Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2003 · 849 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdal Karademir (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IV.TUR (MİLLİ SAVUNMA BAK.,BAYINDIRLIK BAK.,ULAŞTIRMA BAK.,)); konuşma 849 kelime.
Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2003-12-20-iv-tur-milli-savunma-bak-bayindirlik-bak-ulastirma-bak (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2004 malî yılı bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Yüzellibeş yıllık geçmişe sahip olan, 22 bölge müdürlüğü, 1 003 tapu sicil müdürlüğü, 325 kadastro müdürlüğü ile bu müdürlüklerde çalışan toplam 13 000 personeliyle ülke genelinde hizmet veren Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, cumhuriyetimizin en önemli kurumları arasında bulunmaktadır. Enerji, sulama, kentleşme, turizm, altyapı, planlama, kamulaştırma gibi daha pek çok hizmetin bilgi altyapısını oluşturan harita, tapu ve kadastro bilgilerini üreten Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün önemi, her geçen gün artmaktadır. Ülkemizdeki kadastro faaliyetleri, 743 sayılı Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği 1926 yılından bu yana, mülkiyet kadastrosu olarak devam etmektedir. 21 inci Yüzyıla girdiğimiz şu yıllarda, Avrupa ülkelerindeki kadastro, sosyoekonomik ve teknik boyutlar kazanarak, çok amaçlı kadastroya dönüşen ve buradan da bilgiye yönelen bir sistem haline gelirken, ne yazık ki, ülkemizdeki kadastro, herhangi bir nitelik değişikliğine uğramadan, hâlâ, başlangıçta konulan hedef ve amaçlar doğrultusunda sürdürülmektedir.
Değerli milletvekilleri, 2000'li yıllarda Türkiye'nin en temel amaçlarından biri, kadastro hizmetlerinin ülkemizin dört bir yanına götürülmesi ve tapusuz tek bir parselin bile kalmamasıdır. Bundan sekiz ay önce, Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Zeki Ergezen'e, Türkiye genelinde, 2003 yılından başlayarak, kadastro çalışmaları kaç yılda ve hangi tarihte tamamlanacaktır diye, yazılı soru önergesiyle bir soru yöneltmiştim. Tarafıma verilen yanıtta, herhangi bir tarih verilmediği gibi, konunun geçiştirilmiş olduğunu gördüm ve üzüldüm. Sayın Bakanın bütçe konuşmalarına göre ülke kadastrosunun üç yıl içerisinde bitirilmesi hedeflenmektedir. Bu bütçe imkânlarıyla bu hedefe ulaşmak, hayalden öte bir şey değildir.
Değerli milletvekilleri, 1925 yılında, 658 sayılı Yasayla başlayan kadastro faaliyetleri sonucu, 310 000 dolayında kadastro haritasının üretildiği ve yaklaşık 32 000 000 parselin tapu kütüğüne tescil edildiği görülmektedir. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Harita Tapu ve Kadastro Özel İhtisas Komisyonu raporuna göre, kadastro paftalarına ve tapu kütüğüne kaydedilen parsel bilgilerinin yalnızca yüzde 8'i sayısal yöntemle üretilmiştir. Bunun anlamı, mevcut bilgilerin yalnızca yüzde 8'inin bilgisayara kaydedilebilecek standartlara sahip olmasıdır. Peki, geriye kalan bilgilerin, yüzde 92'nin durumu ne olacaktır? Tüm Avrupa, kadastro bilgilerinin bilgi sistemine entegre edilmesi için yenileme faaliyetlerine yıllar önce başlamışken, ne yazık ki ülkemiz, her konuda olduğu gibi bu konuda da geri kalmıştır. 