlarımız, bu nedenle, demokrasinin temelini oluşturur. Köy ve mahalle muhtarları, yöresinde yaşayan insanlara hizmet götürmek amacıyla olağanüstü çaba gösterirler. Muhtarlarımızın büyük çoğunluğu, sağlıklı ve donanımlı bir bürodan yoksun olarak hizmet vermeye çalışmaktadırlar. Bilgisayar, faks gibi çağdaş olanaklardan yoksun olunduğu gibi, kırtasiye malzemelerini bile kendi ceplerinden karşılamaktadırlar. Bu doğrultuda, ödeneklerin artırılmasında büyük bir zaruret bulunmaktadır.

Herhangi bir sosyal güvenlik şemsiyesi altında bulunmayan muhtarlarımız, zorunlu olarak Bağ-Kur kapsamına alınmışlardır. Devletten her ay 102 000 000 lira sabit maaş alan muhtarlar, yaptıkları işlemlerle ilgili, valilikler tarafından belirlenen sabit ücretlerle, büroların ve muhtarlığın giderleriyle kendi sigorta masraflarını karşılamak zorundadırlar. Bağ-Kur kapsamında bulunan muhtarlarımızın ödediği en alt basamak prim miktarı 140 000 000 Türk Lirasıdır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT BARATALI (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 1 Temmuz 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook