Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Haziran 2004 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemal Uysal (AK Parti), 29 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU TASARISI İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU (S.S.617)); konuşma 536 kelime.
Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2004-06-29-tarimsal-uretici-birlikleri-kanunu-tasarisi-ile-tarim-orman-ve-koyisl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CEMAL UYSAL (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısı üzerinde şahsım adına konuşmak üzere huzurlarınızda bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Efendim, tarım sektörü, gerçekten de çok önemli bir sektördür. Tarım ürünleri, ekonomideki tasnifte birinci derecede zarurî ürünler olarak kabul edilir. Tarım sektörü, ülkemizde, özellikle çok geniş bir kitleyi ilgilendirdiği için, hem fiyat bakımından hem de üretim bakımından gerçekten de çok önemli bir sektördür; yalnız, bir malın birinci derecede önemli olması, insanlar için çok faydalı olması, onun fiyatının da çok değerli olduğunu göstermiyor maalesef. Amerikalı İktisatçı Paul Samuelson'un bu konuda çok güzel bir benzetmesi var; diyor ki: "Amerika'da estetik ameliyatlar kalp ameliyatlarından çok daha pahalıdır." Kalp, tabiî ki, estetikten çok daha önemlidir; ama, onun çok önemli olması, insanlar için çok yarayışlı olması, kalp ameliyatının fiyatı bakımından çok önem ifade etmiyor. O bakımdan, özellikle fiyat bakımından, tarım ürünlerinin fiyatlarının çiftçinin lehine olarak piyasada teşekkül edebilmesi tamamen piyasa şartlarına bağlıdır. Piyasayı regüle edecek, piyasayı düzenleyecek olan birçok metot var; bunlardan en önemlisi, çiftçinin kendi öz birlikleridir. Bunlar kooperatif teşekkülleridir, ziraat odaları birliğidir ve burada, bu tasarıyla gelen çiftçi birlikleridir. Gerçekte de bu yasayla kurulacak çiftçi birlikleri, kooperatiflerin ve ziraat odalarının dışında çiftçilerin öz birliği olarak ve devlete çok bağlı olmadan faaliyet gösterecek birliklerdir; bu bakımdan da fevkalade önemlidir.
Tabiî, çiftçi birlikleri, fiyatları çiftçi lehine çevirecek birtakım bilgiyi, piyasa bilgisini çiftçilere aktaracaktır; tabiî, piyasanın regüle edilmesi bakımından da hükümetle ve diğer teşkilatlarla birtakım temaslarda bulunacaktır; ama, tarım ürünleri ekonomide ücret malları olarak kabul edilir; yani, dünyanın birçok ülkesinde, sendikalar dahi, işçilere zam isterken tarım fiyatlarını ölçü alırlar ve onu ölçü olarak gösterirler. Tarım fiyatları arttığı zaman, mutlaka işçi ücretlerinin de yüksek olmasını isterler; ama, fiyat mekanizması, tabiî, tarım ürünlerinin ne çiftçilerin istediği gibi ne de tüketicilerin istediği gibi olmasına müsaade eder.
Bakın, burada, çiftçiler çok düşük gelirli insanlardır; ama, onu kullanan, şehir merkezlerinde bulunan insanlar da genellikle düşük gelirli insanlardır. Şimdi, burada ne olacak; her iki düşük gelirli kesimin menfaatını optimize edecek bir fiyat yapısına ihtiyaç var. İşte bu birliklerin bunu önemli ölçüde sağlayacağına şahsen inanıyorum.
Çok değerli milletvekilleri, burada, çok önemli bir konu -esasen, ben, onu söylemek üzere huzurlarınızda bulunuyorum- Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'de, OECD standartlarına uygun ve sertifikalı tohumluk üretiyor. Yıllık kapasitesi 250 000 ton civarında; ama, benim de o çok değerli kuruluşta görev yaptığım zamanlarda, bu sertifikalı tohumluğu -ki, bu, ana genetik materyaldir, çiftçiye mutlaka intikal etmesi gerekir- maalesef, çiftçiye intikal ettiremedik. 100 000 ton civarında, 120 000 tona kadar çıkıldı. Şimdi, Bakanlığın almış olduğu bir kararla, görüyorum ki, 300 000 ton tohumluk; yani, OECD standartlarına uygun ve genetik materyal, çiftçilere intikal ettirilecek. Fiyatı da, aşağı yukarı bugünkü buğday fiyatına eşit; 400 000 lira civarında bir fiyatla, 300 000 ton tohumluk çiftçilere intikal ettirilecek.
Bu, çok önemli bir politikadır. Bu uygulama, gerçekten de çok önemlidir. Efendim, bu, zaten Türkiye'de yapılıyordu, vardı, demenin hiçbir anlamı yok. Bu, maalesef, piyasada buğday olarak satılan tohumluk buğday -ki, gerçekten tohumluk; tabiî, buğday olarak satılmıyor- tohumluğa çevrilmiyordu satılmadığı için. Şimdi, bu genetik materyal çiftçilere intikal edecek ve uzun süre de kullanma imkânı vardır. Bu bakımdan, gerçekten, bu çok önemlidir.
Türkiye'de, biz, tarım potansiyelini yeteri kadar kullanamıyoruz derken, özellikle, bu genetik materyalin çiftçilere intikal etmiş olmasını fevkalade memnuniyetle karşılamamız lazım.
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 29 Haziran 2004