Ergene nehrinhdeki kirliliğin araştırılması hk.(10/2 ve 10/6)
Rize Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 11. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Aralık 2002 · 979 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İmdat Sütlüoğlu (AK Parti), 17 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ERGENE NEHRİNHDEKİ KİRLİLİĞİN ARAŞTIRILMASI HK.(10/2 VE 10/6)); konuşma 979 kelime.
İmdat Sütlüoğlu (AK Parti, Rize). “Ergene nehrinhdeki kirliliğin araştırılması hk.(10/2 ve 10/6)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/imdat-sutluoglu-22-2002-12-17-ergene-nehrinhdeki-kirliligin-arastirilmasi-hk-10-2-ve-10-6 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇEVRE BAKANI İMDAT SÜTLÜOĞLU (Rize)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ergene havzasında meydana gelen kirlenmeyle alakalı olarak verilen önergelere cevap vermek üzere huzurlarınıza çıkmış bulunuyorum; konuşmama başlamadan evvel hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ergene havzası, çevre sorunlarının yoğun olarak yaşandığı en önemli havzadır. 1973 yılında Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinin kurulmasıyla havzada kirlilik başlamış, daha sonra, belediyelerin kurmuş olduğu organize sanayi bölgeleri bu kirliliği önemli oranda artırmıştır.
Bu bölgeyi, özellikle kâğıt, tekstil, deri ve kimya sektörlerine ait sanayi tesisleri cazibe merkezi haline getirmiştir ki, bu sektörler kirlilik oranı yüksek olan sektörlerdir.
Öte yandan Ergene Nehir havzası üzerindeki il ve ilçe belediyelerinin atık su arıtma tesisleri bulunmaması nedeniyle evsel atıkların doğrudan Ergene Nehrine deşarj edilmesi, Trakya bölgesindeki aşırı gübreleme ve ziraî ilaçlama faaliyetleri de Ergene Nehrinin daha çok kirlenmesine sebep olmuştur.
Bölgedeki çevre sorunları Bakanlığımızca öncelikli olarak ele alınmış ve çözüme yönelik çalışmalar devam ettirilmektedir. Yapılan çalışmalar: Denetim çalışmaları kapsamında, bölgedeki mevcut çok sayıdaki sanayi kuruluşları arıtma tesisleri Bakanlığımız girişimleriyle tamamlatılmıştır. Arıtma tesislerinin düzenli çalıştırılması yönünde il çevre müdürlükleri ve Bakanlığımız elemanlarınca sürekli denetim yapılmaktadır. 2000 yılında fabrikalar 2 131 kez denetlenmiş ve 55 fabrikaya ceza kesilmiştir. 2001 yılında fabrikalar 1 948 kez denetlenmiş ve 11 fabrikaya ceza kesilmiştir. 2002 yılındaki denetimler ise sürdürülmektedir.
Bakanlığımız ile Trakya Üniversitesi arasında 13.1.2002 tarihinde imzalan protokolle proje başlatılmıştır. Çevre düzeni planlama projesi, toplam maliyeti 50 milyar Türk Lirası olan bir projedir. Projeyle ilgili 3 adet önaraştırma raporu 2000 ve 2001 yıllarında Bakanlığımıza teslim edilerek 22,8 milyar Türk Lirası ödenmiştir. Planlanan 1/100 000 ölçekli Ergene havzası çevre düzeni planı ile iki alanda 1/25 000 ölçekli planlar birlikte gerçekleştirilerek son halini almıştır. 9.12.2002 tarihi itibariyle nihaî belgeler Bakanlığımıza teslim edilmiş, planın son bölümünde, uygun bulunması halinde 17 milyar TL ödenerek iş bitirilmiş olacaktır. Bundan sonra, belediyelerle işbirliği halinde, çalışmalar sürdürülecektir.
Ergene Havzası Atık Su ve Katı Atık Yönetimi Projesi: Bakanlığımızca hazırlanan önfizibilite raporuna göre Ergene havzasındaki katı atıkların geri kazanılması ve uygun olan yerlerde ortak kurulacak düzenli, deponi alanların da bertarafı, bölgedeki yerleşim alanlarından kaynaklanan atık suların ortak veya münferit kurulacak arıtma tesislerinde arıtılması öngörülmektedir. Projenin tahminî maliyeti 260 000 000 dolar olup, atık su arıtma tesisleri için 168,9 milyon dolar, katı atık bertaraf tesisleri için 91,8 milyon dolar yatırıma ihtiyaç duyulmaktadır.
Projeye finansman temini için, İspanyol Hükümeti ve Avrupa Yatırım Bankasına başvuruda bulunulmuştur. Projenin Bakanlığımız koordinasyonunda bölgedeki belediyeler ve hizmet birliklerince yürütülebilmesi için, Bakanlar Kurulu kararı çıkarılması yönünde çalışma yapılmaktadır.
Tehlikeli Atıkların Yönetimine İlişkin Fizibilite Projesi: Havzadaki sanayi kuruluşlarından kaynaklanan tehlikeli atıklara çözüm bulmak amacıyla, Bakanlığımızca 2000 yılında başlatılan fizibilite projesi, 2001 yılında tamamlanmıştır. Projeyle, bölgedeki tehlikeli atık envanteri çıkarılmış, Tekirdağ, Çanakkale, Edirne, kısmen İstanbul ve Kırklareli illerindeki sanayi tesislerine hizmet verecek yakma ve depolama tesisi kurulması planlanmıştır.
Meriç Nehri kirliliğinin önlenmesi için Yunanistan'la yapılan ortak çalışmalar: Türkiye ile Yunanistan arasında, çevrenin korunması alanında imzalanan mutabakat muhtırası çerçevesinde ortak komite kurulmuştur. Komite, yaptığı toplantılar sonunda, Meriç ve Ergene nehirlerinin temizliği konusunda ortak çalışma kararı almış, komite toplantılarının, Bakanlığımız koordinatörlüğünde, Yunanistan ve Bulgaristan'ın katılımıyla, Türkiye'de yapılmasına karar verilmiştir; çalışmalar devam etmektedir.
Trakya Çevre Sorunları Hizmet Birliği kuruluş çalışmaları: Trakya bölgesinde ihtiyaç duyulan çevre altyapı projelerini ortak veya münferit olarak kurmak ve işletmek amacıyla, Bakanlığımız girişimleriyle, Tekirdağ Valiliği koordinasyonunda, bir hizmet birliği kuruluş çalışmaları başlatılmıştır.
Birliğe, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli Merkez Belediyeleri ve İl Özel İdareleri ile Lüleburgaz Belediyesi katılmıştır. Birlik tüzüğü, 17.9.2001 tarihinde, Tekirdağ Valiliğince İçişleri Bakanlığına gönderilmiştir. Alınan bilgilere göre, Tarım Bakanlığının itirazı nedeniyle, tüzük, henüz onaylanmamıştır.
Kırklareli İli kanalizasyon durumu: Bu itiraz, önceki hükümet dönemine rastlamaktadır; onu da açıklamak istiyorum. İlin kanalizasyon şebekesi yüzde 95 tamamlanmış olup, yüzde 5'lik kısmı fosseptiklerde toplanmaktadır.
Arıtma tesisi projesi İller Bankasınca yapılmış ve ihalesi devam ediyor. Projenin toplam maliyeti 12 trilyon civarındadır. Atıklar, dereler vasıtasıyla Ergene Nehrine ulaşmaktadır.
Değerli milletvekilleri, çevre yönünden, Türkiye'de, çok ciddî manada yatırıma ihtiyaç duyulmaktadır. Sadece kanalizasyon atıklarının arıtılması ve sağlıklı bir şekilde ortama bırakılması için 15 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç vardır. Katı atık ve diğer çevresel problemlerle ilgili tüm çevresel yatırımlar için ise toplam 35 milyar dolar gibi çok büyük bir kaynak, bir ihtiyaç olarak önümüzde durmaktadır.
Tabiî ki, bu şartlarda, Çevre Bakanlığının bugünkü yapısıyla ve 35 trilyonluk küçük bütçesiyle, bu büyük problemlerin altından kalkması hiç mümkün değildir.
Çok yakında, inşallah, önümüze gelecek olan Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde Çevre Bakanlığını ilgilendiren kanunlar geçtiğinde ve gerçekleştiğinde -ki, bunların bir tanesi Çevre Kanunu, bir tanesi Hayvan Hakları Kanunu, bir tanesi de Avrupa Çevre Ajansına üyeliği sağlayacak olan kanundur- Çevre Bakanlığı olarak Avrupa Birliği aday ülkesi statüsünde işlem görme şansını yakalayacağız. O zaman, Avrupa Birliğinde, çevreye çok çok önem veren Avrupa Birliği bünyesindeki büyük çevre kaynaklarına ulaşma şansını da yakalamış olacağız.
Bu konuda biz, Çevre Bakanlığı olarak, tüm finans kurumlarıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz, mahallî idarelerle, belediyelerle işbirliği halinde Türkiye'nin çevresel problemlerinin altına elimizi sokmak istiyoruz. Sadece, koordinatör bakanlık, yasakçı bir bakanlık olarak değil, fiilen bu sıkıntılara çözüm getirmek isteyen bir bakanlık olarak aktif çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz.
Bu kapsamda, 15 Aralıkta katıldığım Tahran'daki Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Görüşmeleri esnasında, Birleşmiş Milletler Çevre Direktörüyle görüşerek, Birleşmiş Milletler nezdindeki fonlardan istifade etmek istediğimizi belirttim ve yardımlarını talep ettim; bize destek olacakları sözünü verdiler. Yine, Dünya Bankası yetkilileriyle de bu konuda dün görüşmelerimiz oldu ve teknik manada çok hızlı bir çalışmayı birlikte başlatma kararı aldık. İnşallah, bahsettiğim kanunlar geçtikten sonra, birçoğu hibe olan, bir bölümü ise düşük faizli ve uzun vadeli krediler şeklinde olan fonlara ulaşarak, özellikle, bölgesel bazdaki problemlere el atmayı ve bunlara çözüm getirmeyi amaçlıyoruz.
Karadeniz havzasının kirlenmesi problemi var; Van Gölü havzasının kirlenmesi problemi, Tuz Gölü havzasının kirlenmesi problemi, Ege Denizinin, Akdeniz'in, Marmara Denizinin, tüm nehirlerimizin kirlenmesi gibi çok büyük problemlerimiz var. Biz, bu problemlerimizin altından, hep beraber, elbirliğiyle, bahsettiğimiz şekilde bu kaynaklara ulaşmak ve bizden istenen projeleri en hızlı, en etkili şekilde yapmak suretiyle gidermeyi amaçlıyor ve aynı zamanda Avrupa Birliği yolunda, Avrupa'nın olmazsa olmaz şartı olan çevre standardını yakalamayı amaçlıyoruz.
Ergene havzasında ciddî bir kirlilik problemi olduğu doğrudur, bunu biliyoruz; bunun için de çok büyük finansman kaynaklarına ihtiyaç olduğunu da tekrar hatırlatmak istiyorum.
Bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
10 konuşma daha · 17 Aralık 2002