Dünya sağlık örgütü tütün kontrolü çerçeve sözleşmesinin uygun bulunduğuna dair kanun tas.( ss . 684 )
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Kasım 2004 · 778 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cevdet Erdöl (AK Parti), 25 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TÜTÜN KONTROLÜ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİNİN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TAS.( SS . 684 )); konuşma 778 kelime.
Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Dünya sağlık örgütü tütün kontrolü çerçeve sözleşmesinin uygun bulunduğuna dair kanun tas.( ss . 684 )”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2004-11-25-dunya-saglik-orgutu-tutun-kontrolu-cerceve-sozlesmesinin-uygun-bulundu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CEVDET ERDÖL (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, Diş Hekimliği Haftası nedeniyle kıymetli meslektaşlarımın bu güzel gününü kutluyor, kendilerine başarılı çalışmalar temenni ediyorum.
Ben, iki önemli terör konusundan bugün bahsetmek istiyorum sizlere. Birincisi, maalesef, sporda gördüğümüz terör, tribün terörü. Bunun acısını kısa bir süre önce yaşadık. Bunun maalesef, işte, başını hiçbir şey olmadığı halde saran, sahtekârlık yapan sporcudan tutun, yöneticiye kadar pek çok hazırlayıcı etmeni var. Statlarımızda bir kişi öldü, çok üzüldük; başsağlığı diliyorum ailesine. Fakat, daha önemli bir terör, tütün terörü. Düşünün, Türkiye'deki 300 statta her gün bir kişi ölse, bu nasıl bir terör olur?.. Maalesef, terör boyutunda düşündüğümüz zaman, günde 300 kişi, yılda yaklaşık 100 000 kişi sigara nedeniyle erken ölmektedir. Bu gözle baktığınız zaman, sigaranın ne kadar korkunç bir illet olduğunu, ne kadar mücadele edilmesi gerektiğini, zannediyorum daha iyi anlayabiliriz ve yaklaşık 3 milyar dolar olarak giden paramız artık cabası.
Peki, sigara ne yapıyor? Netice itibariyle, biliyoruz ki, akciğer kanserinin ve gırtlak kanserinin çok önemli bir miktarı sigaraya bağlı. Kalp hastalıklarına yol açıyor, koroner kalp hastalıkları. Bacaklarda tıkanma nedeniyle belki yılda yüzlerce hastanın bacağı kesiliyor. Felçlere yol açıyor, yatalak bırakıyor hastaları. Velhasılıkelam çok ciddî boyutta sağlık sorunlarına yol açıyor. Buna rağmen, insanlarımız gidiyor, hastalığı parasıyla satın alıyorlar. Kişilere yüklediği malî boyutu hiç saymıyorum; ama, sağlık boyutunda çok ciddî bir problemle, toplum sağlığı problemiyle karşı karşıyayız. Düşünün ki, sadece sigara içen, bu tütün terörüne maruz kalmıyor; yanında sigara içilen kişi de buna maruz kalıyor. Hiçbir suçu, günahı olmadığı halde, maalesef, sigara içen birinin yanında çalışmak zorunda kalan bir kişi veyahut da sigara içen bir anne babanın evladı olarak bir çocuk veya sigara içen, yanında sigara içilen bir anne adayının karnındaki bebek, aynen bu sigaranın zararlarına maruz kalıyor. Bunu yapmaya aslında hiç kimsenin ama hiç kimsenin hakkı yok. Gerçekten, bu, çok çok önemli soruna Dünya Sağlık Örgütü -biraz önce de arkadaşlarımın söylediği şekliyle- 1999'da çok ciddî bir neşter vurdu; toplanan 191 ülkenin temsilcilerinden oluşan temsilciler grubu, burada, tütünle ilgili ciddî bir adım attılar. Burada, Türkiye, Avrupa Birliği ülkelerinin de dahil olduğu 54 ülkenin temsilcisi olarak, sözcüsü olarak, başkan yardımcısı olarak görev yaptı ve bundan dolayı da çok önemli bir misyonu üstlendi. Şu anda, bugün itibariyle, 23 Kasım itibariyle, 168 ülke bu sözleşmeyi imzalamış, 36 ülkeyse onaylamıştır. Bundan şu manayı çıkarmanızı istiyorum; 40 ülke onayladığı zaman, sözleşmenin 23 üncü maddesi gereği, bu, doksan gün sonra yürürlüğe girecek. Bu kadar emek sarf eden Türkiye'nin -36 ülke de onaylamış, kalmış 4 ülke- bu son 4 ülke arasında yer alması çok üzücü olurdu. Onun için, bunun, Meclisin Genel Kuruluna indirilmesinde aceleci davranan, gerek Sağlık Komisyonumuzun kıymetli üyelerine gerek Dışişleri Komisyonumuzun değerli başkan ve üyelerine, grup başkanvekillerine ve Meclis Başkanlık Divanına da hassaten teşekkürlerimi arz ediyorum.
Peki, bu neyi getiriyor; arkadaşlarımız söylediler; ama, ben, kısaca şunu arz etmek istiyorum: Özellikle gençleri ve çocukları korumayı amaçlıyor. İstatistiklere baktığımız zaman, sigaraya başlama yaşının, yüzde 85 olguda 22 yaş ve altında olduğunu görüyoruz. Bu demektir ki, çocukları ve gençleri sigaraya başlamaktan alıkoyduğumuz zaman, bu sigara, tütün terörünün önüne geçmiş oluruz. Bunda herkese ama herkese görev düşmektedir. İşte, bu çerçeve sözleşme, kapalı ortamlarda sigara içilmesinin veya tütün mamullerinin içilmesinin engellenmesini getiriyor. Sigaranın üzerinde yazıyor "light", "ultra light" ve sair gibi, "bu az zararlı" gibi, insanları aldatıcı bir noktada yazılar yazılmasını bu sözleşme engelliyor. Kişilerin direkt market raflarından uzanarak almasını engelliyor. Efendim, çocuklara yönelik, sakız, çiklet, çerez benzeri şekilde tütün mamulleri üretilmesini yasaklıyor. Aynı zamanda, en çok mustarip olduğumuz gençlerin sigaraya alıştırılmalarında bir metot olan tek tek sigara satışı yapılmasını da bu sözleşme engelliyor. Daha pek çok faydaları var; ama, bunların hepsini tek tek saymak istemiyorum.
Burada, tabiî, 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanundan da bahsetmemiz gerekiyor. Değerli dostum Dr. Ahmet Feyzi İnceöz ve arkadaşları olarak imzalanmış olan bu kanun teklifi kanunlaştı ve çok şey getirdi; fakat, maalesef uygulanamadı. Nerelerde uygulanamadı; hiçbir yerde. Meclisimizde bile halen uygulanamıyor bu Kanun maalesef. "Sigara içilemez" levhalarının altında değerli dostlarımız, milletvekillerimiz güzelce oturup sigara içiyorlar. Yani, Mecliste bile uygulama alanı bulmayan bir Kanunu demek ki bizim revize etmemiz gerekiyor.
Bu tütün çerçeve sözleşmesi bugün kabul edildikten sonra, altı aydır arkadaşlarımızla revizyonu için uğraştığımız 4207 sayılı Kanunu sizlerin kıymetli imzalarına açacağız. İnşallah, bu teklifimizi uygun görür, kabul ederseniz, Türkiye'de, tütün ve tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine yönelik çok önemli bir adımı daha atmış olacağız hep birlikte.
Tabiî, bu arada, tütün üreticilerini de düşünmemek olmaz. Onlar için de Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın alternatif ürünler gündeme getirmesi gerekiyor. Bir sağlık mensubu olarak, kendimin bundan biraz affedilmemi istiyorum.
Tabiî, tarım açısından baktığımız zaman, tütüne alternatif bulunabilir arkadaşlar; ama, sağlığın alternatifi yoktur. Onun için, bu çerçeve sözleşmeye emeği geçen herkesi kutluyorum. Kısa süre sonra sizlerin imzasına sunmayı planladığımız 4207 sayılı Yasada yapılacak olan değişikliğe de desteğinizi bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 25 Kasım 2004