İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

Cemaleddin Uslu

Edirne Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Ekim 2008 · 648 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cemaleddin Uslu (MHP), 23 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 648 kelime.

Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 23 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2008-10-23-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CEMALEDDİN USLU (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ergene Nehri’nin kirliliği ve Trakya üreticisinin sorunlarıyla ilgili olarak gündem dışı söz aldım. Bu vesileyle sizleri saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin en önemli kolu olan Ergene Nehri, Trakya bölgesinin kuzeyinde Istıranca Dağlarındaki kaynaklardan doğmaktadır. 194 kilometre uzunluğunda olan bu nehir, Trakya bölgesinin en önemli akarsuyudur. Ergene Nehri havzasında Kırklareli’nin il geneli, Tekirdağ’ın önemli bir bölümü ile Edirne’nin Uzunköprü, Yeniköy, Havsa, Süloğlu ve Meriç gibi merkezleri yer almaktadır. Bu yerleşim merkezlerinde 800 bini aşkın insan yaşamını sürdürmektedir. Nehir, yaklaşık 300 bin dekarlık birinci, ikinci ve üçüncü sınıf önemli tarım alanlarını besleyen en önemli akarsudur. Ergene havzası, günümüzde sanayi merkezi hâline gelmiştir. Havzada sanayi tesislerinin artmasına Türkiye'nin ticaret merkezi olan İstanbul’a yakın olması, ithalat, ihracat ve ham madde açısından ulaşım kolaylığı, uygun büyüklükte arazinin kolay temin edilmesi gibi etkenler neden olmuştur. Bunun sonucunda, altyapı ve arıtma tesislerinin yetersizliği nedeniyle de evsel ve endüstriyel atık sular bu nehre deşarj edilmekte, nehrin bu kolları bir nevi atık su depolama kanalı olarak çalışmaktadır. Bu durum, Ergene havzasında insan sağlığını tehdit etmekte, ürün verimi ve kalitesini düşürmektedir. Trakya bölgesinde kirlenmeye başlayan birçok akarsu ve yer altı suyunun kirlenmesinde yanlış gübrelemenin de payı yer almaktadır.

Değerli milletvekilleri, Tekirdağ ilinin bir bölümü ile Edirne’nin Meriç Nehri boyunca yoğun bir çeltik tarımı yapılmaktadır ve bu sebeple çok miktarda suya ihtiyaç vardır, ancak kullanılan su temiz su olmalıdır. Gelin görün ki Ergene Nehri’nin kirliliği üreticiyi çeltik tarımından uzaklaştırmaktadır. Ergene Nehri ile Meriç Nehri, Meriç ilçesinin Adasarhanlı köyünde birleşmektedir. Daha doğrusu, Ergene’nin kirliliğinden dolayı bu noktadan itibaren Meriç Nehri de kirlenmektedir. Bu kirli suya para ödeyerek kullanmak zorunda kalan üreticiler, hem kaliteden hem de verim kaybından dolayı zarar etmektedirler. İfade etmeye çalıştığım Ergene Nehri’nin kirliliği hususu, Trakya çiftçisinin en önemli sorunlarının başında gelmektedir. Dolayısıyla bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Bunun için, Ergene Nehri’nin kirliliğine sebebiyet veren arıtımsız ve kaçak sanayi suyunun nehre ve kollarına boşalmasını engellemek için, Ergene Nehri’nin kirlenmeye başladığı Saray-Muratlı güzergâhında bulunan Çorlu ve Ergene Deresi’nin kuşaklama kanalına alınması gerekir. Sanayinin kirlettiği kirli suyun bir veya iki yerde toplanmasını sağlayarak ileri teknoloji arıtma tesisleri kullanmak suretiyle bu suların yeniden dönüşümü sağlanmalı ve kaçak su akışının önüne geçilmelidir.

Kuşkusuz, üreticilerimizin başka sorunları da vardır. Özellikle buğday ve ayçiçeği üreticisi durumlarından şikâyetçidir. Beş yıldan beri buğday fiyatı yerinde saymış, üretim girdileri katbekat artmıştır. Ayçiçeği fiyatı geçen yılın altına inmiştir. Mazot fiyatı 2 kat artmış, gübre fiyatları geçen yıldan bu yıla neredeyse 4 kat artmıştır. Petrol fiyatları düşerken üreticinin mazotu neden pahalıdır? Üretici bunu anlaşılmaz buluyor. Tarım Bakanımız iki gün önce bu kürsüden, İran’da Orta Doğu’nun en büyük gübre fabrikasına ortak olduğumuzu söylemişti. Öyleyse gübre fiyatları hâlâ neden yükseliyor? Neden İran’dan ucuz gübre gelmiyor? Üretici bütün bu soruların cevabını bilmek istiyor.

Aslında, yapılması gereken şey üretici maliyetlerinin azaltılmasıdır. Bunun için de üreticinin üretimde kullandığı girdilerdeki ÖTV, KDV gibi vergilerin üreticiye iade edilmesi gerekmektedir. Özellikle mazot ve gübre destekleme bedelleri yetersizdir, günün şartlarına göre yükseltilmesi gerekmektedir. Yüksek vasıflı ve kaliteli tohumluk, mümkün ise üreticiye bedelsiz verilmelidir. Zira, bu sayede üretim artacak, kalite artacak, maliyetler düşecek ve üretici mahsulünü daha ucuza üretecektir. Bundan dolayı hem üretici hem de ülkemiz kazanacaktır. Bu yapılmadığı takdirde üretici köyünü, tarlasını terk etmek zorunda kalacaktır. Nitekim son yıllarda tarım nüfusunun azalmasının sebebi de budur.

Değerli milletvekilleri, ifade etmek istediğim bir husus da Bulgaristan ve Yunanistan sınırına yakın olan bölgelerde çiftçilik yapan insanlarımızın karşılaştığı zorluklarla ilgilidir. Sınır bölgesinde tarlası olan vatandaşlarımız tarlasına gidebilmek için askerî yetkililerden izin almak zorundadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Uslu.

CEMALEDDİN USLU (Devamla)Teşekkür ederim.

Ancak, gerek bu iznin alınmasında ve gerekse izin belgesi olsa dahi tarlasına gidiş gelişlerinde olumsuz güç ile karşı karşıya kalmakta ve bazen üzücü sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Şu an, Subaşı ve Küplü beldelerinde yaşayan vatandaşlarımız, traktörleri ile tarlasına gidemediklerini ifade etmektedirler. Üretim yapan çiftçimize her türlü kolaylığın gösterilmesi esas olmalıdır.

Sözlerime son verirken sizleri bir kez daha saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 23 Ekim 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook