İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )

Erdal Karademir

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Nisan 2003 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdal Karademir (CHP), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 555 kelime.

Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının ikinci bölümü üzerinde kişisel olarak söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, turizmin amacı ve kapsamı 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasasında görüleceği gibi, turizm sektörünü düzenleyerek, geliştirerek; yani, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturmak, tertip ve tedbirlerinin alınmasını sağlamakla beraber, turizm yatırım ve işletmelerinin teşvik edilmesine ilişkin hükümleri içermektedir. Yasadan da anlaşılacağı gibi, turizm sektörünün, yatırımlara ve bu yatırımların teşvik edilmesine ihtiyacı vardır. Görüldüğü üzere "bacasız sanayi" diye tanımlanan turizm, bir ticarî kurumdur ve işletmeciliktir.

Bunun yanı sıra, Kültür Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 354 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin amaç ve görevlerine ilişkin maddelerine baktığımızda, kültürel değerlerimizi yaşatmak, geliştirmek, tanıtmanın yanında, tarihî ve kültürel varlıkların tahribini ve yok edilmesini önlemek olduğunu görmekteyiz. Bununla birlikte, tarihî ve kültürel varlıklarımızın korunması, bunlara ilişkin yapılacak işlem ve faaliyetlerin düzenlenmesi, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarının alınması, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinde düzenlenmiş ve yürütülmektedir.

Görüldüğü gibi, Kültür Bakanlığının görev alanı, tarihî, kültürel ve doğal mirasın sorumluluğunu ve götüreceği hizmeti koruma ve korunma ağırlıklı olarak tanımlanmıştır; yani, doğal ve kültürel mirasın korunması Kültür Bakanlığının görevlerinden biridir. Doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması ticarî amaçlı değildir. Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulları da, onca baskıya ve siyasal müdahalelere rağmen, kültürel ve tarihî varlıklarımız üzerinde önemli kararlar alabilmişlerdir. Bunun için, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun almış olduğu ilke kararlarına ve koruma kurullarının kararlarına bakıldığında, birçok bölgede doğal ve kültürel alanlarımızın turizm amaçlı kullanıma uygun olmadığına ilişkin kararlar aldığı da görülecektir. İşte bu kanunla, böylesi haklı kararları yok saymak amaç edinilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kültür ve turizm kendi mecralarında sürdürülmelidir. Turizmdeki büyümeyi hızlandırmak pahasına, doğal ve kültürel varlıklarımız turizme feda edilmemelidir. Bilinmelidir ki, yok edilen doğal ve tarihî değerlerin geriye dönüşü ve yeniden üretilmesi söz konusu değildir.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ve bakanları olarak, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunmasına ilişkin sözleşmelerde imzalarımız bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, 14 Şubat 1983 tarihli 17959 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşmedir. Bu sözleşme, kültürel ve doğal mirasın herhangi bir parçasının bozulmasının veya yok olmasının, bütün dünya uluslarının mirası için zararlı bir yok oluşu teşkil ettiğinden bahisle, kültürel ve doğal varlıklara ilişkin, mevcut uluslararası sözleşme, tavsiye ve kararlarda, hangi halka ait olursa olsun bu eşsiz ve yeri doldurulamaz kültür varlıklarının korunmasının dünyanın bütün halkları için önemi vurgulanmaktadır. Bu sözleşme, taraf olan her devlet topraklarındaki kültürel ve doğal mirasın korunması, muhafazası ve teşhiri amacıyla etkili ve faal önlemlerin alınmasını sağlamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa, kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin kararlara müdahale etme kolaylığı getirmektedir. Bu yasayla, kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin kurumların bağımsızlığı tehlikeye düşürülecektir. Kültür ve tabiat varlıklarımız, fiilen, korumadan uzak bir müdahaleyle turizmin ve ticaretin eline teslim edilecektir ve paylaşılmayı beklemektedir. Ancak, bizler, inatla, bu coğrafyada yaşayan insanların tarihini, kültürünü ve doğal değerlerini korumaya devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı, Anayasanın 90 ıncı maddesine de aykırıdır; çünkü, UNESCO'ya üye ülkelerle birlikte ülkemizin 1983 yılında benimsediği Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerine aykırıdır. Anayasanın 90 ıncı maddesi "usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz" hükmünü içermektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 16 Nisan 2003

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook