İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Milli eğitim bakanlığının teşkilat v görevleri hk (s.sayısı :128)

Engin Altay

Sinop Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 73. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Nisan 2003 · 1.204 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Engin Altay (CHP), 30 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT V GÖREVLERİ HK (S.SAYISI :128)); konuşma 1.204 kelime.

Engin Altay (CHP, Sinop). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat v görevleri hk (s.sayısı :128)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2003-04-30-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-v-gorevleri-hk-s-sayisi-128 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop)Sayın Başkan, değerli mesai arkadaşlarım; 3797 sayılı Kanun üzerinde yapılacak bazı değişikliklerle ilgili olarak getirilen tasarının 2 nci maddesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına huzurlarınızdayım; Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Önce, iktidar partisinin değerli grup yöneticilerine acizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum. İçtüzüğümüzün 52 nci maddesini -nasıl olsa yeterli çoğunluğunuz da var- değiştirin, her birleşimde, 19 uncu maddeyi kullanarak, burada tartışma yaratmayın; sizin için daha pratiktir; yani, bu 48 saat meselesini İçtüzükten tamamen kaldıralım, istediğiniz kanunu buraya getirin, tasarılar da halkla ilişkiler binasındaki odamıza gelmesin, öyle bir zahmete de gerek yok; böylece, Meclisi daha seri ve pratik bir şekilde çalıştırma imkânını belki yakalarsanız diye düşünüyorum.

Değerli mesai arkadaşlarım, konuşmama başlamadan önce, yine, sizlere Anayasamızın 128 inci maddesini okumak istiyorum. Bir bölümü atlıyorum, Anayasa madde 128: "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir."

Bugüne değin öyle olmuş böyle olmuş; hoş, bundan önceki, şimdi sizin değiştireceğiniz kanunda da -yani, sizin değişiklik yapacağınız bölümlerde de- yönetmelikle en azından atamaların yapılacağıyla ilgili düzenleme var; ama, hiç değilse Bakanlar Kuruluyla ilgili var.

Yine, başlamadan, bugünkü gazetede -siz de görün- şöyle bir haber var: "Herkese özel okul."

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa)Gazetenin reklamı oluyor.

ENGİN ALTAY (Devamla)Sayın Millî Eğitim Bakanımızın beyanıdır; yanlışsa, zaten tekzip edecektir; ancak, burada, başlangıç olarak 10 000 öğrenciye, yıllık, öğrenci başına 3 000 000 000 liradan, özel okula ödemeyi bizzat devletin yapacağı öngörülüyor, diğer boyutta da, özel okullara gidecek öğrencilerin masrafının yarısının devletçe karşılanacağı öngörülüyor.

Sayın Bakanım, bunu böyle yapmak yerine, şayet böyle bir kaynağınız varsa, devlet okullarına aktarmak suretiyle, dökülen devlet okullarımızı çağın gereklerine uygun hale getirmeyi neden düşünmediniz, bilemiyorum.

Değerli mesai arkadaşlarım, üzerinde görüştüğümüz kanun tasarısının 1 inci maddesi, Sayın Bakanı geniş yetkilerle donatıyor. Ayrıca, yine, 3797 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinde, hizmetiçi eğitimdir, görev tanımıdır, çalışma usul ve esaslarıdır, bunlardan hiç bahsedilmiyor "kariyer ve liyakat" deniliyor. Bunun kriteri, ölçüsü nedir bilemiyorum; ama, benim anladığım şudur: "Kariyer ve liyakat eşittir sadakat" anlayışıyla, Millî Eğitim Bakanlığında, atama ve yer değiştirme işlemleri yapılacaktır. Belki böylesi daha iyi -şimdi, bizim Grubumuzdaki arkadaşlarımız şaşırabilir- inanın, belki böylesi daha iyi; çünkü, şu anda, zaten atamaları, AKP'nin il ve ilçe başkanları yapıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Atamaları Sayın Bakan yaparsa, hiç değilse, belli bir meslekî nosyonu vardır, deontolojisi vardır, bir parça daha sağlıklı atamalar gerçekleşebilir.