1983 yılında yürürlüğe giren 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana geçen yirmi yılda kadastro gören 32 000 000 parselden yalnızca 320 000'inin parsel bilgisi yenilenmiştir. Görülüyor ki, bu konuda da gerekli hıza erişilememiştir. Dolayısıyla, Türkiye'de kadastro haritaları ve tapu kütüklerindeki bilgiler ülke koordinat sisteminde tanımlanmadıkça, öngörülen planlama hedeflerindeki Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi; yani, TAKBİS kurulamaz. Bundan 8 ay önce yine Sayın Bakana "Türkiye'de çizgisel olan kadastro paftaları ne zaman ve ne şekilde sayısal hale getirilecektir, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) ne zaman kurulacaktır" diye sormuştum; tarafıma verilen yanıtta "TAKBİS gibi bir projenin gerçekleştirilmesi Devlet Planlama Teşkilatının Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planlarında yer almasına rağmen bütçe imkânlarına getirilen kısıtlamalar nedeniyle uygulamaya konulamamıştır" denilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verilen yanıtta da görüldüğü gibi tapu ve kadastro hizmetlerinde elle tutulur, gözle görülür, dişe dokunur bir plan ve proje bulunmamaktadır. Dolayısıyla, gelecekle ilgili iyimser olmamız konusunda AKP İktidarında olumlu bir çaba görülmemektedir. Bakanın, bütçe görüşmelerinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait sözleri sadece 1 sayfadan ibarettir. Tapu ve Kadastro hizmetleri için devlet bütçesinden 1955 yılında binde 9, 1970 yılında binde 5 pay ayrılırken, bugün binde 1,2 dolayında pay ayrılmaktadır. Kırk yıl içinde tapu ve kadastro hizmetlerine ayrılan pay 5 kat azalmıştır. Buna rağmen kadastro hizmetlerinin tapu harçları, Veraset ve İntikal Vergileri gibi devlete sağladığı gelirler ise 5 kat artmıştır. Tapu ve kadastro hizmetlerinin devlete olan katkısı giderek artarken, iktidarın bu hizmetlere ayırdığı kaynağı sürekli olarak azaltması düşündürücüdür. Tapu ve kadastro hizmetlerinin, beklentilerinin, isteklerinin, ihtiyaçlarının karşılanması açısından ne yazık ki, AKP İktidarında da değişen bir şey görülmemektedir. Bu değişimin yaşama geçirilmesi de, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına kalmıştır.
Değerli milletvekilleri, mevcut tapu kadastro işlerinin "lisanlı ölçme büroları" olarak adlandırılan özel bürolara devredilerek, devletin bu hizmetlerden çekilmesi tartışılmaktadır. Sayısal olmayan kadastro haritalarının ve güncelliğini kaybetmiş tapu sicilinin, bu haliyle özel sektöre devri sakıncalıdır. Devlet güvencesi ve sorumluluğu taşıyan bilgiler, tamamen sayısal hale getirilerek güncelleştirilmeden böyle bir uygulamaya gidilmesi tam bir kargaşaya yol açabilir. Hizmetlerin çağdaşlaşmasında özel sektör olanaklarından yararlanılması ile problemleri olan bir sistemin olduğu gibi özel bürolara devri farklı uygulamalardır. Kadastro hizmetlerinde, özel sektör olanaklarıyla sistemin modernizasyonu hedeflenmelidir.
Değerli milletvekilleri, tapu kadastro faaliyetleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, her kurumun veya kuruluşun kendi bilgilerini de ekleyebileceği, bir altlık olarak kullanabileceği, ülke genelinde uygulanan standart kadastro haritaları üretmemiştir. Dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmeler karşısında, başta yerel yönetimler olmak üzere, diğer kurumlarla eşgüdüm ve işbirliği konularında yetersiz kalınmıştır. Tescile konu harita ve planlar konusunda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile yerel yönetimler arasında ortak çalışma, ortak karar verme, ortak iş yapma amacını taşıyan ilişkiler bulunmamaktadır.
Bu nedenle, var olan kadastro bilgileri, imar planlama ve uygulama süreçlerinde gereksinimleri karşılayamamaktadır. Türkiye'de, harita faaliyetlerinde yaşanan eşgüdümsüzlüğün ve dağınıklığın nedenlerinden en önemlisi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından üretilen kadastro haritalarının, ölçek, pafta altlığı, üretim tekniği, koordinat sistemi konularında farklı standartlara sahip olmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 20 Aralık 2003