Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Haziran 2004 · 830 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 29 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU TASARISI İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU (S.S.617)); konuşma 830 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2004-06-29-tarimsal-uretici-birlikleri-kanunu-tasarisi-ile-tarim-orman-ve-koyisl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu yasayı görüşüyoruz; sanki, bu yasa Türk köylüsünü kurtaracak. Eğer bu yasa Türk köylüsünü kurtaracaksa, vay Türk köylüsünün haline! Olaylara ekonomik olarak bakmadığınız sürece, olaylara ekonomik çözüm, finansal çözüm bulmadığınız takdirde, böyle gelmiş böyle gider. Bir Dernekler Kanunuyla yönetilecek üretici birlikleri, hiçbir finansal çözüm getirmeksizin, eğer, bu ülkede köylünün sorununu çözecekse, üreticinin sorununu çözecekse, yine söylüyorum, vay Türk köylüsünün haline! Hiçbir finansman desteği getirmiyor. Bu köylü ne olacak?! Dünyanın her tarafına bakın, finansman problemi çözülmeyen bir üreticinin ürünü ziyan zebil olur, tıpkı Türkiye'de olduğu gibi. Dönüp, geçmişteki tarım satış kooperatiflerinden ders alalım; siyaset ve siyasetçi bunları ne hale getirdi; hepsi borç batağında. Bir tek müsebbibi var; kötü yönetildi ve kötü yöneten de, yönettiren de siyasetçi. Türkiye'de tarım satış kooperatifleri iflasın eşiğine getirildi. Şimdi dönüyoruz, üretici birliklerini kuruyoruz.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de, finansal çözüm getirilmeyen hiçbir üretici birliği başarılı olamaz, köylünün hiçbir sorununa çözüm bulamaz, Türkiye'de yetişen ürünleri dünyanın hiçbir yerinde satamaz. Yine, serbest rekabet ortamında, malî gücü yeterli olan kişiler... Parası olmayan, parası olmadığı için gübresini, mazotunu zamanında alamayan, veresiye alan köylü, ürününü yok pahasına satacaktır, bu ürünler yok pahasına elden çıkacaktır. Bu böyledir.
Onun için, gelin, bu üretici birliklerini Türk köylüsünün kurtuluşu olarak görmeyelim; gelin, finansal model getirelim; gelin, bu birliklerde herkes elini taşın altına koysun; gelin, elini taşın altına koyan insanlar, bu birliklerde belli bir sermaye oluşturup, bu birliklerin sermayesiyle, bir finansal birliktelik oluşturarak, finansal çözüm getirerek, köylümüzün sorununa çözüm bulalım.
Ben söylüyorum... Efendim, Ziraat Bankası, köylünün bankası; Ziraat Bankası, köylünün, yıllardır, yüz senelik... Hayır, Ziraat Bankası, Türkiye'de, çiftçinin bankası değildir, Ziraat Bankası köylünün bankası değildir; Ziraat Bankası, hazinenin bankasıdır. Ziraat Bankasının tek işlevi -yüzde 99- hazine bonosu almak, devleti finanse etmek... Hayır, görevi bu değil; Ziraat Bankasının gerçek görevi çiftçiyi finanse etmek. Hiç kimse "Ziraat Bankası çiftçiyi finanse ediyor" demesin.
Arkadaşlar, Türkiye'de, Ziraat Bankası, köylüye kredi yerine köye kredi uygulamasına geçmediği sürece, ürün finansmanına geçmediği sürece, çiftçinin hiçbir problemi hallolmaz. Onun için, biz, olaya bu pencereden bakalım. Gelin, bu modele bir finansman modeli ekleyelim. Aksi halde, yine, benim zavallı çiftçimin ürününü birileri hep yok edecektir, çok ucuza kapatacaklardır. Size bir örnek vereyim: Tabiî, hükümet, IMF'den aldığı bilgiye göre "hayır arkadaş, keseceksin" denildi ve geçtiğimiz iki yılda, tarım ve satış kooperatiflerine bir kuruş kredi verilmedi. Çiftçi, kaderiyle baş başa bırakıldı. "Kendi çözümünü kendin bul" dediler, ürünler yok satıldı. Bir örnek vereyim: Geçen sene -kredi desteği sağlayın bu insanlara, hiç kimseye hibe etmeyin- Malatya Kayısı Birliğe 10 trilyon lira kredi bulunmadı. Dünya, yıllarca, kayısıyı, tonunu 2 800 dolardan aldı; fiyat, yıllarca buydu. Dışarıdaki alıcılar "bunların parası yok, çiftçiye para ödeyemez" dediler ve kayısı fiyatı 1 700 dolara düştü. Sırf 10 trilyon liralık bir finansman bulunmadığı için, Türkiye ve Malatya 60 000 000 doları kaybetti. Bu böyle olacaktır. Onun için, mutlaka, bir finansal bacağı olmalı. Finansal bacağı olmayan bir yeri, sadece bir dernek gibi idare edersiniz; hiçbir şey vermez; çiftçiyi yok eder.
Sayın Bakanım, bu modeli kurmak çok basit. Ziraat Bankası, eğer, Ordu'nun fındığına, Malatya'nın kayısısına finansman sağlamak istiyorsa, üreticiye, istediğinde, mazot zamanı mazotuna, gübre zamanı gübresine bir finansman desteği sağlamak istiyorsa, tüm köye bir kredi açacak. Hesaplayacak, şu kadar dönüme şu kadar kredim var diyecek. Bak bakayım, bir kuruş kredin batıyor mu; bak bakayım, tüm kredin geri ödeniyor mu; bak bakayım, o köylün, mazot için çok fahiş fiyatla vade farkı veriyor mu!.. Türkiye'de niye bazı ürünler ucuzlamıyor; çünkü, 7-8 aracı geçiriyor. İnsanlar, fahiş fiyatla alıyor gübreyi, fahiş fiyatla alıyor mazotu; çünkü, parası yok. Ürünü alıyor. Geçtiğimiz günlerde tüm kayısımız yok oldu. Ben, bir sene sonrasına un alan insan gördüm; bu eylüle değil, gelecek sene eylül ayına un alan insanlar gördüm. Bu unu kaç paraya alıyor biliyor musunuz -ekmek için, geçinmek için, yemek için, aç kalmamak için alıyor bu unu- iki katı fiyatına.
Siz, bu ülkede yeterince finansman modeli getirmediğiniz sürece bunlar bir hiçtir. Sakın ola ki, bu yasadan hiçbir ümit beklemeyin. Bu yasa, sadece bir Dernekler Yasası, sadece üretici birliğiyle ilgili. Binlerce insan el kaldırır, el indirir; ama, olan yine köylüye olur; olan, yine, zavallı, parası olmayan insana olur. Bu, yaşamın gerçeği; buna böyle bakalım.
Gelin, kesinlikle devletten kimseye hibe vermeyin; ama, finansman bacağını, uzun vadeli finansman bacağını, ürününün ilk gününden, üretiminden satılmasına kadar bir finansman bacağını getirirsek bu yasaya ilave bir yasayla veya bu yasayla beraber, o zaman bu birlikler dünyadaki birlikler gibi olur. Bugün dünyanın her tarafında, Hollandasından Avrupa Birliğine kadar, ürünlerine son derece destek oluyorlar. Beş yıl vadeli kredi veriyorlar. Amerika, pamuğunu satmak için, pamukçusuna "bu pamuğu vadeli sat, ben senin paranı peşin ödeyeceğim" diyor. İki yıl vadeli GSM kredileri... Almanya, Hollanda, İtalya, tüm ürünlerini satmak için, kendi köylüsüne, kendi üreticisine parayı peşin veriyor ve "sat; Türkiye'de kime satıyorsan sat; ben, seni, beş yıl vadeli finanse edeceğim, üç yıl vadeli finanse edeceğim, iki yıl vadeli finanse edeceğim" diyor.
Biz, bizim köylümüzü attık bayıra, Mevlam kayıra!.. Allah'a emanet... Parası yok, aç bu adam!.. Onun için, ben, bu yasa tasarısının finansman bacağı olmaksızın başarılı olacağına inanmıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 29 Haziran 2004