Yine, üzerinde görüştüğüm 2 nci madde, 3797 sayılı Kanunun 61 inci maddesine bir hüküm ekliyor. Doğrudur, aile bütünlüğü önemlidir, korunması da gerekir. Benim eşim de sınıf öğretmenidir, sömestr itibariyle Ankara'ya tayini yapılmıştır. Buna, elbette dikkat edeceğiz...

Sayın Tosun, ben, onbir yıl köylerde ilkokul öğretmenliği yapmış bir adamım, son iki yıl da eğitim yöneticiliği yaptım; bu işi, bir parça bilirim.

Bunu yaparken, örneğin, Sıvas'ta yirmi yıl çalışmış, 350 - 400 puanı olan bir öğretmeni, Ankara'ya geldiğinde, Ankara'nın dış semtlerinde, Sıvas'ta çalıştığı köyden daha olumsuz şartlarda çalıştırmaya da hakkımız yoktur, olmamalıdır diye düşünüyorum.

"Efendim, bir savcı beyin tayini çıktığı zaman, eşi gitmesin mi; bir hâkimin, bir subayın tayini çıktığı zaman eşini oraya almayalım mı?" Yahu, bir kere de, bir öğretmenin tayini çıktığı için, savcı peşinden gitsin. Ben öğretmenim; böyle şey olur mu?! Bir kere de, bir öğretmenin tayini çıktığı için, subay onun peşinden gitsin. Neden, özveriyi, fedakârlığı, hep Millî Eğitim Bakanlığından bekliyoruz? Böyle bir şey olabilir mi?! (Alkışlar)

RESUL TOSUN (Tokat)Bunu alkışlıyorum.

ENGİN ALTAY (Devamla)Bunu şiddetle reddediyorum, doğru bulmuyorum.

Görüştüğümüz tasarının 3 üncü maddesi, norm kadro artı yüzde 5. Mantık olarak doğrudur; bir ilde hem öğretmen çok hem bazı dersler boş geçiyor.

Şimdi, ben şunu da merak ediyorum: 2 nci maddeyle 61 inci maddede yapacağınız değişiklikle, puan ve sıra esasından muaf tuttuğunuz öğretmenler, bu 3 üncü maddedeki norm artı yüzde 5'e dahil mi değil mi? Şayet dahilse, mesele yok; bir de o dahil değilse, daha büyük bir sorun çıkacaktır.

Görevde Yükselme, Atama, Yer Değiştirme Yönetmeliği rafa kalkıyor, anladık. Bizim de beğenmediğimiz bölümleri vardır, doğrudur; ancak, her şeye rağmen, Anayasanın da öngördüğü gibi, kanunla yapılması gereken iş ve işlemleri, bir sayın bakanımızın deruhtesine bırakmak, Yüce Meclisin aslî göreviyle ne kadar ilintilidir bilemiyorum.

Değerli mesai arkadaşlarım, benim bir endişem var; Türkiye'de, lise son sınıftaki öğrencilerimiz eğitim fakültelerini tercih edeceklerse ve liderlik vasıfları varsa -biliyorsunuz, lider olunmaz, lider doğulur- bu gençlerimizin tek seçeneği var: Üniversite sınavlarında tercih yaparken, eğitim fakültesini seçecekler; ancak, din dersi öğretmenliği bölümünü seçmek zorundalar; aksi takdirde, Türk millî eğitim sisteminde, hiçbir zaman, eğitim yöneticisi olamayacaklar diye düşünüyorum.

Şimdi, gerek 58 inci cumhuriyet hükümetinin programında gerekse 59 uncu cumhuriyet hükümetinin programında, 16 tane genel müdürlüğü olan Millî Eğitim Bakanlığının, sadece ve sadece Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün adı, ismi geçmektedir.

RESUL TOSUN (Tokat)Neden?

ENGİN ALTAY (Devamla)Evet; hepinizde vardır, benim çantamda da var. Sadece ve sadece, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünden bahsedilmektedir, 58 inci ve 59 uncu hükümet programlarında. Olay bu işte, hadise budur. Nedenini filan Yüce Milletimiz bilir.

Değerli mesai arkadaşlarım, 80 yıllık cumhuriyet tarihimizde 59 uncu cumhuriyet hükümetini yaşıyoruz. Biraz önce, Sayın AKP Sözcüsü "neden, neden" diye bir sürü soru saydı; Türk millî eğitimi neden bu halde diye. Değerli vekilim, nedeni sizce belli değil mi?! 58 inci cumhuriyet hükümetinin Millî Eğitim Bakanı ile 59 uncu cumhuriyet hükümetinin Millî Eğitim Bakanı arasında bile çok ciddî fark yakalamadınız mı?! Her gelen sayın bakan, iz bırakmak adına, Türk millî eğitim camiasında ve sisteminde yara bırakmıştır, yara açmıştır. Mekânı cennet olsun; bu arada, Hasan Ali Yücel'i de rahmetle anmış olayım.

Değerli mesai arkadaşlarım, eğitim çok ciddî bir iştir. Eğitim, bir ülkede fevkalade ciddî bir iştir. Millî Eğitim Bakanlığımızın durumu da şudur: 59 873 eğitim kurumumuzda 18 619 000 öğrenci, 678 000 öğretmenle eğitim öğretim hizmeti almaya çalışmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ENGİN ALTAY (Devamla)Bu rakamlar, Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulan Millî Eğitim Bakanlığı raporuyla ilgilidir.

Değerli arkadaşlar, daha önce de bir konuşmamda söyledim. Şurada 550 kişiyiz. Bize 3 900 destek personeli destek hizmeti sunuyor; ama, 2 400 mevcutlu bir ilköğretim okulunda 6 destek personeli ve destek personelinin adı bile yok, adı... Hatta, bazıları onlara "hizmetli" der. Yeni formatta, yeni anlayışta bu insanların adı, destek personelidir. Okul müdürü kadar, öğretmen kadar değerlidir, önemlidir. Onlar olmazsa, eğitim öğretim durur. Millî Eğitim Bakanlığı, bu düzenlemeler yerine, öncelikli ve ivedi olarak destek personelinin sorununa çözüm üretmelidir. Getirin böyle şeyleri de, biz de sizinle bir parmak kaldıralım.

Okullarımız dökülüyor; demin söyledim. Özel okulları ihya etmek yerine, dökülen devlet okullarını adam edelim, fizikî kapasitelerini güçlendirelim, ekipman ve donatım itibariyle güçlendirelim, öğretmenlere moral depo edelim.

RESUL TOSUN (Tokat)Maddede öyle bir şey yok.

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)2 nci maddeyle ilgili konuşacaksınız efendim.

ENGİN ALTAY (Devamla)Sayın Tosun, sizin keyfiniz iyi. Anlıyorum ki, siz mutlusunuz; sürekli gülüyorsunuz; ama, Türkiye'de 678 000 öğretmen mutsuz, 678 000 öğretmen kan ağlıyor

RESUL TOSUN (Tokat)Sizi görünce keyfim yerine geliyor!

ENGİN ALTAY (Devamla)Sayın Tosun, size hiç yakışmıyor.

Sabah 9'a 10 kala dersliğe giren öğretmenin, o akşam yaşadıklarını, herhalde, siz bilmiyorsunuz. Buna rağmen, o öğretmen, öğretmen andına uygun olarak, o derslikte, o 40 dakikayı, layıkı veçhile, hakkıyla tamamlamak için kendini parçalıyor. Bu Meclisin Başkanı dahil, Büyük Atatürk dahil, sizler dahil, hepimizi yetiştiren öğretmenlere borcumuz vardır. Millî Eğitim Bakanlığının temel işi de, öğretmenlere olan bu borcun ödenmesinde rehber olmaktır, koordinatörlük yapmaktır, önayak olmaktır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 30 Nisan 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook