Ceylanpınar tarım işlt.çiftliğinde yaşayan vatan.sorunları hk.
Şanlıurfa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 11. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Aralık 2002 · 604 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Yıldız (CHP), 17 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEYLANPINAR TARIM İŞLT.ÇİFTLİĞİNDE YAŞAYAN VATAN.SORUNLARI HK.); konuşma 604 kelime.
Mahmut Yıldız (CHP, Şanlıurfa). “Ceylanpınar tarım işlt.çiftliğinde yaşayan vatan.sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-yildiz-22-2002-12-17-ceylanpinar-tarim-islt-ciftliginde-yasayan-vatan-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MAHMUT YILDIZ (Şanlıurfa)Sayın Başkan ve saygıdeğer milletvekilleri; peygamberler şehri ve GAP'ın başkenti olan Şanlıurfamızın Ceylanpınar İşletme Çiftliğinde yaşayan, göçer dediğimiz 5 185 yurttaşımızın çağdışı yaşam koşullarını bilgilerinize sunmak ve sorunlarına çözüm bulmak için gündemdışı söz almış bulunmaktayım.
Ceylanpınar İşletme Çiftliği, 1943 yılında, artan nüfusun beslenebilmesi için gerekli hububatın temin edilmesine yönelik, boş hazine arazilerinin değerlendirilmesi düşüncesiyle tesis edilmiş olup, 1950 yılına kadar ziraî kombinalara, 1984 yılına kadar da devlet üretme çiftliklerine bağlı olarak çalışmış, 1984 yılında çıkarılan 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır.
Türk çiftçisine kaliteli ve döl kademesi yüksek tohum, fide, fidan, damızlık hayvan temin etmek, gelişen tarım teknolojisini yakından takip ederek, modern çiftçilikte üretimi artırmak ve öncülük yapmak için kurulan bu işletmenin alanı 1 752 259 dekardır. Bu işletmede, ayrıca, 1 632 baş sığır, 26 843 baş koyun ve 726 baş ceylan beslenmektedir. Çalışan işçi ve diğer personel sayısı ise 1 129'u geçici, 416 kişisi de daimî olmak üzere toplam 1 545'tir. Görevini tamamlamış bu işletmenin son iki yıldaki zararı ise 19 trilyondur.
Özelleştirmeye hız vereceğini taahhüt eden hükümetimizin, GAP Projesiyle sulanması düşünülen bu araziyi topraksız çiftçimize dağıtmasında, ülke kaynaklarının değerlendirilmesi açısından yarar görmekteyim. Bu uygulamayla, aynı zamanda her aileye 100 dönüm arazi verdiğimizde, yaklaşık olarak 15 000 aileye; yani, ortalama 60 000-70 000 insanımıza iş imkânı sağlamakla birlikte, bu insanların şehir varoşlarında yoksulluğa terk edilmesini de önlemiş oluruz.
İnsanlık faciasının yaşandığı, diktatörlerin bile insanına reva görmediği, insan haklarıyla, demokrasiyle, İslam dinimizle bağdaşmayan bir yönetim anlayışına terk edilen bu 5 185 kişi -mensup olduğu 800 ailesiyle birlikte- 30 köyde yaşama savaşı vermektedir.
Değerli milletvekilleri, hepiniz takdir edersiniz ki, yaşamak demek, bu insanlarımızın yaptığı gibi, nefes alıp vermek demek değildir; yaşamak demek, insanların etnik yapısına, mezhebine, rengine, mevkiine, yaşadığı coğrafyasına, zenginliğine ve fakirliğine bakılmaksızın, insanın onurluca yaşadığı, insana ait olan değerlerin verildiği, devletin ezen, dışlayan, işkence yapan, insanları kendi kaderine terk eden yüzü yerine, şefkatli, babacan, sahiplenen yüzüyle; yani, "insanı yaşat ki, devlet yaşasın" anlayışıyla idare edilmek demektir.
"Göçer" dediğimiz bu insanların yaşadığı köylerin elektriği, suyu ve altyapıları olmadığı gibi, nüfus artışlarına rağmen, konut yapma müsaadesi verilmemektedir. Sağlık koşulları nedeniyle hayvanların bile içinde yaşamasına izin verilmeyen, kerpiçten yapılan, tuvaleti olmayan bu toprak evlerin onarımına ve kırılan camların yerine takılmasına müsaade edilmemektedir. Bu uygulamayla, bu insanlar, içmesularını, devletin açtığı kuyulardan, parayla satın almaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
MAHMUT YILDIZ (Devamla)Bu insanlarımız, tek geçim kaynağı olan hayvanlarının işletmeye ait meralara girmesiyle, sınır tecavüzü neticesinde, her gün maddî ve manevî işkencelere tabi tutulmaktadırlar.
Aynı Ceylanpınar İlçemizde iskân edilen Afganlı göçmenlere, model evlerle birlikte, hayvanlarına -bizim yurttaşlarımızın içerisinde yaşadıkları konutlarına göre- villa sayılan ahırları yapmış bulunmaktayız. Hem arazi vermişiz hem de iş vermişiz. Bu farklı uygulamayı gören yurttaşlarımızın büyük bir kısmı Afgan göçmeni olma özlemi ve arayışı içindedirler.
Ortaçağdaki bu yaşam koşullarını 21 inci Yüzyıla taşımak ve gümrük birliği ile girdiğimiz Avrupa Birliğine ait apartmanın bodrum katından normal kata taşınmak için, bölgeler arasındaki bu farklı uygulamayı kaldırmak zorundayız.
Değerli milletvekilleri, bu sorunu çözmek için, Ceylanpınar Tarım İşletmesinde iskânların sağlanmasına yönelik çalışmalar derhal başlatılmalıdır. Aşiretlerin sosyal ilişkileri araştırılarak, 25-30 yerleşim birimi yerine, bu insanlarımızı 7-8 ünitede toplulaştırılabilmenin daha uygun olacağını ve tarımsal iskân projesinin acilen planlanması gerektiğini düşünüyorum.
Şanlıurfa, GAP'ın başkenti olmasına rağmen, geri kalmışlığı ve fakirliği yenememiştir. Çiftçisi, tarlasını ekebilmek için, doğrudan destekleme primini almak için beklemeye girmiştir. Urfa ve doğrudan destekleme primini alamayan iller, hükümetin bu konuda hassas ve adil davranacağını beklerken, maalesef, Kayseri'ye bayram öncesi sıradışı gönderilen destekleme primiyle hayal kırıklığına uğramışlardır. Kayserili vatandaşlarımızın alacağını almasına karşı değiliz; fakat, bölgeler ve iller arasındaki bu farklı ve yanlış uygulamalara son verilmesini istiyoruz.
Bu düşüncelerimle siz değerli Meclisimizi saygılarımla selamlar, hepinize iyi günler dilerim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
10 konuşma daha · 17 Aralık 2002