İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 28. BİRLEŞİM · SALI

At yarışları hakkında kan.değ.yap.dair.kanun tas.ss.138

Fahrettin Üstün

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Aralık 2003 · 576 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Üstün (CHP), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AT YARIŞLARI HAKKINDA KAN.DEĞ.YAP.DAİR.KANUN TAS.SS.138); konuşma 576 kelime.

Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “At yarışları hakkında kan.değ.yap.dair.kanun tas.ss.138”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2003-12-16-at-yarislari-hakkinda-kan-deg-yap-dair-kanun-tas-ss-138-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İmar Bankasını ilgilendiren mudilerle ilgili kanundan sonra, vaktinizi almak istemiyorum; ama, biraz önceki konuşmacı arkadaş, Türkiye hayvancılığına girdi, Türkiye hayvancılığının durumunun iyileştirildiği yönünde beyanlarda bulundu.

Bugün, Türkiye hayvancılığının durumu içler acısıdır. 1980'li yıllarda Türkiye'den kaçak olarak güneyimizde ve doğumuzda bulunan ülkelere hayvan götürülürdü; ama, bugün bunun tam tersi söz konusudur. Bugün, doğu ve güneydoğu illerimizdeki sınırlarımızdan, ülkemize, maalesef, milyarlarca dolarla ifade edilebilen hayvanlar kaçak olarak girmektedir. Bu kaçakçılıkla ilgili olarak mahkemelere intikal etmiş, toplam değeri 11 milyar doları -bu rakama dikkatinizi çekmek istiyorum- bulan rakamlar söz konusudur. Kaçakçılığı önlemek için, başta, kısa süre içerisinde benim getireceğim bir kanun teklifi var -özetle hayvan hırsızlığı ve kaçak hayvancılıkla ilgili olarak- bunun da gündeme taşınmasında yarar vardır.

Ülkemiz arıcılığı içler acısı durumdadır. Dünyada kovan varlığı olarak beşinci sıradayken, bal ihracatında yedinci sıradayız. Bal ihracatında çok önemli bir nokta da rezüdü analizleridir. Kalıntılar bakımından ballarda bulunmaması gereken, antibiyotik, parafin grubu türevli ilaçlar; bunun yanında ziraatta kullanılan, fakat arıcılıkta kullanılmayan ilaçlardan kaynaklanan kalıntılar nedeniyle, maalesef, ülkemiz bal ihraç edememektedir. Kurak geçen yıllarda arıcılarımız çok zor durumda kalmaktadır. Özellikle, yaz aylarında göçer, gezginci arıcı dediğimiz arıcılarımız bu yıl mağduriyet içerisindedir.

Sayın Bakanımızdan, ben, burada, arıcılarımız için bir ricada bulunuyorum. Renkli şeker uygulaması var; arıcılıkla uğraşan diğer ülkelerde arıcılığı teşvik amacıyla bu verilmekte; bunun bir an önce gündeme getirilmesi gerekiyor.

Yine, bunun yanında, dünya kıvam varlığında ve dünya bal ihracatında birinci olan Çin ballarında yapılan analizler sonucunda kalıntı maddelerinin kalması sonucu, bugün, Çin, bal ihraç edememektedir. Çin'in bu yerini almada bizim ülkemize önemli görevler düşmektedir. Özellikle rezüdü analizleri sonucunda balları temiz çıkan üreticilerimize teşvik primi uygulaması bir an önce gündeme getirilmelidir.

Bunun yanında, hayvancılık ürünü olarak -su ürünleri konusunda- Avrupa'ya ihraç edebildiğimiz tek ürün su ürünleridir. Özetle, levrek ve çupra balığı Avrupa'dan büyük oranda talep görmektedir.

1990'lı yıllarda yapılan yine bu rezüdü analizleri sonucunda rasgele balık üretimi yapıldığı için ilaç kalıntıları çıkmış ve ülkemiz balığına ihracat yasağı konulmuştu. Daha sonraki tarım bakanlarımızın ve Bakanlıktaki görevli arkadaşların -Tarım Bakanlığında çalışan arkadaşları buradan kutluyorum- çalışmaları sonucunda o sıkıntılar aşılmıştır. Bugün, Avrupa'ya tek ihraç edebildiğimiz hayvansal ürün, maalesef, balıktır. Ama, balıkçılarımız da sahipsizdir; çünkü, 14 kuruluştan izin alınarak potansiyel alan ilan edilen yerlerde, maalesef, bugün kiralamalar yapılamamaktadır.

Kiralamalarda tarlanın dönümü 1 milyar - 2 milyar arasındayken, denizde kiralama usulüyle yapılan kiralamalarda, üreticiler, 1 milyarın üzerinde rakamlar ödemektedir.

Yine, su ürünleri ihracatında, bu yıl getirilen uygulamayla, yanılmıyorsam 175 000 lira, Sayın Bakanım, bir teşvik primi getirildi; fakat, üreticilerimiz, KDV'yi karşılamadığından dolayı bu faturaları kesmemekte ve fatura kesilmemesi sonucunda devletin ekonomik olarak kaybı da milyarlarca dolarlarla ifade edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, sığırcılık, maalesef, kendi başına terk edilmiş, kaderiyle başbaşa kalmış; hayvan varlığı konusunda, daha önceki hükümetlerin uyguladığı ithalat politikalarıyla, günümüzde, çok az sayıda belli kültürdeki hayvanların kalmasına sebep olunmuştur. Düve kesimlerinin önüne maalesef bir türlü geçilememiştir. Bugün, Tarım Bakanlığı, o 1 000 köye 1 000 tarımcı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan köylere sığır, gebe düve dağıtma projesi var ya, onun için gebe düve bulamamaktadır. Bir an önce, ülkemizde, gebe düve ve düve kesiminin önüne, mutlaka ve mutlaka, geçilmelidir.

Değerli arkadaşlarım, daha önceki hükümetin uyguladığı besiciliğe destek primi maalesef kaldırılmıştır. Bugün, doğu ve güneydoğuda, ağılların yüzde 75'i boş olarak durmaktadır. Besiciliğe olan ilgisizliğin bir an önce giderilmesi, besiciliğe gerekli önemin verilmesi şarttır.

Büyüyen dünyaya, özellikle Avrupa'ya ihraç edebileceğimiz çok ürünümüz vardır. Bugün, biz, Almanya'nın çam balı ihtiyacını karşılayamıyoruz; ama, arıcılığın geliştirilmesi için de, maalesef, bir şey yapılamıyor.

Maddeye olumlu oy vereceğimizi belirtir, Yüce Heyeti saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 16 Aralık 2003

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook