Çalışma saatleri hakkında
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 823 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 823 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2006-06-06-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; tabiî, Meclis gündemi sık sık değiştiriliyor; ama, halka, insana ve bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullar, görüşülmesi gereken çok önemli konular olmasına rağmen, bunlar hiç dikkate alınmıyor.
Değerli milletvekilleri, dünyadaki ve Türkiye'deki son gelişmeleri hepimiz biliyoruz. İnsanlar ekmeğinden oluyor. Tamamen bir dışalım, ithalat finansmanı ve üretimin finanse edilmemesi ve tamamen ithalata yönelik çok büyük teşvikler verilerek, ülke ekonomisini ve ülkenin millî değerlerini, kendi kaynaklarını yok ediyoruz. Bu ülkede üretim yok. Bu ülkenin üretimi, bu ülkenin tüketimini karşılayamaz. 130 milyar dolar ithalata gidiyoruz beyler ve dövizi, dalgalı kur diyoruz, dalgalı kur, dalgalı kur dalgalandı; çünkü, hiçbir zaman dalgalı kur uygulanmadı, hep bastırılmış kur uyguladınız ve reel faiz verdiniz; aldı parayı götürdüler, parayı aldı götürdüler. Şu anda, Türkiye'den son üçbuçuk yılda çıkan döviz yaklaşık 9 milyar dolardır.
Değerli milletvekilleri, bu ülke bizim. Bu ülkede sıcakparayla, sıcakpara sanki bizim malımız, bizim paramız gibi hareket ettiniz ve kuru bastırdınız. Reel kur uygulamadınız. Ülkenin birtakım millî değerlerini, millî kaynaklarını yok ettiniz. Ülkedeki, ülke ekonomisinin, bu ülkede üretilen tüm ürünlerin hepsi yok oldu. Tamamen ithal ikamesine dayalı bir ekonomik politika izlendi. Tamamen yabancı malları getirip, burada cirit attırdık. Yazık oldu bu ülkeye, yazık oluyor.
Tabiî, ekonomik politikaya inanan insanlar borçlandı; dövizle borçlandı, TL'yle borçlandı. Ne olacak bu insanların hali? Ülkenin kendi millî ürünü olan birtakım ürünlerimiz yok edildi. Bir tütün örneği vereceğim. Hep yabancılara peşkeş çekiyoruz, hep yabancı malda çözüm arıyoruz.
Değerli milletvekilleri, bir ÖTV getirildi sigaraya. Kendi millî değerimiz olan, kendi çiftçimizin, yani, 4 000 000 aileyi ilgilendiren tütünü yok ettik. Artık, Türkiye'de Türk tütünü veya Türk sigarası piyasada yüzde 35'lere geriledi arkadaşlar, yüzde 35'lere geriledi. Yüzde 65, tamamen yabancı sigara fabrikalarının pazarı olduk. Bu her geçen gün daha aşağıya doğru gidiyor arkadaşlar. Yazık değil mi?!
1 800 000 lira olan bir paket Marlboro'dan 1 200 000 lira ÖTV tahsil ediyoruz arkadaşlar, kendi ürünümüzü yok etmek için. 5 000 000'a satılan bir sigaradan ise, 2 000 000 ÖTV tahsil ediyoruz.
Değerli arkadaşlar, bir ülke, kendi ürününü, kendi birtakım değerlerini bu kadar yok eder mi?! Ben, hepinizin dikkatine, bir kere bunu sunmak istiyorum arkadaşlar. Bu ülke bizim; bu ülkenin ekonomisi yok ediliyor, köylü ağlıyor, çiftçi ağlıyor.
Değerli milletvekilleri, bu politika böyle devam ederse, bu yıl 130 milyar dolar olacak Türkiye'nin ithalatı. İhracat, 78 milyar dolar. Açık, dışticaret açığı, 52 milyar dolar ve üretimin çok büyük bölümü ithal ikamesiyle; yani, yüzde 100 katmadeğer üreten Türk malı ihracatına bakın, çok az; çünkü, tüm ürünlerimiz yok edildi. Fındık, günlerce burada konuştuk, kaç paraya düştü?! Kayısı, tonu 3 000 dolardan 1 000 dolara geriledi arkadaşlar. Bu ülke, 200 000 000 dolar, kayısıdan para kaybetti. Fındıktan bu ülke 1,5 milyar dolar kaybetti arkadaşlar. Olan, ülkeye oluyor.
Gündemimizde bunlar olması gerekirken, biz, maalesef, ülke insanının önceliklerini dikkate almayıp, bu Meclis çatısı altında son günlere geldik arkadaşlar. Bu sene yine geçti ve bir hiç, arkadaşlar. Ülke insanı aç.
Değerli milletvekilleri, dün, sağ-soldu, Alevî-Sünnîydi; artık, bundan sonra, biliyor musunuz çatışma ne olacak; bir avuç ekmek için, insanları birbirine kırdıracaksınız; bir avuç ekmek için, insanları birbiriyle kavga ettireceksiniz. Gelin, bu ülkenin insanının önceliklerini burada konuşalım, bunlara çözüm bulalım. Bu ülke bizim, bu insanlar hepimizin arkadaşlar.
Ben, hafta sonu Malatya'daydım. Değerli arkadaşlar, 25 Nisanda, Malatya'da, Malatya'nın yüzde 50 kayısısı dondu; yaklaşık 120 000 ton rekolte, 55 000 tona düştü. Bu, ne demektir biliyor musunuz; Malatya çiftçisinin yüzde 50'sinin aç kalmasıdır. Yok, sadece kayısı donmadı, her şey dondu. Bir Allah'ın kulu, nedir burada yaşanan, burada ne oldu, aç mısınız, tok musunuz, bir geçmiş olsun deyin ya! Bu kadar… İnsanlık namına ya!
Değerli arkadaşlar, herkes aç! Herkes aç, bir çuval un alamıyor. Birbuçuk ay geçti arkadaşlar. Birbuçuk aydır çıt yok. İnsanlık adına, aç insan adına, doğrudan gelir desteğini vermek çok mu zor arkadaşlar ya?! Ne olursunuz, insaf edin, insaf! İnsaf edin! Aç insanın halinden hakikaten anlamıyorsunuz. Bu Yüce Meclis, tüm bu konular varken, sanki son derece duyarsız bir şekilde, başka konulara çalışıyor arkadaşlar. Yapmayın, ne olursunuz. Ülkede aç insan var. Gelin, hep beraber, çözümü birlikte bulalım. Malatya çiftçisi sizden inayet istemiyor. Malatya çiftçisi size "başka çiftçiden alın, bize verin" demiyor; ama, bir yerde afet olmuşsa, bir yerde don olmuşsa, yüzde 50 ürünü gitmişse -bir bölgenin yüzde 100'ü yani, sadece bir bölgede var- ne oldu kardeşim, ne oldu deyin ya! Allahaşkına, bir sorun ya! Ekmeğiniz var mı deyin.
Arkadaşlar, birbuçuk ay geçti, birbuçuk ay oldu. Yazık ediyorsunuz, yazık ediyorsunuz. Bu ülke insanı, yine söylüyorum, açlıktan artık kavga edecek birbirleriyle. Bunun altını bir daha çiziyorum. Bir dilim ekmek için, insanları birbirine kırdıracaksınız. Ülke bu hale geliyor arkadaşlar.
Değerli milletvekilleri, ben, buradan, Hükümeti bir kez daha uyarıyorum. Gelin, ülke insanının sorunlarını, öncelikle bu Mecliste hep beraber görüşelim, hep beraber destek verelim; ama, o biçare insanlara, çaresiz insanlara dönüp bakmazsanız, bu ülkenin geleceğinde çok büyük sorunlar doğar arkadaşlar. Bunu gözardı etmeyelim. Ben bir kez daha buradan Hükümeti uyarıyorum: Gelin Malatya'ya, gelin Niğde'ye -patates üreticileri- arkadaşlar, yiyecek ekmeği olmayan insanlara, lütfen, dönüp -Allah rızası için diyorum bak- bir bakın!
Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 6 Haziran 2006