Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)
Iğdır Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 1.106 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Dursun Akdemir (Anavatan Partisi), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 1.106 kelime.
Dursun Akdemir (Anavatan Partisi, Iğdır). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-06-06-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1143 sıra sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsili ve Terkinine İlişkin Kanun Teklifi hakkında Anavatan Partisi adına görüşlerimi bildirmek üzere huzurlarınızdayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün görüşmekte olduğumuz bu yasa, Türkiye üniversitelerine öğretim üyesi yetiştirmek için yurt dışına gönderilen, mastır ve doktora eğitimi yapacak olan öğrencilerin sıkıntılarını gidermeye yönelik bir çalışmadır. Bu yasa teklifinin birçok olumlu yönleri dolayısıyla biz de bu yasanın geçmesini arzu etmekteyiz.
Yalnız, bu teklifin geneline baktığımızda şunu görüyoruz: Eğitimle alakalı düzenlemeler çerçevesinde, yabancı ülkelere eğitim ve öğretim amacıyla gönderilmiş bulunan ve herhangi bir sebeple bu eğitimlerini tamamlayamamış olan, öğrencilikle ilişkisi kesilen, tamamlayıp da burada herhangi bir göreve atanmamış olan veya görev sırasındayken yaşamış olduğu bir problem dolayısıyla, kadrosuyla, göreviyle ilişkisi kesilen öğrencilerle ilgili mecburî hizmet yükümlülüklerini düzenleyen maddeler olduğunu görmekteyiz. Tabiî, mecburî hizmet, burs karşılığıdır; geriye dönüp, gelip ülkeye hizmet etmek amacıyla gönderilmiştir.
Bildiğimiz gibi, yabancı ülkelere eğitim ve öğretim amacıyla gönderilenler, belli başlı olarak, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanunla düzenlenmiş, bir de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yabancı ülkelere eğitim ve öğretim amacıyla öğrenci gönderilmektedir. Bu yasada dış ülkelere 1416 sayılı Kanun kapsamında gönderilen öğrenciler, herhangi bir sebeple öğrencilikle ilişkisi kesilmiş olanlar, öğrenciliğini tamamlayamamış olanlar veya gelip göreve başlayamamış veya görevi sırasında mecburi hizmetini tamamlamadan ayrılmışsa, bu mecburî hizmetin yükümlülüklerine ilişkin olarak parasal borçlarına ilişkin düzenleme getirilmektedir. Buradaki düzenleme, 1996 yılından önceki mecburî hizmet yükümlülüklerine ilişkin getirilmiş bulunan parasal standartlar ile bu tarihten sonraki parasal standartların eşitlenmesine ve dengelenmesine yönelik bir çalışmadır. 1996 yılından önce mecburî hizmetle yükümlü olarak yurt dışına gönderilenler, bu mecburî hizmetlerinin karşılığını Türk Lirası cinsinden ve yüzde 50 fazlasıyla faizli olarak ödemekteydiler. Bu tarihten sonra mecburî hizmetle yükümlü olanlar ise kendilerine ödenmiş olan dövizi aynen döviz cinsinden ödemekle yükümlüdürler. 96 öncesi ve 96 sonrası parasal farklılığın giderilmesi böylece sağlanmış oluyor.
Esasen, bu parasal farklılığı gidermeye yönelik düzenleme, 657 sayılı Kanunun 78 inci maddesine göre yurt dışına gönderilen öğrenciler için de aynen korunmuştur ve düzenleme bu şekilde yapılmıştır. Burada, 657 sayılı Kanuna göre gönderilen öğrencinin göreve başladıktan sonra istifa etmesi, çekilmesi veya herhangi bir sebeple ayrılmış olması, bu maddeden istifade etmesi için yeterli bir neden addedilmektedir.
Değerli arkadaşlarım, ikinci olarak, yurt dışına gönderilme 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa göre cereyan etmektedir. Buradaki uygulamada, öğrencilik süresini ikmal etmemiş ve yurda dönmemişlerse, bunlara ilişkin olarak burada ikili bir düzenleme öngörülmüştür. Birinci olarak, bu öğrencilerin, en az mastır seviyesinde bir öğretimi tamamlanmış olması şartıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından, kadrolarına, unvanlarına uygun bir göreve tayin edilmeleridir. İkinci olarak da, bu düzeyde bir eğitimi tamamlayamamış iseler, Devlet Personel Dairesi Başkanlığınca, diğer mevzuattaki sınırlamaları dikkate almadan ve 657 sayılı Kanundaki memur olma asgarî şartı yerine getirilmiş olmak kaydıyla, unvanlarına ve kadrolarına uygun bir göreve tayin edilmektedir.
Değerli arkadaşlar, bu kişiler bu şekilde mecburî hizmetlerini ifa ederlerken herhangi bir sebeple görevden ayrılır iseler, bu mecburiyet, bilindiği üzere, parasal ödemeye dönüşecektir. Parasal ödeme de, yine, aynı şekilde, bugüne kadar ödenmiş olan dövizin geri alınması şeklinde cereyan edecektir.
Burada, 1 inci maddenin geçici 1 inci maddesinin son cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Hükümet, devlet adına, alacağına şahin oluyor; ama, borcuna karga misali yaklaşıyor. 1 inci maddenin geçici 1 inci maddesinin birinci paragrafının son cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum değerli milletvekili arkadaşlar: "Bu şekilde hesaplanacak borç miktarından ilgilinin bu zamana kadar yaptığı tüm ödemeler mahsup edilir; fazla ödenen tutar var ise ilgililere geri ödeme zorunluluğu doğurmaz." Buraya dikkatinizi çekerim; borcunu istiyor; ama, yurt dışında doktorasını ya da mastırını yapmış, iyi niyetli birisi zamanında borcunu ödüyor, hatta fazlasıyla ödemiş olduğu halde, bunun geri ödeme zorunluluğu olmadığı bu yasanın geçici 1 inci maddesinde belirtiliyor. İşte, burada, hukukun üstünlüğü, Anayasadaki eşitlik ilkesi, dolayısıyla, hukuk ve adalet gölgelenmiş oluyor.
Değerli arkadaşlar, bu nedenle, buradaki bu yanlışlığı düzeltmek üzere AK Parti Grup Başkanvekillerinin dikkatini çekmek istiyorum ve siz milletvekili arkadaşlarımın da, bu maddeyi, eğer, dinlerlerse, oylarıyla düzelteceklerini umuyorum.
Bu maddede bir eksiklik var, haksızlık var. Biz bir önerge verdik. Bu maddeyle... "Ödeme zorunluluğu doğurmaz" şeklinde, fazla ödemeyi geri ödemek kaydıyla bir düzeltme önergesi verdik. Bu önergemizin kabulünü Yüce Heyetinizden bekliyoruz. Kimin adına bekliyoruz; yurt dışında iyi niyetle çalışıp yetiştikten sonra ülkesine hizmet etmek isteyen ve iyi niyetlerini ispat etmek istedikleri halde, ödeyerek ispat etmek istedikleri halde, fazla ödedikleri için mağdur olan doktora ve mastır öğrencilerinin haklarının iade edilmesi anlamınadır. Eğer, bunu, AK Partililer olarak -bu yasayı ortak çıkarmak istedik ve biz de çıkmasını istiyoruz- siz bu maddeyi burada düzeltmezseniz, bu maddeden mağdur olanlara şikâyet etmek istiyorum AK Partiyi ben. O nedenle, dikkatinizi çekmek istedim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, her ne kadar, Mecliste bulunan 3 parti de kanun teklifini anlaşmış olarak çıkarsa da, işte, bu gibi eksikliklerin düzeltmesi de gene anlaşmayla olacağı için, dikkatinizi, tekrar, bu noktaya çekmek istedim. Yurt dışına gönderilen, fakat, orada çeşitli olaylara karıştıkları için tahsillerini tamamlayamayan, Türkiye'ye geri çağrılmış olan öğrencilerin bir bölümünün üniversitelere aktarılması, bir bölümünün devlet memurluğuna alınmasının tasvip edilmemesi şeklinde telakki edilmesi mümkündür; çünkü, burada, tam bu noktada, yurt dışında bulunan bazı öğrenciler isteyerek ya da istemeyerek ya da bazı örgütlere alet olarak, Türkiye Cumhuriyetinin geçerli yasalarına aykırı hareket etme durumuna düşmüş olabilirler; bu nedenle, bu yasa, bu kişileri ödüllendirmemelidir. O nedenle, bu konunun da tekrar dikkatle gözden geçirilmesi, Anayasanın eşitlik ilkesinin geçerli kılınması adına, suç işleyen ya da bilinçli olarak bu konuda ihmal yapmış olanları...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Akdemir.
DURSUN AKDEMİR (Devamla)…doğru dürüst çalışan öğrenciler ile -ya da yurt sevgisiyle dolu, ülkesine hizmet etmek isteyen öğrenciler ile- art niyeti olan ya da alet edilmiş kişileri de ayırt etmek gerekiyordu. Maalesef, yasanın eksik taraflarından birisi de budur. Bu eksikliğin düzeltilmesi adına bu uyarıyı da bir milletvekili olarak buradan yapmak istedim. Neden bu uyarıyı yapmak istiyorum; korkuyorum ki, bu yasa sonuçlandığı takdirde üniversitelerimizin işlemesinde olan zorlukları artıracak ve belki de bozukluk giderek çoğalacaktır; çünkü, kadro karşılığı atananlar bulunuyor, bu kadrolar senelerce üniversitede bulunabiliyor ve dolayısıyla, eğer, kontrol edilmeden bu şekilde üniversitelere çağrılmış ya da devlet dairesine yerleştirilmiş olan kişiler varsa, bunlar ülke adına olumlu hareket etmeyeceklerdir; bu konuda dikkatli olunması lazım diyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'ye çağrılmışsa ve mastırını da tamamlamışsa, üniversitelere otomatik olarak öğretim görevlisi olarak giriyor. Peki, yurt dışına gitti, başarısız oldu, mastırını yapamadı, o zaman yine geri geliyor, yine sınavsız olarak, otomatik olarak ve dışarıdan atanma koşulları da dikkate alınmadan bu kişiler atanıyor. O zaman yurt içinde kendi hesabına ya da yurt dışında kendi hesabına mastır yapmış, sırada bekleyen, iyi niyetli, gerçekten hizmet aşkıyla dolu sevgili üniversite mezunlarımız, doktorayı tamamlamış, mastırı tamamlamış bilim adamlarımız ne olacak? İşte, burada hakkaniyeti ortaya koymak için, bu iki farkı da gözetmek gerekiyor. Eğer, bu fark da gözetilmezse, yasanın yanlış yanlarından birisi olacaktır.
Değerli arkadaşlar, bu uyarıları yaptıktan sonra, sözlerimi tamamlarken, tekrar sizleri saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 6 Haziran 2006