2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 1.271 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Deveciler (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 1.271 kelime.
Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 76 sıra sayılı, 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının 6 ncı maddesiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Türk Milletini ve sizleri saygıyla selamlıyorum.
2003 Malî Yılı Bütçe Kanun Tasarısına ait, “Yeni tertip, harcama ve gelir kalemleri açılması” maddesi, gider bütçesi içerisinde önem taşıyan bir maddedir. Bu madde, gider bütçesinin tümünü ilgilendirdiğinden, bu nedenle, bütçenin tümüyle ilgili bazı değerlendirmeler yapmak istiyorum.
2003 yılı bütçesini iyice incelediğimizde, IMF tarafından tespit edilmiş, onaylanmış, vize edilmiş bir bütçe olduğu açıkça görülmektedir. Bu bütçe, IMF’ye verilmiş bir iyi niyet mektubu kimliğindedir. Bu, bütçe, bir borç ödeme bütçesidir. Bu bütçe, ülkemizdeki rantiyeyle beslenen mutlu azınlığın ödemelerinin garanti belgesidir.
2003 yılı bütçesinde, halk kesimlerine hiçbir şey verilmemektedir. Bütçe rakamları tek tek incelendiğinde, çiftçimize, esnafımıza, KOBİ’lere, sanayicimize, memura, işçiye, emekçilerimize, emekliye, işçi emeklisine, yani, tüm toplumumuza -rantiyeciler hariç olmak üzere- hiçbir şey verilmemekte, bunları daha da ezmekte ve büyük bir yük getirmektedir.
Bu 2003 yılı bütçesinde anapara borç ödemeleri gözükmemektedir; sadece bütçe açığı gözükmekte, anaparayla, kur farklarını dahil ettiğimizde, 146,9 katrilyon liralık bütçenin tamamı borca dahi kâfi gelmemektedir. Dolayısıyla, bunun, bir borç ödeme bütçesi olduğu açıkça görülmektedir.
Bu 2003 yılı bütçesinde; millet yoktur, 65 000 000 insanımız yoktur, kamu kesiminde çalışanlarımız yoktur, emeklimiz yoktur, emekçimiz yoktur, esnafımız yoktur, zeytinci, pamukçu, tütüncü, şekerpancarcı, mısırcı, fındıkçı, ayçiçekçi yoktur. Dolayısıyla, çiftçimiz tamamen bitirilmiş durumdadır. Çiftçi, bu bütçeyle yok sayılmaktadır.
Bu 2003 yılı bütçesinin içerisinde, AKP hükümetinin en çok destek aldığı ve 3 Kasım seçimlerinde de en fazla oy aldığı varoşların dertlerini çözebilecek bir satıra, bir ödeneğe rastlayamazsınız.
Bu 2003 yılı bütçesinin içerisinde, sadece ve sadece rantiyeciler vardır.
Bu 2003 yılı bütçesinin en bariz vasfı, yatırımlardan tamamen vazgeçilmiş olmasıdır.
Bu bütçe, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en düşük yatırım yapan bütçesi olmaktadır. Cumhuriyet tarihimizin, gayri safî millî hâsıla içerisinde yatırıma ayırdığı kaynağın en aza indirildiği bütçedir. Yatırıma ayrılan payın, gider bütçesinin yüzde 5,5 olduğu görülmektedir. Bir ülkede yatırımların azalması, ülkenin geleceğine olan umudun kaybolması demektir. Yatırım, yarının refahının hazırlanmasıdır; AKP iktidarınca, bu bütçeyle, biz yarını bıraktık, artık günün kurtarılması anlayışı ortaya çıkmaktadır.
2002 yılına nazaran, reel olarak yatırımlar 2003 yılında yüzde 12 azalmıştır.
Değerli milletvekilleri, geleceğimiz, bu yatırım politikasıyla ipotek altına alınmaktadır.
Bu bütçede, sağlıkla ilgili, yeşil kartla ödemeler için 510 trilyon Türk Lirası ödenek ayrılmış olup, geçen yılki yeşil kart ödemeleri 537 trilyon Türk Lirasıdır. Bir yılın enflasyonunu da düşündüğümüzde, artması gereken bu rakam düşürülmüştür. Bu da, AKP iktidarının ve devletimizin, yoksul ve sahipsiz insanlarımıza ne kadar sahip çıktığının göstergesidir. AKP iktidarı olarak, bu insanlarımıza 57 nci hükümet kadar bile sahip çıkamadığınız açıkça görülmektedir.
AKP milletvekilleri, iktidar olmadan evvel, seçim meydanlarında, iktidara gelebilmek için, halkımızın oylarını alabilmek için çok şeyler vaat ettiniz. Ben, sizlere, bunların bazılarını hatırlatmak istiyorum: Enflasyonu düşüreceğinizi, yolsuzlukların üzerine gideceğinizi, dokunulmazlıkları kaldıracağınızı, vergilerin çok yüksek olduğunu ve düşüreceğinizi; hatta, bazı vergileri kaldıracağınızı, ilaçtan, kandan, hastanelerden, doktordan KDV alınmayacağını söylediniz. Hatta, seçim meydanlarında, sizlerin “hadi canım, kanın da KDV’si mi olur” dediğinizi hiç unutmadık; halkımız da unutmadı. Dün, bu sözleri, sizler söylediniz. Köylüden, çiftçiden, hayvancıdan yana politika yapacağınızı; iktidara geldiğinizde ilk iş olarak, ilk hedef olarak çiftçi borçlarının faizlerini sileceğinizi; çiftinin mazotunun fiyatını düşürerek, ucuz yeşil mazot vereceğinizi; çiftçiye, hayvancıya desteklemelerin artırılacağını, seçim meydanlarında sizler söylediniz. İktidara geldiğinizde, memurun, işçinin, emeklinin, dul ve yetimin maaşlarında iyileştirme yapacağınızı, refah içerisinde yaşanacak bir ücret vereceğinizi sizler söylediniz. IMF’nin, başta şekerpancarına, tütüne ve diğer tarımsal ürünlere getirdiği kotaları kaldıracağınızı, seçim meydanlarında sizler söylediniz.
AKP’nin şu an uyguladığı ekonomi politikasının muhalefetteki ekonomi politikasıyla hiç alakasının olmadığı, bu iktidar döneminde en büyük darbenin tarıma vurulduğu, çiftçinin doğrudan gelir desteği ödemelerinin kaldırılmaya çalışıldığı, 2003 bütçesiyle görülmektedir. Plan ve Bütçe Komisyonunda CHP’li üyelerin ısrarı ve Dünya Bankasının zorlamasıyla, doğrudan gelir desteğinin, bütçe içerisine 400 trilyon lira aktarma yapılarak, 500 trilyon liraya çıkarıldığı bilinmektedir. 58 inci hükümet programında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bütçe sunuşunda, Bakanlığınızca “geçen yıl 2 600 000 olan doğrudan gelir desteği için müracaat eden çiftçi sayısını 4 000 000’a çıkaracağız” denilmektedir. Bu sayı 4 000 000’a çıktığında, şu anda dönüm başına verilen parayı artırmazsak, 13 500 000 lirada bıraksak dahi, toplam doğrudan gelir desteği 3,4 katrilyon eder. Nerede 3,4 katrilyon, nerede kaldı zorlamayla bütçeye konabilen 500 trilyon?! Bunun hesabını çiftçiye veremezsiniz! Çiftçi, hâlâ, geçen yıldan kalan ve ödenmeyen doğrudan gelir desteği alacaklarını bekliyor; 2003’te ne alacağını da bilmiyor. Bunu, sizler de biliyorsunuz. Çiftçinin mazotuna 15 kez zam yapıldı. Desteklemelerin yok sayılacak vaziyete getirildiği, yani çiftçinin, tarımın tamamen bitirildiği, bu bütçeyle açıkça görülmektedir.
AKP temsilcileri olarak, burada, tüm olumsuzlukları eski hükümetlere yükleyip, sıyrılamazsınız. Tabiî ki, ekonominin bu duruma gelmesinde, son onbeş yıldır ülkemizi yöneten tüm iktidarların katkısı bulunmaktadır; ama, ekonominin bu durumda olduğunu bilerek iktidara geldiniz. Seçim meydanlarında da, tüm bu ekonomik bunalımı bile bile, halkımıza sözler verdiniz. Şimdi, bu bozuk ekonomiyi, biz, iktidara gelince kucağımızda bulduk diyemezsiniz.
Gelelim, sizin şu yüzotuz günlük iktidarınıza; bugünkü noktadaki şu manzaraya bir bakalım: TEFE, sizin döneminizde yüzde 8,7’ye yükseldi. Enflasyon yüzde 30’ların altına düşmüşken, sizin iktidarınız döneminde yüzde 40’lara çıktı. İktidara geldiğinizde faiz yüzde 50 civarındaydı, şu anda, iktidarınızda, yüzde 60’ların üzerine çıktı. Herhalde, bunu, Cumhuriyet Halk Partisi çıkarmadı. Enflasyon atbaşı gidiyor, yükselmeye devam ediyor. Seçimden önce, IMF’nin şekerpancarı ve tütün kotalarını kaldıracağına dair siz söz verdiniz, kaldıramadınız. Tarımla ilgili destekleme primlerini hemen verecektiniz, bırakın vermeyi, kaldırmaya çalışıyorsunuz. Çiftçi, hâlâ, 2002 yılındaki prim desteklemelerini bekliyor; 2003 yılı için ise, hiç alamayacağını da çok iyi biliyor. Hani, nerede zeytincinin 60 senti; hani, nerede pamukçunun 28 senti; hani, nerede fındıkçının, ayçiçekçinin, mısırcının destekleme primleri?! Soruyorum sizlere... 2002 yılı için tek kuruş prim vermediniz; 2003 yılı için ise, bir tek kuruş, bu 2003 yılı bütçesinde yoktur.
Sayın milletvekilleri, emekli keseneğini yüzde 1 artırdınız, ilaçları yüzde 1 artırdınız ve bunları da, bordrolarından, kaynaklarından siz kesiyorsunuz ve buna da “tasarruf” diyorsunuz; ama, devletten 608 milyar lira faiz geliri elde edenlerden tek kuruş vergi almıyorsunuz. Sayın milletvekilleri, böyle bir düzenlemenin, ne vergi adaletiyle ne de tasarrufla ilgisi vardır.
Yine, 2002 yılı bütçesinde, memur aylıklarının TÜFE artışı oranında, artı, 2 puan üzerinde belirlenmesi öngörülürken, 2003 yılı bütçesinde bu uygulamaya son verilmektedir. Bunun yerine, memur aylıklarının ekonomik gelişmeler ve devletin malî imkânları gözönünde bulundurulmak suretiyle, yeniden belirlenmesi öngörülmektedir. Türkçe’si şudur: 2003 yılında, memurlarımıza maaş artışı yok denilmektedir.
Bu hükümetin bir diğer uygulaması da, işçilerin bir ikramiyelerini ertelemesidir. Hükümetiniz, buradan, 44 trilyon tasarruf sağlamaktadır. Bu hükümet, işçinin kazanılmış hakkını ödemeyerek tasarruf yapacağını sanmaktadır. Bu hükümet, işçiye, bugüne kadar ne verdi ki, bir ikramiyesini elinden almaya çalışmaktadır?!. Yine, hükümetin vaat ettiği Acil Eylem Planındaki dublecilikten bahsetmek istiyorum. AKP iktidarı olarak sizler 15 000 kilometre duble yol yapacağınızı söylemektesiniz. Bu 15 000 kilometre duble yolu yapıp yapmayacağınızı bilemem, ileride hep birlikte göreceğiz; ama vatandaşın motorlu taşıt vergisini duble yaptığınızı, emlâk vergisini de duble yaptığınızı hep birlikte görüyoruz, tüm halkımız da görmektedir; hakikaten AKP iktidarının dublecilikte ne denli başarılı olduğunu hep birlikte görüyoruz. Yoksa, sizin dubleciliğiniz vergiler konusunda mıydı diye vatandaş yarın sizlere soracaktır. Bu AKP hükümeti de, cumhuriyet tarihine dubleci hükümet olarak geçecektir.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Oyları da duble yaptık.
AHMET YENİ (Samsun)Siirt’te duble yaptık.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Bu 2003 yılı bütçesi, ne umudumuz olan gençliğe, ne fabrikalarda üretim yapan işçiye ve işverene, ne tarlasında çalışan çiftçiye, ne sabah ezanında işyerini açan esnafımıza, ne de inim inim inleyen emekçilerimize emeklilerimize hiçbir katkı ve umut vermemektedir.
Özetle, bu 2003 yılı bütçesi Türkiye Cumhuriyetine ve Türk halkına yakışmayan bir bütçedir. 2003 yılı bütçesi, iktidarın seçim meydanlarında söylediklerinin tümünü inkâr ettiklerini gösteren bir belgedir. Sadece söz verdikleri hizmetleri yapmamakla yetinmeyip, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin haklarını da elinden alan bir bütçedir. Dünya Bankası yetkilileri bile bu bütçenin hiçbir sosyal yönünün olmadığını söylemektedirler. Bu bütçe nedeniyle ne yazık ki, AKP iktidarı, Dünya Bankasından sosyal adalet dersi almak zorunda kalmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 27 Mart 2003