İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri

İsmail Değerli

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 466 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İsmail Değerli (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 466 kelime.

İsmail Değerli (CHP, Ankara). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 16 ncı madde üzerinde kişisel olarak söz almış bulunuyorum. Bugün, hastanelerimize gittiğimiz zaman, gerek devlet hastanelerinde gerekse Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı hastanelerde, kuyrukların kapıların dışına taştığı görülmektedir. İnsanlar, muayene olmak için sabahın 3’ünde kuyruğa giriyor; muayene bitiyor, doktor reçete yazıyor, reçete için eczanenin kapısında kuyruğa giriyor, saatlerce bu kuyrukta bekliyor. Bu yetmiyormuş gibi, ilaç alacağı zaman, eczanenin kapısında kuyrukta bekliyor. Hele muayene olabilmek için, günlerce telefonun başında bekleyip, telefon edip randevu alması lazım. Bu sistem, çok yanlış bir sistemdir; telefonlar devamlı meşguldür, insanlar günlerce uğraşmaktadır. Bir doktor, bir günde 20 hastaya bakabilir; ama, her doktorun kapısında 100 kişi beklemektedir. Adını soyadını yazsa, anasının babasının adını sorsa, o doktor, o hastaya bakamaz, suratına bakarak ilaç yazmaktadır; en iyi ilacı yazsanız dahi, muayene olamadığı için, tatmin olamadığı için, inanmadığı için, kapıya çıkar ya o ilacı alır veyahut da o ilaçları çöpe atar. Bu israfı önlememiz gerekir. Çalışan doktor mutlu değil, hemşire mutlu değil, hasta bakıcı mutlu değil, hasta mutlu değil. Bunun çözümünü mutlaka bulmamız lazım. Yedi senede tıp fakültesini bitirip, dört beş sene ihtisas yapan bir doktor, uzman oluyor, çalıştığı hastanelerde aldığı para çok komik, 650 000 000-700 000 000 lira para almaktadır. Üniversitede öğretim görevlileri, yine, aynı şekilde sıkıntı çekmektedir. Eskiden herkes çocuğunu doktor yapmak isterdi; ama, maalesef, şimdi, hiç kimse çocuğunu doktor yapmak istemiyor. Herhalde bir özelliğinin olması lazım, bir çekiciliğinin olması lazım. Hiç hasta muayene etmeyenle, günde yüzlerce hasta muayene eden insan aynı kefeye konuluyor. Aldıkları ücret aynı. Buna bir çare getirilmeli, prim sistemi getirilmelidir. Hastaların kuyrukta beklememeleri için de, bence tam gün çalışılması lazım; herkesin çalışması lazım, ürettiği iş karşılığında da bir prim alması lazım. Yine, çalışan personel zor durumdadır. İnsanların karnı doymazsa, yeterince verimli de olamaz. Önce, bu insanların geçim durumunu düzeltmemiz lazım.

Yüzlerce sağlık lisesi var, sağlık meslek lisesi mezunları var. Bunlar okulu bitiriyor, atamaları olmuyor, yıllarca bekliyor ve bir yere atanmak için uğraş veriyor. Eczacılar deseniz aynı şekilde. Buna bir çare getirmek lazım. Planlama yapmak lazım. Ne kadar insana ihtiyacımız varsa, o kadar eğitim vermemiz lazım; bunların sıkıntıları çok fazla.

Değerli arkadaşlar, yeşilkarta geldiğimiz zaman; yeşilkarta bir sistem getirilmesi lazım. Parası olanın da yeşilkartı var, olmayanın da. Mercedese binenin yeşilkartı var, yüzlerce dönüm arazisi olan insanların yeşilkartı var, dünya kadar parası olanların yeşilkartı var, bu kartları bir sisteme bağlamak lazım; hak edene vermek lazım. O nedenle, bunda bir düzenlemenin getirilmesi lazım.

Şimdi, bir savaş gelmiş kapıya dayanmış ülkemizde. biyolojik silahlarla ilgili, kimyasal silahlarla ilgili hiçbir tertip alınmış değil, sınır bölgelerimizde hiçbir tertibat yoktur. Sorulduğu zaman, sayın bakanlarımızdan birisi “battaniye ıslatsınlar, kendilerini battaniyeyle örtsünler” diyor. Hiç, böyle şey olur mu?! Yani, bununla, kimyasal ve biyolojik silahlara karşı insanları nasıl koruyacaksınız?! O nedenle, Sağlık Bakanlığını, gerçekten, baştan sona kadar yeniden tertiplemek, düzenlemek gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 27 Mart 2003

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook